Hikayenin Başladığı Nokta

Quote

MIT gezisi için blogger adayları arandığı sınıfta anons edildiğinde ilk başvuran ben oldum fakat ilk yazımı Boston’a vardıktan 1 hafta sonra yazabiliyorum ancak. Bunun nedeni 1 haftanın soluk almadan, MIT’de kullanılan bir deyim ile “yangın musluğundan su içer gibi” geçmesi. Dolayısıyla ilk güne gittiğimizde…

20 Nisan Cumartesi Sabah 09.00-11.00

Sabanci Universitesi EMBA’nın şanslı öğrencileri saat 11:00’de hava alanında buluşmak üzere yola koyuluyor. Otopark arayışı, yurt dışı çıkış harcı,check-in derken saatler su gibi akıyor. Check-in yaparken bagaj kontrolü sırasında tüm ekip gergin. Çünkü uçak 23 kilogram’a kadar tek bagaj kabul ediyor ve evdeki basküller yeterince güvenli değil. Limitin altını gören derin bir oh çekip diğer ekip üyelerini beklemeye koyuluyor. Pasaport kontrolünden sonra boarding bekleyişi başlıyor.

Saat 13:00

Uçağa bindiğimizde UA 905Y sefer sayılı United Airlines uçağının birbirinden sevimli (Uyarı: bu cümlede ironi yapılmıştır) hostesleri bizi karşılıyor. Sally isimli hostesimiz haşlama seansına erken başlıyor ve yer değiştirmek için yerinden kalkanlara nazikçe (!) uyarıda bulunuyor. Uyarıyı alan arkadaşımız hala yerinden kalkamadı.

Kemer ikaz ışıkları söner sönmez uçakta çoğunluğa sahip EMBA sınıfı koltuk arası muhabbete başlıyor. Biraz da rahatlatıcı etkenler de kullandığımızı itiraf edeyim. Yoksa nasıl geçer 10 saat yol!

Saat 18:00

Uçağımız Newark aktarmalı. Newark hava alanına inerken New york’un muhteşem manzarasını görmek isteyenler uçağın sol tarafına oturmalı. Uçak indikten ve tüm ekip sağ salim pasaport kontrolünden geçtikten sonra MIT, Sabanci EMBA 2013 grubunu kapıda karşılıyor ve tahsis edilen otobüs ile otelimize yani Residence Inn’e transfer ediyor. Saat 00:00 gibi odalara çekiliyoruz. Herkes çok yorgun ve bitap düşmüş durumda fakat hepimiz gözlerimizi saat 05:00’de açıyoruz. Jetlag!

Diving – 1*

Quote

Everyone has dived at least once in their lifetime. Some we can’t remember as we were just a fetus by then, some we can, like descending our head under the water level in the bathtub when we were a child. It is a mind blowing experience! It varies for each individual how deep they can handle or how often they seek to dive when they become older.
This is not only about the genes or how crazy we are but also the passion that is coming through our reptile brains. Let me be a bit more clear and relate this with our experiences at MIT before you close the browser.

Framing the subject, although necessary in order to achieve results, can be extremely dangerous. Diving actually tells us even the world we live in is a frame itself and all the results that we come up with are based on some assumptions.

We take these assumptions as reference points and call them “standards” then by using these standards we take some decisions to proceed in one direction, if others don’t follow or oppose we punish or isolate them, if they follow, we award them and try to create a common “culture” where no one remembers why/when/how we have those standards and which assumptions(sacrifices) we made in order to achieve a result in the first place…

Did you ever met with a top-notch local diver teacher at a small town?
He/She is probably the best leader you can ever met. Doesn’t necessarily make millions but he saves lives each day without even operating on people… Just by leading.

By the way, he trains us at land with words, but underwater he is leading only by signs.
Please try this only one day back at your workplace, try to lead people in a way that their lives are under threat, but they still follow you even when you are not talking…

– “People won’t give power voluntarily”
– “In cultural organizations, Action comes through habits”
– “Engineers like MIT and you need to like engineers to teach @MIT… ”
– “Conflict is not bad by itself, it is what we do with it”
– “It is better to assign power to group thinking if you already know the answer

… To be Continued

Iyi ev sahibi:MIT Sloan

Quote

Ilk 3 gunumuz inanilmaz hareketli gecti. MIT Sloanda bize cok iyi bakiyorlar. Hem raat etmemiz ocin her sey dusunulmus, hem de program kapsami cok detayli ve iyi hazirlanmis. etkilenmemek elde degil… Genel olarak Leadership ile ilgili hem guzel saptamalar edindik, hem de grup ici etkilesimle kendimizle ilgili cok fazla sey ogrendik diyebilirim.

Benim en favori egzersizim bugun gerceklestirdigimiz “visual explorer”. Tesadufen kartlar icerisinden kendine en yakin olan 3-5 tanesini seciyorsun ve ekip icerisinde neden o karti sectigini anlatiyorsun. Ekipten de cok guzel feedbackler geliyor.

Dun yaptigimiz vizyon egzersizini de ikinci siraya koyuyorum. Vizyon secmek ve bunu anlatmak ciddi bir etki yaratiyor. Inaniyorsun, yakinlasiyorsun, resim haline geliyor.

Ucuncu siraya da bugun ele aldigimiz casei ve ne kadar derinlemesine bir tartisma yapabildigimizi gorerek case studyi koyuyorum.

Iki gundur hocalardan aldigimiz feedbackler ise “the best group” ve “the most unusuak group” oldu. Unusualin iyi anlamda oldugunu varsayiyoruz:)

Bugun mitsubishi research labs sirket ziyaretine gitmeden evvel gun sonunu fotograf cekerek bitirdik, ben de bu kisa yaziyi bu fotografla bitiriyorum…

 

Leadership

Quote

Is it really possible to train people on leadership? A lifetime has been dedicated to search for the answer of this quest and we still have questions in our mind whether it will work for everyone. What I truly believe is, if there will be a ready made pill that turn people into leaders, this will definitely be created here in MIT.

As of today the pill is not available out in the market yet but it is exiting to see the approach of the tenured professors who are involved personally with all the passion they put into creating and evolving the recipe each day. We were really lucky to be a part of this process and even create some small inputs onto this great amount of efforts by using the vision and understanding from the other side of the world.

We are here maybe only for 2 weeks in total and this is only the second day of the program but the teachers somehow made us feel like we are already part of a family. The experience we have is beyond the expectations (that were also high) and it is good to feel “the quality” in every part and every minute of the schedule.

Some things to google and focus our studies and research further:

vucca world / bystander / sense making / clb(career limiting behavior) / distributed leadership

” a vision without sense making is hallucinating”

MIT’nin Büyüsü

Quote

Sonunda merakla beklediğimiz dersler bugün başladı. İlk gözüme çarpan sınıf düzeninin yaratıcılığı ve iletişimi artırmaya yönelik bir şekilde oluşturulmuş olmasıydı. Kimsenin belli bir yerii ve masası yoktu.

Günün ikinci bölümünde MIT kampüs gezisi düzenlendi. Kampüs benim beklediğimden çok farklı. Dağınık bir sürü binadan oluşuyor. Binalar sadece öğretim binası değil aynı zamanda Google, Novartis vb firmaların binaları da bulunmakta. Kampüsün genelinde özgürlüğün getirdiği yaratıcılık havasını farketmemek mümkün değil. Bu nedenle olsa gerek Nobel ödülü kazanmış 50 kadar MIT mezunu mevcut.

Mesela ilginç bir olay; yaratıcılık ve inovasyon o kadar çok destekleniyor ki, MIT bu nedenle emlak yatırımı yapmış ve kampüsün hemen dışında bir bina satın almış. Bu binayı startup business yapan firmalara maksimum 1 aylığına kiraya veriyor. Böylece şirketin masraflarının bir hayli yüksek olduğu ilk döneminde ona destek oluyor. Model olarak öğrenciye sağlanan yurt olanağına benzer bir yapı.

Tüm bunların yanısıra okulda ‘hack’ denen bir kültür mevcut. Öğrenciler kimsenin görmediği ve beklemediği zamanlarda okulun belli yerlerine öyle mesajlar/espriler bırakıyorki bir sabah şaşkınlıkla uyanmanız işten bile değil. Bunlar öyle ufak çaplı şakalar değil. Örneğin bir seferinde polis arabasını hepimizin bildiği MIT ana binasını tepesine yerleştirmişler. Kimin yaptığı ve polis arabasını binanın tepesine nasıl çıkardıkları hala bilinmiyor. Sonrasında polis ekipleri arabayı helikopterle indirmek zorunda kalmışlar. Aşağıda benim çektiğim bazı resimler var. ikinci resimde hatıra olarak binanın içinde saklanan polis arabasını da görebilirsiniz.

Daha önce yapılan ‘hack’ler ile ilgili MIT’nin kendi sitesinde epey eğlenceli resimler de mevcut: http://hacks.mit.edu/by_year/

 

Day 1

Quote

Sabah 8:30da kahvaltiya gittigimde gordum ki baya gec kalmisim… Jet lagin de etkisiyle herkes erkenden ayaktaydi. Otelin kahvaltisi icin daha iyilerini gordum diyebilirim:) otelin hemen yaninda bir Starbucks var, biz gec farkettik ama degerlendirilebilir.

Sabah grup ikiye ayrildi, alisverisciler ve sehir turcular… Ben turculardandim. Tatli bir sehir. Hem pazar hem olaylarin etkisiyle sabah her yer kapaliydi. Ekip olarak baya yuruduk. Otelde terlik olmadigindan benim sehirden aldigim en onemli sey terlik oldu:)

Sonrasinda da receptiona katildik, mit tarihini, programi ve bol bol hack hikayesi dinledik. Keyifli bir yemekten sonra mit’den ayrildik… Herkes kendine gore bir aksam yasarken ben de bunlari hemen yazayim, yine fotograflari koymaya calisayim dedim…

Boston’a yolculuk

Quote

Itiraf etmek gerekirse yolculuk uzun ve yorucu… 11:30da bulusmayla baslayan yolda guray ve tunca ile cip’deki halimiz ne kadar dincse inince fotograf cekemeyecek kadar yogunduk ve odalara isinlandik…

Turkiye saatiyle ertesi sabah 7 gibi de otele geldik… Uzun, cidden uzun.

MITde olan olaylar sebebiyle pasaport, gumruk hepsi biraz uzun surdu. Neticede gelmeyi basardik, asil hikayeler bundan sonra diye umuyoruz….

P.S. fotograflari koymaya calisiyorum ama ya cok gec oldu ben yapamiyorum ya da sorun var.. Kendini kurtaran ilk dinc fotomuz oldu, en azindan onu paylasiyorum…

 

Boston’a 1 gun kala..

Quote

Son haftada gerceklesen onlarca yazisma sonucu yarin Boston’a ucuyoruz. benim gozlemim herkes cok motive, cok heyecanli… Okumamiz gereken materyaller ayni zamanda da is yerindeki mustakbel iki hafta yokluk icin isleri yetistirmemiz gerekiyor. Tatli ve heyecanli bir yogunluk. Yarin havaalaninda bulusarak basliyoruz geziye…

Unutulmamasi gerekenler pasaport ve business card:)