3 yıl önce bugün

6 Nisan 2006’da Kasa Galeri’de Mutlu Çerkez’in kişisel sergisi açılmıştı. Çerkez Melbourne/Avustralya’da yaşayan, Kıbris asıllı bir sanatçıydı. 6. İstanbul Bienali’nde yer almıştı ama ben işlerini Lewis Johnson’in dersinde ve onun üzerine yazdığı yazısı sayesinde tanımıştım.
Mutlu’nun ve buradaki sergisinin trajik öyküsünü belki artık birçok kişi duymuştur ama bu yıldönümü vesilesiyle buraya da yazmak gerekir gibi geliyor.
2005 yılı ortalarında Mutlu’ya sergi teklifi yapmıştık. Sevinerek kabul etmişti ve zaman içinde sergi planı hakkında yazışmaya devam etmiştik. Sonra 2005 Aralık ayının son günlerinde Melbourne’daki galerisinden şok edici bir e-mail aldık. Mutlu yaşamına son vermişti. Nasıl hissettiğimizi anlatmak imkansız. Çok üzücü, sarsıcı, sersemletici bir haberdi. Sanatçı dostları hemen ardından http://mutlucerkez.blogspot.com/  adresinde hislerini, anılarını anlatmışlar. Evrim Altuğ da incelikli, duygulu şu yazıyı yazmıştı. http://www.gazetem.net/ealtugyazi.asp?yaziid=197 
Sergi planları yürümeye devam etti. Sanatçı arkadaşı  Callum Morton sergi yerleşimi için İstanbul’a geldi. Eserler galerisi tarafından yollandı. Kızkardeşi de açılışa katıldı. Küçük bir broşür basıldı. O broşürden:
        
 ?Saatler, dakikalar ve saniyeler yerine albümler, şarkılar ve ritimleri kullanıyordu.   Birbirini takip eden iki şey arasındaki devrenin uzunluğu tekrar tekrar çalınan belli bir şarkının uzunluğuna eşitti. Temelde, zamanın aksine müziğin geriye, ileri alınabileceğini, durdurulup tekrar çalınabileceğini bilmek güzeldi…Şarkıların döngüsel hareketi, çizgisel zamanın dönüşsüzlüğünün yükünü azaltırdı.? Elif Şafak, Araf, s.80
Mutlu Çerkez?in üretimi, devamlılık gösteren bir dökümantasyonu içermesi ve işlerin zamansal bir örgüyle birbirine tutturulmuş sistematik yapısıyla, çoğunlukla kavramsal sanat olarak tanımlanıyor. Bunun yanı sıra büyük bir keskinlik ve yetkinlikle yapılmış, sanatçının kendini resmederken resmedildiği oto portrelerle de geleneksel üretim metodlarını sanat pratiğinin bütünü içinde kullanmaya devam ediyor. Çerkez?in son olarak tamamladığı, Led Zeppelin konserleri ve aynı gün Picasso?nun yaptığı çizimleri birleştiren serisi ve sanat üretimine yeni başladığı yıllarda yaptığı metal para baskılarını da içeren sergi bir yanıyla mütevazi bir retrospektif olarak da görülebilir.

Sergi Mayıs başında sona erdi, eserler toplandı ve taşıyıcı firmaya teslim edildi. Firma işlemleri yaptı ve gönderim için gümrüğe bıraktı. Ve 24 Mayıs’ta Atatürk Havalimanı kargo bölümünde bir yangın çıktı ve Mutlu’nun işleri de oradaydı. Birkaç hafta sonra eserlerinin tamamen yandığı bildirildi. Mutlu’nun geride bıraktığı eserlerinin bir kısmı da bu şekilde yok olup gitmişti. Bu inanılmaz ve ürpertici olay üzerine Evrim bir yazı daha yazdı http://www.gazetem.net/ealtugyazi.asp?yaziid=214

Şimdi üç yıl sonra hala tüm bunları tam da anlayamayarak ama hala çok üzülerek anıyoruz.