Mezuniyete 5 kala

Son finalin de ardından 3 aylık yaz tatiline girerken kendimde ve çevremde oldukça ilginç bir durum gözlemledim: elbette hepimiz eve dönmeyi ve tatili istiyorduk, fakat bir yandan da Sabancı?dan 3 aylığına da olsa ayrılmak istemiyorduk. Birkaç aylık ayrılık bile bize zor gelirken, mezuniyete az bir zaman kala  Sabancı?dan mezun olacakların duygu ve düşüncelerini öğrenmek üzere bir röportaj yapmak istedim.

Röportaj yaptığım ilk kişi, 5 gün sonra Biyoloji Bilimleri ve Biyomühendislik lisans programından mezun olacak olan Burcu Vitrinel idi. Burcu?nun mezuniyetten haftalar önce okuldan ayrılacağı için üzülmeye başladığını bilen biri olarak, onun okula duyduğu sevgiyi yazıya dökmek için oldukça hevesliydim:

Sabancı?dan ayrıldıktan sonra, en çok neyi özleyeceksin?

Aklıma ilk gelen şeyler gece yarıları FENS?in bir sınıfında topluca ödev yetiştirmeye çalışmalarımız ve lablarda deney sırasında bir gün mecburen yanında olduğun insanların, yarın en iyi arkadaşların olarak yanında olması süreci. Hangar?da (Müzikus stüdyosu, kafe olan değil, gerçi orası da güzeldi, neyse) geçirdiğim tüm zamanları da çok arayacağım sanırım, yurttaki yatak sohbetlerini de. Sabancı hayatımı bir bütün olarak çok özleyeceğim.

Geriye dönüp baktığın zaman, Sabancı?da geçirdiğin yılların sana ne kattığını söyleyebilirsin?

Sabancı bana hem bir birey hem de toplumun bir parçası olmayı ayrı ayrı öğretti. Uzmanlaşmak istediğim konuyu seçmeme yardımcı olurken genel konular hakkında da bilgi sahibi olduğumdan emin oldu. Çok sevdiğim bir örnektir, bir dönem boyunca ?Kuantum Mekaniği? dersinden çıkıp ?Modern Sanat? dersine girdim ve ikisinden de ayrı ayrı nasıl bu kadar keyif aldığıma şaşırıp durdum. Bu sistemin içinde karşılaştığım problemler olmadı değil; fakat genel anlamda baktığımda akademik sistemin faydalarını hissettiğimi söyleyebilirim.

Okuldan sonraki hayatında iş başvurusunda, doktora/master başvurusunda Sabancı mezunu olmanın sana bir avantajı ya da dezavantajı  olacağını düşünüyor musun?

Amerika?ya yaptığım bir master başvurusunda programdan nasıl haberdar olduğum soruluyordu; benim haberdar olma şeklimse laboratuvarda yanında calıştığım asistanımın o programı bitirmiş olmasıydı. ?Mezun? seçeneğini işaretledim ve asistanımın adını yazdım. Sonraki gün programa başvurumun alındığı bilgisini veren mailden hemen iki saat sonra kabul edildiğim bilgisini veren mail geldi, fakat bu prosedür genelde haftalar, bazen aylar sürer. Mail?de asistanım da ekliydi ve programın direktörü beni kabulüm için tebrik ediyor, asistanıma beni önerdiği için teşekkür ediyor ve asistanımı da bir gün kendilerini ziyaret etmeye çağırıyordu.

Bölümümde (Biyoloji Bilimleri ve Biyomühendislik) çok az kişi olmasının da etkisiyle asistanlarımla ve hocalarımın bir bölümüyle çok yakın ilişkiler kurabilme imkanım oldu. Bunun ileride de bana avantaj yaratacağını düşünüyorum.

Mezuniyet için heyecanlı mısın? Sence öğrencilik mi daha keyiflidir yoksa iş hayatı mı?

Mezuniyet için hafif bir heyecanımın bile olmadığını söyleyebilecek kadar cool olmayı çok isterdim; fakat evet heyecanlıyım. Özellikle iki yıl mezuniyet törenlerinde çalışma bursuyla görev alıp, iki sene o törene özendikten sonra maalesef olmam gerekenden de fazla heyecanlıyım sanırım 🙂

Burcu 2011’de mezuniyet görevlisiyken

İş hayatını henüz yaşamadım ve uzun bir süre de yaşamayacağımı sanıyorum ve bu yüzden herhalde öğrencilik daha keyiflidir, yani umarım öyledir 🙂

Halihazırda Sabancı?da okumaya devam eden öğrencilere hangi tavsiyelerde bulunmak istersin?

Şimdi böyle söyleyince saçma olacak ama komün halinde yaşamanın tadını çıkarmak çok önemli bence Sabancı?da; sanmıyorum ki mezun olduktan sonra hayatımın herhangi bir noktasında böyle bir imkanım olacak. Yurtta kalın.

 

NOT: Mezunlarla röportaj serimiz devam edecek!



Comments are closed.