Sabancı’da Dört Mevsim

Sonunda Sabancı?da yaz başladı ve ben de böylelikle dördüncü mevsimi görebildim. Sanki kapılarımızı bacalarımızı kışın kapatmışız gibi yazın açtık yine. Normalde hava sıcak olunca dışarı çıkmak istemeyen ben, serin havuz başından ayrılamaz oldum. Hiç inanmamıştım çayın hararet aldığına, alıyormuş arkadaşlar. Şimdi çimlere uzanamıyoruz öğle aramızda, olsun. Gölün kıyısına, serinliğe kaçıyoruz oradaki ağaçların gölgelerine saklanıyoruz güneş bizi bulamasın diye.

Okula geldiğim ilk günü çok net hatırlıyorum, yazdı hatta çok sıcak bir yaz günüydü. Bizi gezdiren Emir ve İdil?in azmine hayran kalmıştım. “Bu sıcakta nasıl dolaştırırsın liselileri? Delirmişler” demiştim. İyi ki dolaştırmışlar beni, onlar sevdirmişlerdi ilk günden bana okulumu. Şimdilerde ben de aynı istekle yazın tanıtım günlerine gelecek arkadaşlarımı bekliyorum. Onlara okulumu tanıtmak, burada ne kadar rahat, mutlu ve özgür olduğumuzu gösterebilmek için.

 

Yurda ilk yerleştiğim gün 19 Eylül… Hava çok güzeldi, annemle eşyalarımı hızlıca yerleştirip ailecek kendimizi Hangar’a atmıştık. İnceden esen rüzgâr, ağaçların sesleri… Okulda az kişi vardı, kimse dönmemişti tatilinden. Muhabbet etmiştik, arada Hangar?ın ördekleri katılmıştı aramıza. Sanırım o ördeklerle, kampüs içinde özgürce dolaşabilen köpeklerle ve en sonunda da kampüs kedimle tanışınca sevdim ben Sabancı?yı.

Off o ne kıştı öyle. Donduk donduk! Ama çok eğlendik. Hep beraber kardan adam mı yapmadık, rektörümüzün evinin önünde kızak mı kaymadık… Kar yağdı Emine Abla geldi hepimizi tek tek aldı, Hangar?a indik. Sucuk ekmek partisi yaptık hep beraber. Karların üstünde mangal yaktık, salep içtik. Havanın soğukluğu Sabancı?ya vız geldi, tabii bana da.

 

Hava soğuktu ama yurtlar o kadar sıcaktı ki pencerelerimizi açamasak da kapılarımızı açtık. Kapımızın önünden gelip geçen arkadaşlarımıza laf attık, koridorca birbirimize kahve falı baktık.

Sonra bahar geldi. Sabancı yemyeşil oldu. Her beş dakika ara bulduğumuzda bir ağacın dibine kaçtık arkadaşlarımla. Beraber çimlerde saatlerce top oynadık, sohbet ettik hatta yemeğimizi alıp döndük yine çimlerde yedik.

Festivalimizi de çok güzel bir bahar günü düzenledik mesela. Offtown?un hakkını verdik, dışardan gelen arkadaşlarımıza da verdirdik. Doyasıya dans ettik, müzik dinledik, çimlerde yemek yedik.

Kısacası iç rahatlığıyla Sabancı?da dört mevsim yaşamış ve hakkını vermiş biri olarak ben okulumu her mevsim çok seviyorum. Önümdeki dört yıl boyunca da dört mevsimi de hakkını vererek Sabancı kampüsünde geçirmeyi umuyorum.



Comments are closed.