Başlıksız ama yazı güzel :)

Güzeldi yine İstanbul geçtiğimiz hafta sonu. Hep güzel kalan bir şehirde bu sefer ne yapsak diye düşünürken bu güzel havaları kaçırmayıp, kış öncesi son fırsatımız olacağını da düşünerek Burgazada’ya gitme kararı aldık. Language and Cultural Exchange isimli projemiz dahilinde exchange arkadaşlarımızı da davet edip çıktık yola.

Adalara her gidişimde, orada yaşayan insanlara imrenerek yürüyorum şirin mi şirin sokaklarında. Küçük fırınların muhteşem kurabiyelerinin kokusuna kapılıp kaybediyorum yollarımı bazen. Faytonların sesiyle irkilip o yana bu yana kaçıştık ara sıra. Balık restoranında tattığımız leziz yemeklerin ardından sahile attık kendimizi. Gezdik, eğlendik bol bol da güldük. Bambaşka ülke,din, kültür ve geleneklerden insanlarla aynı dilde gülüp eğlendik. Bana bizim okulun kedilerini hatırlatan tatlı mı tatlı, tatlı olduğu kadar da sırnaşık köpeklerini sevdik. Biz sokaklarda dolaşırken peşimizden ayrılmayan, yemek yerken bile masamızın kenarında bekleyen sadık dostlar oluverdiler hemen. Yolda köpeklerin yürüme önceliği olduğu, sizin onlara yol vermek zorunda olduğunuz, insanlardan hiç korkmayan köpeklerin olduğu bir adaymış burası. Bir yerde hayvanlar sizden kaçmıyorsa oranın insanı şefkatlidir derler. Burgazada da öyle bir yer sanırım.

Öte yandan Sait Faik Abasıyanık’ın eski evini ziyaret ettik. Bugün müze olarak kullanılan bu yere uğramanızı da tüm adaseverlere ve gitmemiş olanlara tavsiye ederim. Yazarın hayatı, çocukluğu ve kişiliği hakkında bir şeyler öğrenmiş olduk hem de bu şirin mi şirin bu evde dolaşma fırsatımız oldu. Yazarın kullanmış olduğu mobilyaların hala saklandığı güzel bahçeli bir evdi burası. Her tarafında Sait Faik’in, ailesinin ve arkadaşlarının fotoğrafları vardı. Oldukça ilgili müze sorumlusu eşliğinde ve Buğrahan arkadaşımızın tercümanlığıyla gezdik, öğrendik.


Kısa bir zamanda biriktirdiğimiz değerli anılar ve şirin fotoğraflarla döndük evlerimize o gün. Gün sonunda söylemeye değer bulduğum tek şey şuydu: Burgazada’ya ilk gidişimdi ama son olmayacağı kesin.



Comments are closed.