SEBATI ÖĞRENMEK: ADD DROP

Sabancı Üniversitesinin öğrencisine sunduğu bölüm değiştirme esnekliğiyle her zaman övünürüz, ben hala duacıyım çünkü sanırım ben de bundan yararlanacağım.
Övündüğümüz bir diğer nokta ise saat ve hoca seçiminde tamamen öğrencinin kendi arzusuna bağlı bir ders programı sunması.Ancak bu noktada işler biraz karışık çünkü ne yazık ki işin içine rekabet ve limit girince ortam biraz kızışıyor.
Taze bir birinci sınıf ikinci dönem öğrencisi olarak ben de bir add drop kurbanı oldum, add drop başlangıcının ilk dönem olduğu gibi okulun ikinci haftası, atanan asistanlarımızı tanıdıktan sonra olması gerektiğini düşündüğüm ve o yönde de duyumlar alıp iyice güvendiğim tezim, keyifli bir tatil günü akşam beşte sistemin saatler önce açıldığını öğrenmemle yerle bir oldu.
Tahmin edeceğiniz üzere, sabah öğle akşam ilaç reçetesine benzeyen ders programım öylece kaldı.İstediğim saatlerin hepsi gitmişti…Eh şurası da bir gerçek ki hem deneyimler hem de duyumlar sonucu hepsi birbirinden değerli olsa da öğretim üyelerimiz arasında da tabiri caizse bir “kapılma” durumu söz konusu.Hepsi alanında uzman olsa da bazıları daha derinden dokunmayı başarabilmiş demek ki bizlere.

Konuyu dağıtmamak gerek, en son hüsran içinde kalmıştım.Tabi bütün bir dönem bu şekilde geçecek, üzülsem hakkım var.Ancak fark ettim ki o an kendime sorup durduğum tek soru “Neden?” idi.Oysa neden diye sorgulamam hiçbir şeyi değiştirmeyecekti.O an soruyu değiştirmem gerektiğini fark ettim, doğru soru “Nasıl?” olmalıydı.”Nasıl başa çıkacağım bu durumla?”
Eh, atalaramızın sözlerine karşı çıkılmaz ama bazen azmin elinde bir şeyler kurtulabiliyor.Açıkçası bu add drop olayı bana “sebat etmeyi” öğretti.Defalarca siteye girip çıktım, iş işten geçtikten sonra da elimden geleni yapmaya devam ettim.Ancak mürekkepli kalemle çizilmiş hatları silmek imkansızdır, elimizden gelen tek şey istediğimiz gibi boyayıp en azından renkleri sevebilmek.
Çeşitli söylentilere göre ikinci add drop haftasında ek kontenjanlar açılacakmış ama ben ne zaman baksam almak istediğim saatler ve section isimleri dolu görünüyordu.Bir yerden sonra zaten uğraşmayı da kestim, mücadele ruhum uçuverdi.
Açıkçası bu add drop “kolaylığı” aktif faydasını bana gösteremese de sebat etmeyi ve sebat etmenin yani tabir-i caizse “koyverip gitmenin” rahatlığını bana hissettirdi.Bundan dolayı güzide okulumun bu güzide sistemine bir teşekkür borçluyum.
O an gerçekten de birden bire içim bir acayip huzurla doldu.Kızıp küplere binmektense boynumu kaderin önüne eğmeyi tercih ettim.İnanın hiç adetim değildir ama sebat etmek bana ilaç gibi iyi geldi.Arada bir lazımmış diyip, hepimize yeni ders yılında yeni ders programıyla başarılar diliyorum!
Bengüsu Özcan



Comments are closed.