‘Son’lar hep duygusaldır

Önümüzdeki dönem sonu, ocakta mezun olacak olmama rağmen tüm ritüelleri yerine getirmiş oldum ben de. Kep töreni, balo. Eğlenceliydi de. Lisede katılmamıştım hiçbirine. Son dönemim olmasa da bu bahar dönemi, son defa tüm sevdiğim arkadaşlarımla birlikte olduğum, o dönemdi benim için. Yine birtakım ‘son’lar vardı yani içinde. Hüzünlüydü yine. Ama tüm bitirme projelerine inat, dibine kadar, doyasıya yaşadık biz bu son dönemi. Hakkını verdik gerçekten! Tüm bu ‘son’lar üzerine insan düşünmeden edemiyor. Nasıl geldi de geçti bu dört yıl. Asla biteceğini düşünmediğim o eğitim hayatımın sonuna ne zaman bu kadar yaklaştım.

 

Şöyle bir bakacak olursak:

Küçük yaşta, eğitim sisteminin bir yerinden giriverdim ben de.

Ortaokulu bitirdim.

Bir liseye kaydoldum.

Üzerinde pek de söz hakkı olduğum bir karar olmamasına rağmen asla pişman olmadım.

Hep gurur duydum.

Ardından üniversite.

İstediğimi düşündüğüm bölümü kazandım.

Şanslıydım.

 

Fakat,

Doğru tercih miydi?

Doğru tercih, yanlış arkadaşlar mıydı?

Doğru tercih, yanlış zaman mıydı?

 

Ben biliyorum ki benim için doğru tercih, doğru zaman ve doğru arkadaşlardı Sabancı. İyisiyle ve en kötüsüyle, şu ana kadarki en güzel yıllarımdı üniversite yıllarım. Kıskanılacak dostluklar kurdum, hatalar yaptım, bazılarını düzelttim, bazılarıyla yaşamayı öğrendim, aşık oldum, sinirlendim, kavga ettim ama çok da mutlu oldum.

Herkesin kendi doğru tercihini, doğru zamanda, doğru arkadaşlarla yaşayabilmesi dileğiyle. Benim için bunu mümkün kılan herkese çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız.

 

 

 



Comments are closed.