“Tek gecelik ilişki aldatma sayılmaz” mı?!

Bu cümle Nükhet Duru’ya ait. Kendisi bir magazin programında bu ve bunun gibi oldukça ilginç sözler sarf etmiş:
“Aldatmayı affeder misiniz?” sorusunu ise şöyle yanıtladı: “Eee tabii! O kadar çok aldatıldım ki, alıştım yani! Erkekleri daha çocuksu ve masum buluyorum. Bir erkek bilmeden çok rahat aldatabilir. Bir kadını kandıramazsın. Seven bir kadını asla kandıramazsınız. Seven bir erkeği kandırmak çok çok 10 dakika sürer. Aldatmada asıl suç yakalanmaktadır. Yakalanmayacaksın, kalp kırmayacaksın”

Duru, tek gecelik ilişkileri ise aldatmadan saymadığını söyledi ve ekledi: “Kadınlar şeytanın verdiği tatlılıkla güzeldir. Tek suç erkekte değil. Erkeklerin tek gecelik ilişkilerine aldatmak değil yaramazlık diyelim. Tek gecelik ilişkiler aldatma sayılmaz.”

Kaynak: Hürriyet

 

Bu haberin hemen sonrasında Ayşe Arman’la yaptığı röportajda ise Nükhet Hanım, erkeklerin yaşayabiliceği bu tek gecelik ilişki ile ilgili, “Yaramaz! Çocuksu!” deyip geçeceğiz diyor. Birde madem yapıyorlar, usturuplu yapsınlar diye ekliyor. Ayşe Arman kadınlara haksızlık ettiğini söylediğinde ise, kadınların çoğu da yapıyor şeklinde karşılık veriyor. Bu gerçekten üzücü.

 

Ben bu sözlerin Nükhet Duru’ya ait olmasından çok, bir kadına ait olması sebebiyle üzülmüş bir başka kadınım aslında.

Basit bir şekilde aldatmak iki tarafı da üzen ve inciten bir olaydır. Erkek yapmış, kadın yapmış, gizlemiş, saklamış farketmez. Yine tek gecelik bir ilişkinin görmezden gelinmesi veya gelinmemesi eninde sonunda çiftin kendi arasında vereceği bir karardır. Sonuç olarak o ilişkiyi devam ettirecek olan bir başkası değildir, kendileridir. Nükhet Hanım kendi partnerinin tek gecelik ilişkilerini görmezden gelebilir ama tüm kadınlara akıl verir gibi böyle sözler sarf etmesi bence yanlıştır. Kendisi ne de olsa Türkiye’de birçokları tarafından örnek alınan, beğenilen bir kadın.

 

Ayşe Arman’la röportajının sonlarına göre anlıyoruz ki, Nükhet Hanım’ın izin verdiği tek gecelik ilişki aslında para karşılığında bir şey yaşanması. Yine de ikna olmuş hissetmiyorum. Bir kadın olarak en az bir erkek kadar “yaramaz ve çocuksu” olabilirim, olmak isteyebilirim. Nükhet Hanım gelenekler izin vermediği için, ataerkil bir toplumda yaşadığımız için, kadının yaramazlık hakkı olmadığını, kadın yapınca battığını söylüyor ve ekliyor asıl suç yakalanmak. Bu noktada benim bir kez daha kan beynime sıçrıyor. Amacım bir kadın olarak “ben de istediğim gibi aldatırım o zaman” diye haykırmak değil ama bir kadının ataerkil düzene bu kadar boyun eğmiş, meydan okumuyor, üstüne üstlük onu besler nitelikte konuşuyor oluşuna inanamıyorum.

 

Bir kadın severse asla kandırılamaz demiş bir başka cümlesinde yine kendisi. Bu sefer de erkekler güme gitmiş.

Bu durumda benim anladığım, erkekler sevse de aldatır, sevmezse zaten aldatır. Yaramazlıktır, geçer gider bu tek gecelik aldatmalar. Devamlı bir hal almadığı sürece görmezden gelinebilir de. Aileler yıkılmasın diye… Tabiki aileler yıkılmasın. Ama bunun yolu erkeklerin yakalanmamasından, kadınların da bunları görmezden gelmesinden geçmesin! En nihayetinde herkes hata yapar, belki affedilir, belki affedilmez. Orası da aslında kimseyi ilgilendirmez.
Of.
Gündemde kalmak ne zor şey.



Comments are closed.