Sen de Kars Kars Kars, Bir Kenara Kars Bütün Sözlerimi

Ataol Behramoğlu çok sevdiğim şiirinde der ki:

Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar

 

Hep uzak ülkeleri merak ederdim.

Ki hala ediyorum.

Ama hiç Kars’ı merak etmezdim.

 

Şu an 206 numaralı odasında Hotel Cheltikov’un sağdaki pencere pervazına oturmuş bu satırları yazıyorum Kars’ta.

 

1894’te açıldığında konservatuarmış.

Sonra hastane olmuş.

Sonra da doktor-hemşire evi…

 

Şimdi otel olmasındansa ne olmasını tercih ederdim?

Otel olması güzel sanırım.

Çünkü az önce çok yakınlarda bir konservatuar gördüm,

e hastane de var haliyle.

O yüzden burasının otel olması doğru olmuş.

 

Şu an birden bire 1900’lerin başında olmak isterdim,

yine aynı bu oturduğum yerde.

 

Efes’e gittiğimde oldukça büyülenmiştim.

Yıllar ve yıllar öncesini hayal etmiştim, birden bire gözümde eski insanların,

eski yaşamın canlanması çok hoşuma gitmişti.

 

Bana bir tane daha özel yetenek vermek isterseniz zamanda sınırsız yolculuk olabilir mi bu?

 

Gecekondular,

Ufak bir köy,

Kötü okullar, binalar,

Gaydiri gubbak bir yer ile karşılaşacağımı düşünüyordum

ki

çok yanılmışım.

 

Orhan Pamuk’un en son Kar kitabına başlamıştım.

30-40 sayfa okuyabilmişken henüz, gözümde az katlı eski bir kasaba canlanmıştı.

 

Yanılmışım.

 

Burası çok tatlı, harika bir yer.

 

Evet Türkiye’de her yerde olduğu gibi burada da bir sürü bakımsız -kısacası çöp- yer var.

Ama ama ama,

burası tarih dolu!

 

Kars’lıyım dediğinde artık bir arkadaşım:

Wooow orayı çok sevmiştim, derim diye tahmin ediyorum.

 

Öğrendim ki kafası rahat insanlar yaşarmış Kars’ta.

Saçlarında mor, mavi, kırmızı renkler olan insanlar gördüm.

Kafe, restoran, disco, bar sayısı oldukça fazla.

 

Kalesi var, trafik ışıkları sürekli yanıp sönüyor, kimsenin lambalara baktığı yok bu yüzden.

Hele hele yayalar, bırakın ışıkları, araba geliyor mu gidiyor mu diye bakmıyorlar bile.

Yayaya yol verme üstünlüğü hakim çok sevdim.

 

Bugün Erzurum’a indi uçağımız, sonrasında araba kiralayıp Kars’a geldik.

Arabayı ben kullandım, hayatımın en zevkli sürüşlerinden biriydi.

Harika yollar,

harika manzaralar,

bize yakın bulutlar,

harika vadiler, nehirler, yeşillikler, peri bacaları!

 

Semih abinin muhabbeti oldukça keyifli:

kitap, sinema, üniversite, gezi, anılar anılar anılar.

 

Sabah Kars’taki belirlenmiş liseleri ziyaret edip Sabancı Üniversitesi tanıtımı yaptıktan sonra Erzurum’a geçeceğiz. Salı günü de Erzurum’daki liseler var sırada veee aynı akşam İstanbul’a uçuş.

 

Cuma günü sistem kontrol dersine 15 dakika kala bir baktım ki Semih abi arıyor:

Atakan selam, naber vs vs vs

İyim Semih abi vs vs vs

Ehliyetin var mı, sınavın var mı?

Var, yok.

Harika, Erzurum-Kars’a gidelim mi?

Olur.

Harika.

Yeeeeesss!

 

Şimdi de buradayım, siz de buradasınız, ben de oradayım, siz de oradasınız.

Bugün 23 Mayıs ve saat gece 2.

Az sonra üzerimi değiştirip yatağıma yatacağım.

Yatağıma yatmak.

 

Vay be dönem bitti.

Bir ara da bu dönemi, bu seneyi konuşalım.

 

Görüşmek üzere güzel insanlar!

 

 

Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana

 

 

Kars,

Snapchat’ime beklerim: aticamping

Atakan



Comments are closed.