50 maddede Sabancıda ne yaptım? 2.Bölüm (+15 madde)

21 Haziran 2017’de 50 Maddede Sabancıda ne yaptım isimli bir yazı paylaşmıştım ve hazırlık yılımın nasıl geçtiğini anlatmıştım. Bu yazımda da o yazıdan sonraki 6 aylık süreçte okulda neler yaptığımı yazdım. İlk yazıdan sonra çok güzel tepkiler alınca, blog yazmaya devam etmek istedim.

İlk yazımı okumadıysanız linki: 50 maddede Sabancıda ne yaptım?

Ayrıca iki farklı yazım daha var.

Yaptığım ilk stajımı anlattığım yazım: Bir Sabanclının İlk Stajı

Creatiful Minds’ı anlattığım yazım: Creatiful MINDS!!

Okuduysanız da hadi o zaman bu yazıyı okuma vaktiiiii

—————————————————————————————————————————————–

Sabancıda 50 maddede ne yaptım yazımdan sonra ne yaptım?

 

Peki hayat nasıl gidiyor?

 

Yaz dönemi nasıl geçti?

 

Kimlerle tanıştım neler yaptım?

 

Evet ilk yazımı yayınlamamın ardından 6 ay geçti. O zamandan beri neler neler oldu hadi konuşalım. Yazıya başlamadan önce şunu söyleyeyim. Yüklediğim fotoğraflar bazı tarayıcılarda küçük görünüyor olabilir tıklayınca büyürler, bir de telefondan okuyorsanız ve bazı bölümler gözükmüyorsa telefonu yan çevirirseniz problem çözülecektir.

 

Hızlı bir şekilde yaz dönemi okulum başladı. Yazın neredeyse hiçbir kulüp aktivitesi olmaması ve sıcaklardan dolayı çok güzel bir dönem geçirdim diyemiyeceğim ama keyifliydi tabi :D. 2 kişilik yurdu deneyimledim ve 4’ün daha eğlenceli olduğuna karar verdim ama 2 kişilik yurt çok daha rahat oluyor tabi. Yazımı okul tanıtımları için kurduğumuz whatsapp grubunda paylaştım. Daha temmuz başlarıydı ve 40-45 kişi falan vardı grupta. İki kişi o gün bana dönüş yaptı. Birini ikna edemedim şuan Boğaziçinde ama diğeri ise şuan yanımda ve hatta oda arkadaşım oldu. Grup günden güne büyüdü yazımı okuyan insan sayısı arttı. Sonrasında okul hesaplarından da yazı paylaşılınca baya geri dönüşler almaya başladım. Beni çok mutlu eden çok güzel geri dönüşler aldım her seferinde de iyi ki yazmışım be abi 😀 dedim. Sadece Sabancıya girenler ya da o ara sabancı yazmayı düşünen adayların dışında da insanlar okumuştu. Tanıtım günlerinde de insanlarla tanıştım yazımın linkini attım :D. İnsanları birbirleriyle tanıştırıp oda arkadaşı olmalarını sağladım. Yazın çok boşluğum olması sebebiyle bol bol goygoy da yaptım. Toplu buluşmalar yaptık, bol bol kaynaştık.

 

Aldığım geri dönüşlerden sevdiğim iki tanesini paylaşıyorum. Bu şekilde dönüşler aldıkça iyi ki vaktimi ayırıp yazmışım dedim her seferinde ve bundan sonra da yazmaya devam edecek olmamın en büyük etkeni oldu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yukarıdakilere benzer çok güzel geri dönüşler aldım. Okul başladıktan sonra beni tanıyıp yanıma gelip konuşanlar oldu. Kendimi ünlü bir kitap yazarı gibi falan hissettim :D.

Sonra yaz vakti,

Bir gün öğleden sonra ders çıkışı kolektif house’a gittim. Atakan orada staj yapıyordu ve beni de çağırmıştı. Speak diye bir app’miz var geçen yıl üniversitemizin içinde çıkmış olan ve baya baya kullanılmış bir app. Ona ortak olduğunu ve işi büyütüp diğer üniversitelere açılmayı planladıklarını söyledi. Uzunca sürecek bir speak macerası bizi bekliyordu diyebilirim. Ağustosta çok büyük bir ekipte kuruldu ve aldı başını gitti ben çok fazla yakalayamadım o ara, yeni ilişkiye başladığım zamanlardı pek vakit ayıramadım o açıdan.

 

Zaman geçti ve yaz okulunun sonu geldi 80 üstü ortalama yaparak bitirdim çünkü bu sefer final sınavına girdim : D ve sertifika verdiler ayrıca yıl boyunca kullandığımız bir makale okuma uygulaması vardı Achieve3000 diye onun için de ayrı bir sertifika ve ödül verdiler çünkü en çok puan toplayan kişi olmuşum. Yaz okulunun bitmesi ile Gaziantep’e evime döndüm 3 hafta orada geçtikten sonra 8 Eylül’de okula döndüm. Biraz erken döndüm çünkü 9-10 Eylül’de mezunlar buluşması vardı ve ben de orada görevliydim. Bir sürü mezun kişiyle tanıştım hatta 2010 elektronik mezunu bir abiyle baya sohbet etmiştik ve şans eseri 2 ay sonra Sabancı Müzesinde bir etkinlikte tekrar karşılaştık bu sefer daha da uzun konuştuk. Mezunlar buluşmasında çalışmak çok güzel bir deneyim olmuştu farklı farklı bir çok işte yardımcı oldum. 13 Eylülde de oryantasyon günleri başladı zaten standta da görevliydim onda. IEEE standında. Ayrıca AstroSU ve SUFirst standına da elimden geldiğince destek oldum. Güzel bir haftaydı tabi dersler falan olmadığı için eğlenceliydi baya.

 

🙁 Dersler başlar.

 

Okulun ilk haftası başladı. İlk girdiğim ders kendi dersim olmayan yeni girişlere özel açılmış olan IF100 (Computational Approaches to Problem Solving) dersi oldu. Pazartesi sabah dersim yoktu boştum ben de gireyim dedim ve dersi çok sevdim sonra öğrenci işleri ile konuşup dersi programıma ekletmeye çalıştım ama 20 kredilik sınırım dolmuş olduğu için izin vermediler malesef. Ben de nispeten daha sıkıcı olan freshman english dersimize girdim. Ardından matematik, edebiyat, tarih, doğa bilimleri, sosyal bilimler dersleri..

Genel olarak Freshman dersleri ile ilgili görüşlerimi paylaşayım kısaca:

 

IF 100: Aslında bu dersi almadım. 2017 ve sonrası girişliler için zorunlu olarak geldi ama ben 3 dersine falan girdim merakımdan dolayı :D. İlk ve son dersleri dahil. İlk girdiğim derste Hüsnü Hoca bu dersin neden alınması gerektiğini ve kodlamanın önemini anlattı gerçekten çok etkileyici bir dersti. Son derste benim danışmanım olan Kemal Hoca bilgisayarların ve modernleşmenin işsizliğe etkilerini ve gelecekte bizi nelerin beklediğini anlattı. Ders sonunda da pythondan yazılmış olan bir kod ile yılbaşı çekilişi yapıldı. Böyle bir çekiliş yalnızca bu derste oldu çok özel ve güzel bir şeydi. Dersi alan arkadaşlarım baya bilgi sahibi oldular bilgisayar mühendisliği ve kodlamanın temel mantığı hakkında. Bence bu dersin gelmiş olması Üniversite ve öğrenciler için çok güzel bir durum.

 

Math 101: İlk hafta yapılan muafiyet sınavına girdim ama bazı terimlerin ingilizcesini bilmediğim için yanlış anladığım 1-2 soru oldu o sebeple de kıl payı muaf olamadım dersi aldım. İlk hafta Albert hocadaydım ama saatleri daha iyi uyduğu için Cem Güneriye geçtim ve çok güzel bir dönem geçirdik. Derslere gitmek dışında ekstra bir çalışma yapmadım. Hatta zorunlu online homeworkler oluyor kod alıyoruz onu bile hiç almadan, yapmadan sınavlarımın yüksek olması sebebiyle A ile bitirdim. Klasik bir Calculus dersi sırayla limit, türev, integral görülüyor.

 

NS 101: Benim aldığım dersler arasında en sevdiğim ders NS dersiydi. İki module şeklinde işlendi iki modülde iki farklı konsept üzerine durduk. İlki “Are we alone in the Universe?” modülüydü bu modülde 6 hafta boyunca yoğun bir şekilde fizik gördük. Lisede görmediğimiz populer science olarak geçen evrendeki yaşam olasılıklarını hesapladığımız (Drake Equation ile) bir bölüm bile vardı. Benim çok hoşuma gidiyordu ders ama pek sevilen bir ders olmuyor genelde, çünkü çok kolay bir ders değil. İkinci modulede de Antibiotic Resistance konusunu işledik burda lise bilgilerini baya bir aştık yeni formüller gördük. Kimya ve biyolojiden oluşan 7 haftalık bir bölümdü. Başlarda zor gibi görünüyordu ama aslında çok da zor olmadığını fark ettim ve mesela şuan ben bu yazıyı yazarken yaklaşık 15 saat sonra falan midterme gireceğim bundan sonraki cümlemi ne zaman yazarım bilmiyorum belki bir ay sonra :D. Evet o sınavda güzel geçti ve dönem bitti :D.

 

SPS 101: Genel kültürü tavan yaptıran işlemesi çok güzel ama sınavlara çalışması ve essay yazması işkence olan ders :D. İnsanlığın avcılık ve toplayıcılık döneminden 1750’li modern zamanlara kadar olan süreci gördük. Her hafta Emre hocadan iki saat amfi dersi dinledik sonrasında ise 2 saatlik discussion oturumları yapıldı. Her discussion oturumunda puanlanan worksheetler yaptık. Hızlı bir şekilde ingilizce yazı yazma yeteneğimiz gelişti o worksheetlerle boğuşurken. Ben ayrıca her hafta 2 saat ADP oturumlarına gidiyordum bana baya katkısı oldu. ADP’de dersi iyi bilen öğrencilerle tartışma oturumları yapılıyor okul bu oturumları yapan öğrencilere maaş veriyor siz ise gidip sadece dinliyorsunuz oldukça güzel bir sistem.

 

ENG 101: Bu ders kalktı biz son alan kişiler olduk. Ders bence güzel bir dersti ama beni zorladı özellikle de sunumlara ve in-class essaylere çalışmak. Daha önce 10 dakika hiç durmadan ingilizce konuşarak sunum yapmamıştım baya zor bir deneyim oldu o yüzden ama sıkı bir çalışmayla halledebildim. Açıkçası dönem boyunca en çok vaktimi harcadığım ders bu ders olmuştu :D. Çünkü o sunumlara hazırlanmak baya bir vakit alıyor. Ayrıca dönem içinde 3 tane essay yazdık bunları üretmesi bir hayli zamanımı aldı.

 

TLL 101: Daha önce hiç roman bitirmemiş biri olmama rağmen her hafta bir roman bitirebildim (tam her hafta değil bazı haftalar yazı çalışmaları oluyor okuma yapmıyoruz.). Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat’tan Salkım Hanımın Tanelerine kadar pek çok roman okuduk. Her hafta okuduğumuz romanları derste tartıştık ve quiz olduk bu romanlardan. Ben dersi bu yıl yeni gelmiş olan Bahadır hocadan aldım. Dersleri çok keyifli geçiyordu ama soruları zor diyebilirim okuduğum romandan yapılan 3 puanlık quizde 1 almışlığım oldu.

 

HIST 191: Dersi Akşin hocadan aldım kendisi okulun en zor tarihçisi olarak biliniyor ve yalan değilmiş onu gördüm :D. Dersin adının tam açılımı Principles of Ataturk and the History of the Turkish Revolution I, daha çok Osmanlının çöküş zamanlarından ve modernleşme sürecinin üzerinde durduğumuz bir ders. Midterm’den 70, finalden ise 81 alarak B ile geçtim dersi.

 

PROJ 102: Bu dersin de ismi değişti 201 oldu ve kredi sayısı 3’ten 1 e düşürüldü. Bir proje seçiyorsun ve bir supervisor ile çalışıyorsun. Benim projem Big Data ile ilgili bir projeydi Selim hoca ile birlikte yaptık. Yıl içinde 2 rapor ve 2 fiction hikaye yazdık, 2 de sunum yaptık. Yıl sonunda hazırladığımız posteri aşağıya koyuyorum ben yapmıştım tasarımı QR scanner kullanarak yazdığımız hikayeleri okuyabilirsiniz. İkisi de çok eğlenceli hikayeler birisi kendine pickle serumu enjekte eden bir PhD öğrencisi ile diğeri ise okulda kendisini tavuk kovalayan çılgın bir arkadaş ile ilgili. İki hikayeyi de okuldaki insanların Wi-fi’ye girme datalarından yararlanarak yazdık.

Gerçekten çok güzel projeler var proje seçiminde mutlaka özen gösterin ve iyice sorup araştırıp o projeyi alın. Çünkü bazı supervisorler gerçekten çok çabalasanız her şeyi eksiksiz bir biçim de tamamlasanız bile bütün emeğinizi görmezden gelip B- gibi notlar verebiliyorlar. Bu durumu yaşadığım için söylüyorum. Projenizi seçerken hocanızı da mutlaka iyi araştırın her açıdan.

 

Posterimiz

 

Benden küçük bir tavsiye;

KEYWORDS! : Fresh derslerinde gerçekten de bu kelime çok önemli. Sınavlarda yüksek almanın yolu keywordslerde yatıyor. NS ve SPS sınavlarında açıklamalarınızda belirli keywordsler yoksa puan alamıyorsunuz varsa ise baya baya puan geliyor. Tek bu iki ders içi değil tarih dersinde de çok önemli belli kişilerin, savaşların isimleri vs. ayrıca edebiyat dersinde de çok önemli, kısacası her yerde önemli. O keywordleri öğrenin ve essaylerinizde quizlerinizde midtermlerinizde finallerde kullanın çok faydasını görürsünüz.

  • sınıf dersleri genel olarak çok zor değiller ama hepsinden ayrı ayrı ödevler olduğu için oldukça zaman alıyor bir de üstüne proje dersi alınca baya dolu olduğumu söyleyebilirim. Dersler hakkında yorum yapacak olursam ve hazırlıktan sonra %100 ingilizce olan dersleri tam anlayabiliyor muyum sorusuna gelecek olursak,

 

Önce ikinci soruyu yanıtlayım evet ingilizce olması açıkçası zorluyor. Çünkü dersin akışını takip edebilsem de sonuçta anadilim gibi olmuyor ve kaçırdığım şeyler olabiliyor ama büyük bir sıkıntı yaratmadı şuana kadar. Geçen yıl en düşük rotadan başlamıştım rota 1 den başlamıştım. Neredeyse hiç ingilizce bilmiyordum. Şuan ise her gün saatlerce ingilizce derslere giriyor, ingilizce uzun okumalar yapıyor ve hatta ingilizce sunum yapıyorum . O açıdan baya katkısı oldu diyebilirim hazırlığın ama tabi daha fazla çalışıp daha fazla da geliştirebilirdim. Matematik dersinde zaten sayı ağırlıklı olduğu için bir sıkıntı olmuyor. Ben sayısalcı olduğum ve fizikle ilgili biri olduğum için NS Natural Sciences dersimizinde ne içeriği ne de ingilizcesi beni çok zorlamıyor ama örneğin SPS Social and Political Sciences dersinin ingilizcesi gerçekten zorluyor ama zorlaması iyi tabi çünkü zorladıkça daha da çok gelişiyor.

 

İlk hafta derslere girdikten sonra ikinci hafta bir add/drop dönemimiz vardı bu aralıkta derslerimizin saatlerini ve hocalarımızı değiştirebiliyorduk. O hafta ben baya bir değişiklik yaptım üst dönemlerden arkadaşlarında tavsiyelerini alarak ama çarşamba günüm normalde boştu doldurmuş oldum hocaları değiştirirken.

 

Genel olarak bu şekilde anlattım neler oldu diye ama madde madde yazmadan bitirmek de içimden gelmedi o yüzden 50 maddeme bir 15 madde daha eklemek istiyorum ve 15 madde daha yazacağım aşağı (neden 15 derseniz yazayım dedim işte 15 tane çıktı 15 tane yazdım :D)

 

1- Temmuz’un 1’inde olan 2017 mezuniyetine görevli olarak katıldım hem burs komitesi için stantta durdum hem de mezuniyet töreninde arka sahnede düzenleme işlerine yardım ettim. Gece de çok güzel bir kokteyl oldu çok güzel bir gündü.

Gece çektiğim fotoğraf

Güler Sabancı ile

 

2- Cavit’in başkanlığında yeni bir kulüp kurduk. Oyun KutuSU diye. Ortaklaşa kutu oyunları aldık. Gulyabani, Bang Direniş, Jungle Speed gibi oyunlar. Geceleri toplanıp saatlerce oyun oynadık hala oynuyoruz hatta bir ara her gece oynuyorduk ve baya baya eğleniyorduk fazla kişi olduğumuz için genelde 2 sınıfa 2 grup şeklinde bölünüyorduk. 100 Kişiden daha büyük bir grubumuz oldu bir sürü yeni insanla tanıştım.

Benim moderatör olduğum bir gün

 

3- Hackquarters’da Alpha pioneer oldum. Nasıl oldum? Yazın kolektif house’a Atakan’ı ziyarete gittiğimde Atakan bana Kaan abiden bahsetmişti. Kendisi 2010 Sabancı mezunu, Kaan abi bir program başlatıyordu ve bu programla farklı farklı üniversitelerden öğrenciler pioneer olarak seçiliyordu. Atakan bana detaylıca programı anlatmıştı ve ben de başvurdum sonra seçildim. Kolektif house’da bir buluşma yaptık Kaan abi’yle yüz yüze tanışmış oldum ve farklı farklı şehirlerden gelen diğer pioneerlerle tanıştım. O gün Mert ile Rotary hakkında bir konuşma yapmıştık şans eseri ve bizi 2 hafta sonra olacak olan Yeniköy Rotaract’ın etkinliğine davet etti. O etkinlikten de 4.madde de bahsediyor olacağım :D. Bir etkinlik başka etkinliklerin kapısnı açabiliyor kısacası.

Hackquarters Team

 

4- Evet şimdi 28 Ekim’de gittiğim Rotaract etkinliğinden konuşalım. Etkinlik İstinye Park’da Vakkorama Coffe Shop’da gerçekleşti. Vakko’nun CEO’su Jaklin Güner ile çok keyifli bir görüşme yaptık. Kendisi hayat hikayesinden bahsetti ve bize çok faydalı tavsiyelerde bulundu. Etkinlik sonrasında da arkadaşlarım Cansel, Ece ve Berk ile kendisine Creatiful Minds’dan bahsettik ve kendisi de çok beğendi. Creatiful Minds ne peki hadi ondan da 5. madde de bahsedelim bu maddeler baya bağlantılı oldu güzel oldu sanırım akıcı yazma konusunda kendimi geliştiriyorum :D.

Jaklin hanımla

 

5- Creatiful Minds is a wonderful team! Creatiful Minds bizim yaratıcılık ekibimiz. 2015 Yılında Atakan ve arkadaşları kurmuştu bense geçen yıl ekibe girmiştim ama çok fazla şey yapma fırsatımız olmamıştı. Bu yıl işlerin başına Alp geçti ve adeta kaldırdı diyebilirim. Sık sık toplantılar yapmaya başladık yeniden ekip seçildi. Geçen yıl herkes girebiliyordu ekibe bu yıl ise anket yapılıp anket sonuçlarına göre üye alımı yapıldı. Yapılan en güzel yenilikte düzenlenen eğitimler oldu. Marketing 101-102, Mailing ve networking dersleri yapıldı. Tabi bir de kodlama dersi ki bana inanılmaz faydası dokundu bu dersin, bilgisayar mühendisliği okumaya daha sıcak bakmaya başladım. Her hafta 2 gün 5-6 saat ders yaptık. Kendimi elimden geldiğince geliştirdim. Dersleri Speak App’i yazmış olan Emre ve Tolga verdi ikisi de çok güzel anlatıyorlar buradan tekrar tekrar teşekkür ediyorum emekleri için. 10 kişilik bir ekiple dersleri yapıyoruz. Emre herkesle daha iyi ilgilenebilmek için başvuran 60 kişiden 10 kişisini seçmiş. Böyle olması da bizim en iyi performansı kat etmemiz açısından mükemmel oldu.

 

6- Tea Talks with CEOs ile görüşmelere devam ediyoruz. Bu dönem 9 görüşmeye gittim. Kendi rekorumu kırmış oldum bu dönem. Geçen dönem 5 ondan önceki dönem ise 7 defa gidebilmiştim. Bu dönem 1.sınıf olmama ve dersler daha yoğun olmasına rağmen daha çok özen gösterdim görüşmelere gitmeye.

 

Renault : Bu yıl ki ilk görüşmem Renault’un CEO’su olan Dr. Berk Çağdaş oldu. Sanırım en çok not aldığım da görüşme oldu. Çünkü Berk Bey gerçekten inanılmaz güzel tavsiyeler verdi. Kendi hikayesi de çok etkileyiciydi. Seneye çok güzel başladık diyebiliriz. Görüşme boyunca hiç sıkılmayıp tam dikkatle dinledim.

CEO Dr. Berk Çağdaş ile

 

Pegasus: Öncesinde 8 yıl Teknosa’nın CEO’luğunu ve 2.5 yıl Carrefoursa’nın CEO’luğunu yapmış olan ve yaklaşık 2 yıldır da Pegasus’un CEO’su olan Mehmet Nane ile görüştük. Mehmet Bey’in görüştüğüm diğer CEO’lardan farklı bir üslubu vardı. Bu kadar samimi kelimelerle konuşulan iki görüşmemden biri oldu diğeri de Scorp’tu.

 

Mehmet Nane ile

 

 

İnstagram hikayelerimden

Tüpraş: İzmit Rafinelerine gittik. İnanılmaz büyük bir alanları vardı orada. CEO’su İbrahim Bey bizi çok güzel ağırladı ve çok samimi bir şekilde bütün sorularımızı cevapladı. Baya bilgi öğrendiğim bir görüşme oldu.

 

 

Koçtaş: Koçtaş Genel Müdürü Alp Önder Özpamukçu ile görüştük. Kendisi bize çok güzel tavsiyeler verdi.

 

 

 

Cengiz Eroldu ile

 

 

 

 

 

Fiat & Tofaş: Öncelikle şirketi ve çalışma ortamını çok beğendim. Şirketin içindeki kafelerin fiyatları falan inanılmaz uygun çalışanlar için çok güzel bir ayrıcalık beni etkilediler :D. CEO’su Cengiz Eroldu ile görüştük. Kendisi çok ilgiliydi ve bizimle buluşmaktan çok memnun olduğunu söyledi. Hatta biz ayrılırken dış kapıya kadar eşlik etti. Biz de kendisinden çok yararlı şeyler öğrendik.  CEO’luk çok keyifli bir işmiş keşke daha önceden CEO olsaydım deyişi beni bitirdi :D. Çok eğlendiğim güzel bir görüşme oldu.

işte fiyat listesi büyütüp inceleyin 😀

Kendisi bize kahve ısmarladı kahvenin parasını veremedim diye üzüldüm. Çünkü hayatımda ilk defa bir kahveye hak ettiği parayı verecektim hatta bence daha fazlasını hak ediyordu oldukça güzeldi :D.

 

Bir Sabancı Mezunu CEO ile

ByOtell: CEO’su Ahmet Bey gördüğüm en genç CEO’lardandı ve Sabancı mezunuydu. Hal öyle olunca gerek okul anıları olsun gerek bize verebileceği tavsiyeler olsun dolu dolu bir görüşme gerçekleştirdik.

 

 

 

 

 

Ceyda Ömür ile

 

 

Yıldız Holding & Ülker: Bir cuma sabahı saat 7’de yola çıktığımız ve okula dönmemizin de saat 13.30’u bulan görüşme. Ali Ülker ve Murat Ülker’in oğlu Yahya Ülker ile görüştük. Sabah şirkette önce kahvaltımızı yaptık sonra bize şirketi gezdirdiler, Ülker Pötibör şeklinde masalar, rulokat şeklinde masa ayakları ve resmen markanın 3 boyutlu olarak canlandığı bir kampüsleri vardı ben çok beğendim. Görüşmelerden sonra bir de workshop çalışması yaptık. 16 kişiydik 4 kişilik gruplara bölündük bizi çalışabileceğimiz odalara koydular ve bizden Ülker için yeni bir ürün tasarlamamızı istediler. Biz ekip olarak sağlıklı bir atıştırmalık yaptık ve bunu orada bizi dinleyen şirketten 10 kişiye sunduk, notlar falan aldılar bakalım eğer yakında bizim ürünümüz çıkarsa çok güzel olur :D. Diğer arkadaşlarım da çok güzel ürünler tasarladılar ve güzelce sundular. Görüşme sonrasında da bizi şaşırtarak kocaman bir Ülker paketi verdiler içinde her çeşit ülker çikolatası bulunan <3

 

Üstte fotoğraftaki de Ceyda. Kendisi Ağustosta ilk yazımı okuyup bana yazmıştı o şekilde tanıştık. Geldi Sabancıya, girdi Tea Talks’a ve beraber görüşmelere gittik. Yazım sayesinde edindiğim güzel dostlarımdan biridir kendisi.

 

Ali Ülker ile

 

Big Chefs: Gamze Cizreli’nin inanılmaz hikayesini dinledik. Onun her şeye rağmen asla pes etmeyişi, o içindeki girişimci ruhu beni gerçekten çok etkiledi. Güzel notlar aldım, daha sağlam hedefler belirledim ve kendisinin de dediği gibi eğer hedefimizin hayalimizin peşinden koşarsak hayat mutlaka bize doğru insanları doğru şekiller de getirecek ve düştüğümüz zaman daima kalkmasını bileceğiz. Big Chefs’in ilk şubesi nasıl zorla kredi alınarak kurulduysa ve şuanda da Dünya’nın diğer ülkelerine yayılmaya başlayan çok kaliteli bir zincire dönüştüyse ben eminim ki biz de eğer çok çalışırsak çok güzel işler çıkartacağız. Kendisinin ilham verici hayat hikayesini dinlemek isterseniz bana ulaşabilirsiniz bir gün bir kahve alır sohbet ederiz.

 

Gamze Cizreli ile

 

Visa: Visa Europe Güneydoğu Avrupa ve Bölge Genel Müdürü Berna Ülman ile görüştük. Visa’nın tam olarak ne yaptığını bilmiyordum, tarihinini, nasıl kurulduğunu, gelecekte nerelere gittiğini öğrendik. Berna Hanım bize bir sürü yazabileceğimiz tavsiyeler verdi. Kendisi 8 farklı dilin konuşulduğu 9 ülkeden sorumlu ve farklı para birimleri kullanılıyor. Etkileyici bir işi başarıyor ve bu bize gerçekten ilham oldu.

 

Berna Ülman ile

 

 

7-  GGK ile ImpactHub’a geziye gittik. Gezi sonrasında da Stubridge’in partisi varmış ona gittik. Stubridge ders notları paylaşımı yaptığın bir uygulama. GGK eş başkanlarımızdan Kerem eskiden orada çalışıyormuş o yüzden davetliymiş bizi de yanında götürdü baya güzel oldu. İnsanlarla tanıştık ve bu başarılı girişimlerini nasıl yapabildikleri hakkında bilgi sahibi olduk.

ImpactHub’dan bir fotoğraf

 

8- 13 Ekim doğum günümdü. Alican beni evine çağırmıştı o gün. Çok komik bir hikayesi olduğu için yazmak istedim. İçeri girdim kapıyı açtım ışıklar kapalı müzik sesi geliyor bir baktım youtube’da yanan mum videosu açmışlar telefondan :D. Bana telefonun camına üfletip söndürmüşüm gibi tuş kilidini kapayıp alkışladılar gerçekten yaratıcı bir fikir olmuş. Söylediklerine göre mumları hazırlamışlar tam yakacaklarmış ki çakmak bulamamışlar. Ne yapsak derken akıllarına böyle dahice bir fikir gelmiş hem de doğaya boştan yere karbon salınımı yapmayız demişler. İşte aşağıdaki manzara her şeyi özetliyor :D.

 

 

9- SGM(Sabancı Gösteri Merkezi)’de Sertab Erener konseri oldu. Biletleri satışa çıktıktan sonra iki saat geçmeden tükenmiş ben tabi ki biletimi almıştım. Güzel bir konser oldu eğlendik. Geçen yıl ki gibi bütün tiyatrolara gidemedim bu sefer malum dersler ağırlaştı vize dönemlerimiz oluyor :D. Ama elimden geldiğince gitmeye çalıştım.

[youtube]https://youtu.be/g_RTEhUBpro[/youtube]

 

10- Bu yıl 39.kez düzenlenen Vodafone İstanbul Marathonuna tekrar katıldım ama bu sefer geçen seneden çok daha fazla sorumlulukla. Üniversitenin marathon koordinatörlüğünü yaptım ve inanılmaz bir katılım sağladık bu yıl. 106 kişilik bir kayıt aldık. E tabi duyurmak için elimden geleni yaptım :D.Tabi son gün yaklaşık yarısı gelmedi sabahın 6’sında kalkıp marathon için hazırlanmak sonrasında da koşmak herkesin kolay kolay yapabileceği bir iş değil. Bu sene Tosun Terzioğlu Bursu için koştuk ve geçen yıla göre çok daha eğlenceli geçti. Güzel bir deneyim oldu organizasyon aşamasında yer almak bana özellikle grup kurma konusunda çok yardımcı olan Zeynep Doğan’a da burdan teşekkürü borç bilirim. Ceyda Özer’e de çektiği fotoğraflar için teşekkürler 🙂

 

 

 

11- Creatiful Minds ekibimizle G3 Geleceğin Gücü Girişimciler Zirvesine katıldık. Geçen yazımda Emin Çapa ile fotoğraf koymuştum orda tekrar Emin Bey ile sohbet etme fırsatı yakalamış oldum bu da fotoğrafımız:

İşte hemen burdaydı

Zirveye Mustafa Sandal’dan Cem Yılmaz’a kadar pek çok ünlü isim katıldı. Çok istesem de Cem Yılmazla fotoğraf çektiremedim 2 sıra önümde oturuyordu ama yine de fırsat olmadı o an yanına gidip fotoğraf çekilmeye. Sağolsun bizi orda çok güldürdü zaten çekilmese de olur helal olsun ona :D.

 

 

Sahnede şimdi de

 

12- Geçen yıl red yediğim YGA Zirvesinden bu yıl onay aldım. Sanırım azimle tekrar tekrar başvurmam onları etkiledi :D. Çünkü normal sonuçların açıklanmasından 1.5 ay önce beni arayıp 2 aşama birden atladığımı ve Sabancı Üniversitesinde zirve elçisi olmamı istediklerini söylediler ve beni diğer üniversitelerden elçilerin katılacağı bir toplantıya davet ettiler Kolektif House’da. Ben de tabi ki yok demedim hemen kabul ettim :D. Gittim toplantıya YGA çalışanları ve gönüllüleriyle tanıştım. Bir kaç hafta sonrasında da zirve oldu. Zirve inanılmaz güzeldi bu yıl çok güzel konuşmacılar vardı ve bize çok güzel bir sürpriz hazırlamışlardı. Zirveden önce bize MFÖ’nün adımız miskindir bizim şarkısını ezberleyip gelmemizi istediklerini söylediler. Bir ilki yapıp hep beraber şarkı söyleyeceğiz dediler. Biz de ezberledik gittik hadi dediler söylüyoruz söylemeye başladık sonra bir baktık sahneye MFÖ’nün kendisi çıktı, herkes bir şok :D. Şarkıyı söyledik sonra onlarla bir oturum oldu güzel oldu. Zirveden sonra da bir sonraki aşamalara devam etmek için bir anket daha doldurdum şuanda da açıklanmasını bekliyorum bakalım ne olacak. Bir YGA gönüllüsü olabilecek miyim? //Bugün açıklandı ve reddedilmişim malesef 🙁

 

 

13- AstroSU’dan arkadaşlarla edX üzerinden MIT’nin Introduction to Aerospace Engineering: Astronautics and Human Spaceflight dersini aldık. Dersin içeriği ilgimi çok çekiyordu dersi anlatan Professor Jeffrey Hoffman harika bir adamdı eski bir astronot olduğu için kendi anılarından da bahsediyordu. Özellikle rocket science bölümü bir hayli zordu kursun. O bölümden sonra kimse devam etmedi ben de 1-2 hafta daha devam edip kursu bıraktım. Malesef tamamlayamadım ama yine de güzel şeyler öğrendiğim bir kurs oldu ve bana edX üzerinden ilgimi çeken dersleri almam konusunda motivasyon oldu. Ara tatilde C++, HTML5, CSS ve Javascript dersleri aldım Microsoft’dan. Onların hiçbirini yarım bırakmadım ve hepsini tamamladım daha da geliştirmek istiyorum kendimi bu konularda.

 

14- Sakıp Sabancı Müzesinde gerçekleşen bir etkinlikte Ali Sabancı’yla tanışma fırsatı yakaladım. Güzel güzel sohbet ettik instagramdan takipleştik sonra da beraber Coca Cola’nın eski Dünya Başkanı Muhtar Kent’in konuşmasını dinledik.

Ali Sabancı ile

 

15- Oryantasyon staj programı kapsamında Emlakjet’in product departmanından kabul aldım. 1.Sınıftayken staj yapabilmek bulunmaz bir nimet ve o stajı direk okulumuzun kariyer ofisinin bize ayarlaması da harika bir olay. Okul döneminde de part-time olarak burs komitesinde çalıştım.

 

Mezunlardan bağış alabilmek için video çekerken

 

Kısa günün karı: İlk yazımda da yapmıştım bir daha yapayım dedim bir bonus part. Yine rastgele bir günümün özetini yazacağım bugünü seçtim. Bugün günlerden pazartesi 13 Kasım 2017.  Sabah 8 gibi uyandım önce duşumu aldım sonra hazırlanıp rektörlüğe gittim. Dün İstanbul Marathonunda koşmuştum kişi listeleri ve Sabancı Logolu bayrağımız bendeydi onları teslim ettim. Bacaklarımda dünden kalma bir ağrı vardı yürürken canım yanıyordu. 2 Saat 9.30-11.30 arası geçen yıldan beri devam ettiğim part-time işimi yaptım rektörlükte( Eski mezunları arayıp burs fonu için destek isteme işi). Bugün çok bağış aldığım bir gün olmadı ENG 101 dersim vardı 11.40 da ona gittim. Hülya hoca bizden The Story of an Hour isimli bir hikaye okumamızı istemişt. Dün okumuştum ama çok anlamadım doğrusu çünkü çok ağır bir dili vardı. Bizi quiz yaptı ama yazdım bir şeyler kötü geçmedi :D. 12.30’da dersten çıktım hemen koştur koştur odaya gittim. Takım elbisemi giydim ve 12.50’de servise binip CEO görüşmesine gittin. Tüpraş’a gittik görüşmemizi yaptık 15.30 gibi okula döndük. Hemen koştur koştur üstümü değişip 15.40’da başlayan Math 101 dersime girdim. Cem Güneri hocamızın dersleri çok keyifli olsa da yorgunluktan çok dinleyemedim derste anladığım tek şey yapılan espriler oldu sanırsam :D. Zaten bildiğim konular işlendiği için çok sorun yok zaten ve 16.30’da dersten çıktım Kemal ile görüştüm sonra yurduma gittim. Ödev vardı onu tamamladım. Akşam Hackquarters’ın etkinliği vardı. Ekipçe ona katıldık(creatiful minds ile). Etkinlikten çıkınca önce kütüphaneye sonrasında da tekrar odaya geldim. Odada yapacak bir şeyler bulamadım ve şuanda bu satırları yazmaya başladım. Birazdan da yatacağım zaten sabah erken kalkmam gerekiyor. Bizim ekibi G3 zirvesine götürecem evet ben götürecem diyorum çünkü servisleri ben ayarladım :D. Ali Sabancı’nın daveti üzerine gidiyoruz. Bakalım nasıl olacak siz yukarıda 11.madde de çoktan okumuşsunuzdur tabi ama ben şuan da geleceği bilmeden yazıyorum bakalım nasıl olacak :D.

 

(Ne mi oldu :D. Yazmak istedim. 1 Saat geç kaldık. Ne şöfor biliyor yolu ne ben biliyorum bir güzel kaybolduk uzata uzata biraz da GPS yardımıyla yolu bulmaya çalıştım. Bizi iğrenç bir yokuşa soktu sağolsun GPSimiz. Aracın tabanı yere yapıştı sürtüyor gitmiyor. Ön taraftaki herkes arkaya geçip ağırlık yaparak aracın önünü kaldırdık ve uzun uğraşlarla tamponu düşürmeden kurtardık :D. Bu da unutulmaz bir macera oldu bizim için.)

 

Kapanış: İyi kötü bir dönem daha bitti Sabancıda, yaz dönemiyle beraber 4.dönemim bitmiş oldu hiç uzun bir tatil yapamadım. Bu yazı da umarım bilgilendirici ve eğlenceli olmuştur, her zaman ne sorunuz olursa bana ulaşabilirsiniz mail adresimden veya instagramdan veya başka bir yerlerden. İlla ki bulursunuz.

Mailim: melihkurtaran@sabanciuniv.edu

instagram: melihkurtaran

 

 



Comments are closed.