Bir Sabancılının İlk Stajı

 

Yazdığım 50 Maddede Sabancıda ne yaptım yazılarından sonra 1.sınıfta yaptığım 2 haftalık stajımı da yazmak istedim. Finallerim de erken bittiği için sömestrda 5 hafta tatilim vardı. Ben bunun iki haftasını Emlakjette ürün stajı yaparak geçirdim. Emlakjet, emlakçı ve müşteri arasında yaptığı internet sitesi ve app’iyle köprü olan bir şirket. Emlakçılar ilanlarını giriyorlar ev, iş yeri, arsa çeşitli çeşitli.. İnsanlarda bu ilanlardan istediği gibi arama yaparak hayallerindeki evi buluyorlar. Kozyatağında VIP center’da iki katlı bir ofisleri bulunuyor ben de orada stajımı yaptım.

İlk Günüm:
Sabah 6.15’te uyanıp 7’de shuttle ile Kozyatağı yollarına düştüm. Yolda Hazalla konuştuk o da Akasya’da Kidzania’da operasyon stajı yapacakmış ikimizde başlama saatimizden erken gidiyorduk.Ben sabah 7.40 gibi şirketime girdim. Daha sadece bir kaç kişi gelmişti benim departmanda kimse yoktu çaycı abla ve finans departmanından insanlar vardı. Onlarla tanıştım, hatta finanstaki abi ben staj için geldim diyince hemen sen benim yanımdasın gel diye aldı beni sonra isminin Altuğ olmadığını öğrenince beni üst kata Product departmanına gönderdi. :D. Benden sonra Ulaş geldi o da 2. sınıf bilgisayar mühendisliği öğrencisiymiş ve marketing stajı için gelmiş. Ben kendisini tanımıyordum ama o beni blogumdan dolayı tanıyormuş bi yarım saat sohbet ettik, sonra diğer stajyerler de geldi. Şirkette toplam 8 stajerdik. 2 kişi yazılım da, 3 kişi marketingde biri insan kaynaklarında diğeri de finanstaydı. Ben ise product. Bizim departmanın başıyla tanıştım onun adı da Melihti baya iyi denk geldi :D. Tabi yan yana oturuyoruz ve Melih dendiğinde ikimiz de dönüyoruz orası ayrı :D.

Bugün departmanları tanıdım kim neler yapıyor onu öğrendim. Bu staja başlamadan önce hep çevremde iki hafta da ne öğrenebilirsin diyenler vardı ama ilk gün bile çok fazla şey öğrendim. Bizim emlakjette üst katta 4 departman var. Ben de üst kattayım bunlar marketing, yazılım, insan kaynakları ve ürün. Emlakjet olarak bizim ürünümüz aslında yazılım yani websitemiz ve app’ler. Başka şirkerleri düşündüğümüzde örneğin Dominosun ürünü pizza, bankaların ürünü kredileri, colgate’in ürünü diş macunu. Bizim, facebook’un, yemeksepetinin, sahibinden.com ‘un ürünü ise direk yazılımımız o yüzden ürün departmanı olarak yazılım departmanıyla çok iç içeyiz. Onlar kadar teknik işler yapmıyoruz ama onların yapacağı şeyleri belirliyoruz. Bir değişikliğe gideceğimiz zaman yapmalımıyız, ne zaman yapmalıyız, nasıl yapmalıyız ve bu süreci nasıl devam ettirmeliyiz gibi soruları çözüyoruz.

Ben tamamen kendi departmanıma bağlı kalmadım gelmişken diğer şeyleri de öğrenmek istiyordum. Yazılım departmanındaki stajyerlerin eğitimine de katıldım, gidip insan kaynakları ofisine ne yaptıklarını da inceledim, aşağı kata inip finans departmanındaki arkadaşıma da uğradım. Bunun dışında da şirketteki farklı farklı görevlerdeki insanlarla tanıştım fikirlerini aldım sohbet ettim. Birinci sınıf olup staj yapıyor olmamıza genellikle çok şaşırıyolardı ama çok da takdir ediyorlardı.

17.30’da da işten çıktım Şüheda ile buluştuk Loving Vincent filmine gittik. Değişik bir filmdi özellikle de filmin 100 farklı ressamın resimlerinden oluşuyor oluşu ilginçti. Güzel film tavsiye ederim Van Gogh’un ölümü arkasındaki gizemi anlatıyor.

Oyun odamızdan

İkinci Günüm:

Bugün ilk defa şirketimizdeki oyun odasını kullandık. Bu oda yoğun iş temposundan bunalınca bir stres atmak üzerine yapılmış. Genelde ps4 ile FIFA 2017 oynanıyor ama langırt olsun çeşit çeşit kutu oyunları olsun baya zengin bir oyun odası. Ben önce Finans departmanından Altuğ ile sonra da yazılımdan Efe ile maç yaptım ikisini de yendim :D. Gün içerisinde çok yoğun olmadık. Sabahları yazılım departmanı toplantı yapıyor, ben de katıldım toplantıya. Bu toplantı da dün ne yaptım ve bugün ne yapacağım konuşuluyor, herkes sıra ile konuşuyor. Bizi de stajyer falan değil de direk orada çalışanmışız gibi konuşturdular :D. Saolsunlar çok ilgililer ve bize de çok yardımcı oluyorlar. Mutfakta kahve alırken biyoistatistik yüksek lisansı yapan marketing departmanında çalışan bir abiyle tanıştım. Biraz Sabancı hakkında konuştuk biraz kendinin bölümü hakkında konuştuk.

Bugün de iş çıkışında sağolsun Ceyda aldı beni ofisime kadar yürümüş. Kendisiyle önce ananaslı pizza yemeye gittik sonra 3 mantarlı lazanya yedik o da kesmedi çikolata dükkanına gittik evet çılgın bir programdı :D.

Ofisimizde beğendiğim bir yazı

Üçüncü gün: 

Sabah shuttle saatinin erken olması sebebiyle ilk ben geldim bugün şirkete. Ben açtım kapıyı sonra da koltukta bir saat daha uyudum :D. 8.30’da uyandım mesai başladı. Bugün de yeni birkaç kullanışlı site, program öğrendim. Yazılım departmanındaki Arif abiyle 1 saat sohbet ettik baya ufkumuzu genişletti, çok şey sorduk o da çok güzel örneklerle açıkladı sonra Erol abi bizi coderların olduğu ve çok güzel etkinlikler düzenleyen GDG İstanbul grubuna aldı. Öğleden sonra Ulaşların yanına marketing departmanına uğradım neler yaptıklarına baktım sonra da finans departmanından Altuğ ile FIFA17 attık.

Haftanın geri kalanı:

4.gün kendi aramızda konuşuyoruz diğer stajyerlerle ve sanki bir aydır burada staj yapıyo gibi hissettiğimizi farkettik :D. Artık iyice alışmıştık, yavaş yavaş herkesi tanımaya başlamıştık. Ben özellikle gün içersinde CSS bilgimi geliştirmeye çalışıyordum ve sitemizde kullanıcılar için neler yaparsak daha efficient kullanabilirler onun üzerine rapor yazıyordum. Bazı arkadaşlardan yardım da aldım. Onlara buradan teşekkür ediyorum : Gökberk Yar, Dila Kurumahmutoğlu, Cansel Çile, Ceren Anıl ve Müge Kuşkon.

Cuma günü product departmanı olarak bir toplantı yaptık.Bizim Product Manager’ımız Volkan abi 43 sayfalık bir sunum hazırlamıştı bize onu sundu. Melih abi bir benzer sunumu da haftaya senden bekliyoruz dedi :D. Toplantıdan sonra product departmanının tam olarak ne yaptığını iyice anlamıştım ve oldukça doğru bir departmanda yer aldığımı farkettim çünkü yazılımda yer almak için çok yetersizdim teknik bilgim azdı, pazarlama departmanı falan da benim alanıma giren departmanlardan değildi.

 

İlk haftam böylece bitti. Haftasonum da çok güzel geçti Sakıp Sabancı Müzesinde gerçekleşen İlber Ortaylı’nın seminerine katıldım. Çok güzel bir seminerdi ve Mısır hakkında baya ilgimizi uyandırdı kendisi. Zaten anlatış tarzı, üslubu Tüm Türkiye’nin dilinde :D. Pazar günü de yine İstanbulda gezerek geçti. Sakıp Sabancı Müzesindeki Ai Wei Wei sergisi bir hayli ilginçti aşağıya sergiden bir fotoğraf koyuyorum ne kadar ilginç olduğunu biraz da size göstermek amaçlı 😀

 

Bu staj haftamın okul döneminden en farklı özelliği ise şehrin içinde yaşamam oldu. Çünkü okul döneminde Tuzlada kampusten dışarı çıkmıyoruz. Stajda ise resmen İstanbul’u yaşadım (trafiğiyle de beraber malesef). O açıdan farklı bir deneyimdi, İstanbuldaki iş hayatını insanların koşuşturuşunu görmüş oldum. Benim için farklı bir deneyim olmuş oldu.

 

İkinci haftam:

Haftanın ilk günü planlama toplantısıyla başladı. Bu toplantı 2 haftada bir yapılıyor önceki haftalar neler yapıldığı neler yapılamadığı konuşuluyor. Şikayetler ve memnuniyetler belirtiliyor. Sonrasında önümüzdeki iki hafta için neler yapılacağı belirleniyor. O işlere ortak kararla belli puanlar veriyor iş yükü ne kadar fazlaysa o işin puanı da o kadar fazla oluyor. Kısacası her şeyi düşündükleri çok güzel bir sistemleri var. Biz ürün departmanından 3 kişi katıldık toplantıya biri stajyer olan bendim, yazılım ekibinden de 8 kişi katıldı ve 2’si stajyerdi. Stajyerler olarak böyle toplantılar da yer almak işleyişi görmek bizim için çok güzel deneyim oldu. Öğlen de arabalara bindik hep beraber yemek yemeye Watergarden’a gittik. Orayı da daha önce görmemiştim beğendim.

 

Stajyerler

 

İkinci gün sabah yine bir sprint planlama toplantısı yaptık. Uzun bir toplantıydı. Son kısmında da glad/sad/mad bölünü oluyor. Herkes o iki hafta içinde memnun, üzgün ve öfkeli olduğu durmları farklı renklerdeki kağıtlara yazıp duvara asıyor. Sonrada bu kağıtlar okunuyor. Örneğin mad bölümüne sesli telefonla konuşulması ya da sad bölümüne şu projenin testinin tam yapılamaması tarzı. O hafta glad bölümüne yeni stajyer arkadaşların gelmesi yazılmıştı çok hoşumuza gitti, çok tatlıydı :D. Arif abi yazmış onu da, zaten iki hafta boyunca bizimle çok ilgilendi hatta bize nasıl kendimize blog sitesi yapacağımızı öğretti ve beraber yaptık. Evet artık sitem var ama hala düzenlemeler yapıyorum şuan. Meslek bölümüne Front-End Developer yazdım, ondan sonra adım front-end developer’a çıktı, Arif abi beni görünce front-end developerım benim demeye başlamıştı :D. İşte tam developer olmasak da yapıyoz 3-5 bişi. Bir de şuan ordaki Berkan abiden öğrendiğim bir siteden Front-End Development sertifikası alma yolundayım inşallah kısa sürede onu da bitirip gerçekten bir developer olurum.

 

Manzaramız ve ben

 

Benim son günüm perşembe günü oldu. O gün son kez sunumumu yaptım bütün departmana ve stajı bu şekilde noktaladım. Çok güzel bir deneyimdi, çok güzel şeyler katmıştı. Gece direk İzmir’e uçağım vardı haftasonumu da İzmir’de gezerek tatil yaparak geçirdim. Defne ve Cavitle buluştuk, İzmir Atatürk Lisesi’ne girdim güzel okumuş beğendim :D, oradan arkadaşlar varsa şuan bu yazıyı okuyan selam olsun onlara. Denemediğim yiyecekler denedim boyoz, bomba, torpil gibi. Güzel bir gezi oldu. Sonra tekrar okula döndüm daha 1 hafta vardı okulun başlamasına. İlk gün 4.levent shuttle durağında beklerken çekik gözlü biri yanıma geldi ve adres sordu baktım Sabancıyı soruyor aa dedim bende orada okuyorum. Konuştuk, sohbet ettik. Hong Kong’tan gelmiş o da exchange öğrencisiymiş.

 

with Maggie

 

Maggie ile arkadaş olduk, okulu gezdirdim tanıttım ilk defa Türk yemekleri denettim ve kendisinden Hong Kong hakkında tonla bilgi edindim kim bilir belki 2 yıl sonra da ben Hong Kong’a exchange’e giderim. Neyse bu yazı staj yazısıydı daha fazla konudan dışarı çıkmayayım :D. Sabancı Üniversitesinde olan herkese bu oryantasyon staj programını tavsiye ederim olmayanlara da staj kovalamalarını öneririm. Hem çok güzel bir deneyim oluyor hem de güzel insanlarla tanışıp güzel vakit geçiriyorsunuz. Bana da her zaman sorularınız veya sadece sohbet etmek için bile ulaşabilirsiniz.

 

 

 



Comments are closed.