BM – Günün ipuçları

BM

Günün İpuçları

Beni “Akkuyu”larda Merdivensiz Bıraktın

Beni “Akkuyu”larda Merdivensiz Bıraktın, Türkiye’de yeniden ama bu kez daha hararetli bir şekilde gündeme gelen nükleer enerji konusunu, şeffaf ve herkes için anlaşılabilir bir şekilde anlatıyor.

“Mülki ve idari erkân” tarafından sürekli “daha fazla enerji” deniyor. Türkiye’nin ekonomik gelişmesi ve sanayileşmesinin enerji açığını gidermeye bağlı olduğu vurgulanıyor. Bu ihtiyacı gidermenin yolu olarak da tehlikeli bir yöntem gösteriliyor: nükleer santral.

İşte bu can yakıcı meselede genel geçer hüküm ve algıların ötesinde gerçeklere, bizleri endişelendiren şeylerin ne olduğunu bilmeye ihtiyacımız var.

Niras ve BBC Media Action ortaklığındaki “Objective” isimli araştırmacı gazetecilik programının desteğini almış olan Beni “Akkuyu”larda Merdivensiz Bıraktın, bu denli güncel bir mesele hakkındaki ender ve bir o kadar da önemli bir çalışma…

beni_akkuyularda

 

 

 

 

 

Beni ‘Akkuyu’larda Merdivensiz Bıraktın” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizi bekliyor…

——————————————————————————————————————

Bazı konularda kendinizi cahil mi hissediyorsunuz?

Şimdi tanıtacağımız kitap, tanıdık; ama içeriği tam da bilinmedik konularla dolu ki, okudukça kendinizi bir anda İlber Ortaylı gibi hissedeceksiniz. O kadar çok şey bileceksiniz ki, yürüyüşünüz değişecek.

Bazı konular vardır, hani her bahsi geçtiğinde biraz utanma duygusu yaşarsınız! “Neydi bu, keşke bir okusaydım, şimdi bir iki kelime de ben ederdim” dediğimiz…

Kitabımızın adı Büyük Olayların Kısa Tarihi.

Başlıkların hepsi bir iki sayfa. Neler mi var içinde? Bazılarını sizin için derledik:

  • 6-7 Eylül olayları
  • 28 Şubat
  • Bozkurt-Lotus Davası
  • Çernobil Faciası
  • Dörtlü Takrir
  • Enver Paşa’nın Ölümü
  • Gece Yarısı Ekspresi
  • Independenta Faciası
  • İsrail Devleti’nin Kuruluşu
  • Johnson Mektubu
  • Kâbe Baskını
  • Kitapçık Krizi
  • Kore Savaşı
  • Körfez Savaşı
  • Küba Krizi
  • Madımak Olayı
  • Marshall Yardımı
  • Güneş Motel Olayı
  • Nihat Erim Suikasti
  • Sovyetler Birliği’nin Dağılması
  • Üsküdar Vapuru Faciası
  • Varlık Vergisi
  • Vietnam Savaşı

Bu başlıklar, sadece bazıları…

Kitap, ilk alanın elinde kalacak gibi, çünkü mutlaka bir kez daha okumak isteyeceksiniz.

 

Büyük Olayların Kısa Tarihi adlı kitap, Bilgi merkezi raflarında sizleri bekliyor…

 

—————————————0—————————————-

5 Ekim 2016

Hayat ve İnsana Dair Denemeler

Bu kitap, çok boyutlu bir sanatçının okuyarak, besteler yaparak, filmler çekerek, romanlar yazarak ve hepsini halkla iletişim halinde üretrek yaşarken birikmiş sözlerinin süzülmesinden oluşuyor.

Kitap, öyle güzel denemeler sunuyor ki, hem bilgi içerikli hem farkındalık sağlıyor hem de keyifle bir kez daha okunmayı sağlıyor.

Elinizden düşüremeyeceğinizin garantisini verebiliriz.

sanat

 

 

 

 

 

Sanat uzun Hayat Kısa” adlı kitap, Bilgi merkezi raflarında sizleri bekliyor…

————————————0————————————

31 Mayıs 2016

Yediden yetmişe her yaş için bir başvuru niteliğinde olan Bilimsel İlkelerin Küçük Kitabı’nda, bilimin temelini oluşturan iki yüzden fazla düşünceye tarih sırasına göre yer veriliyor. MÖ. 6. yüzyıldan başlayıp 21. yüzyıla kadar, günümüzdeki bilimsel birikimin oluşmasında büyük rol oynayan öncü bilimsel fikirleri özetleyerek okura sunan Bilimsel İlkelerin Küçük Kitabı’nda ayrıca, bilimsel çevreler tarafından kabul gören yöntemlerin unsurlarını ve bileşenlerini de tanıyacaksınız: * Aksiyomlar * Deneyler * Eşitlikler * İlkeler * Kuramlar * Modeller * Paradokslar * Teoremler * Varsayımlar * Yasalar Bu küçük kitabı tarih sırasına bağlı kalarak okuyabileceğiniz gibi karışık olarak da okuyabilirsiniz. Çünkü Bilimsel İlkelerin Küçük Kitabı’ndaki her madde kendi içinde bir bütündür ve çapraz başvuru kaynakları ile zenginleştirilerek okura sunulmuştur.

bilimsel-ilkelerin-kucuk-kitabi-kitabi

 

 

 

 

 

Bilimsel İlkelerin Küçük Kitabı” adlı kitap, Bilgi merkezi raflarında sizleri bekliyor…

——————————————————————————————————-

17 Mayıs 2016

Almanya’ya işçi göçü tarihinin, üyelerinin birçoğu Berlin Kreuzberg’de doğup büyümüş bu belki de en talihsiz kuşağı için çok şey yazılıp çizilmiştir. Onlar için “kayıp kuşak”, “arada kalmışlar” gibi yakıştırmalar yapılmıştır. Göçmen olmanın ağır yükünü taşımak bir yana, insanın doğduğu topraklardan uzakta hayatta kalabilmek için verdiği yaşam savaşının yıpratıcılığı bu insanların kimini kültürel uyuma, kimini direnişe yönlendirirken, bir kısmını da gerçekten arada bırakmıştır.

Berlin SO36’da (Kreuzberg) yaşayan Türklerin kaygıları, iş yaşamları, tarihleri, geçmişleri, kısacası hayat öyküleri birbirlerinden farklı da olsa “gurbet” algısı bu insanları bir arada tutmuştur. Bu sebeple Kreuzberg’de çocuk olmak (özellikle araştırmanın önemli bir kısmını oluşturan ikinci ve üçüncü kuşak için) isyan ve suçla özdeş görülmekte, kamuoyunda bir “yoldan çıkma” konsepti yaygınlaşmaktadır.

Alman Akademik Değişim Programı DAAD’ın desteğiyle, Almanya’ya işçi göçü tarihimizin en özgün olgularından birinin hikâyesini anlatan Zor İsimli Çocuklar, İkinci Dünya Savaşı sonrası yıkılan Kreuzberg’den başlayarak Türkiye’den işçi göçüne ve buradan da ilk diaspora kuşağının hayat akışına değinmektedir. Doç. Dr. Serhat Güney bu çalışmasında ayrıca özel olarak Kreuzberg’in gettolarına, buradaki müziğe, spora, ticarete ve kültüre dair olgulara akademik bir çerçevede eğilirken, edebi diliyle de okuyucuyu hikâyenin içine çekmektedir.

Ünlü Alman edebiyatçı Max Frisch belki de tüm bu hikâyeyi bir cümleyle özetlemektedir: “Biz işçi çağırmıştık ama insanlar geldi.”

zor_isimli_cocuklar

 

 

 

 

 

Zor İsimli Çocuklar” adlı kitap, Bilgi merkezi raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————————————-

19 Nisan 2016


Bu akşam da bilmem ne düğün salonundayım. Yemekli davet var. Her zamanki gibi çelengimizi önceden gönderdik, uygun saatte de yerimizi aldık… İçerisi çok kalabalık. İstanbul’da en çok sayıda kendilerinin olduğunu iddia eden bilmem nerelilerin dayanışma gecesi yapılıyor. Uzun masalara karşılıklı oturmuş, yemek yiyen, konuşan, öpüşen orta yaş ve üzerinde erkekler doldurmuş ortalığı.

Kalın bıyıklı, koca kafalı bir yerel sanatçı sazıyla bir şeyler çalmış, sonra da ara vermiş, dinleniyor… Sahnedeki takım elbiseli, beyaz gömlekli, enine çizgili bordo kravatlı, kel kafalı, ortadan uzunca boylu, heyecanlı adam kim? Benim tabii ki.

Pazarlıklar, imaj operasyonları, anket dümenleri… Bağlamalar, ayarlamalar, gecelere katılmalar, “yukarıya” ulaşmaya çalışmalar… Oy ve ilişki peşinde delidolu bir uğraş… İnsana aklını yediren bir takıntı… Arada, hayat ve anlam muhasebesi ve kırık bir aşkın tamirine dair solgun bir ümit…

Küçük ve büyük siyasetin deveranlarını, ikbal hesaplarını bütün hararetiyle anlatan trajikomik bir novella. Ercan Kesal’ın bilinen sahiciliğiyle, sıcak üslubuyla…

nasipse-adayiz

 

 

 

 

 

 

Nasipse Adayız” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

—————————————————————————————-

5 Nisan 2016

Fatih Özgüven’in dördüncü öykü kitabı Küçükburun. Kitabın içindeki At, Çocuk, Köpek, Benim Kendi Gremlinim, Fısıldaşanlar, İz, Adım, Soğukluk, Ördekler, Küçükburun, Yılan, Adam ve İştahsız adlı on üç öykü için, sanatçılar özel çalışmalar yaptı: Ahmet Sarı, Funda Özgünaydın, Erdem Ergaz, Turgut Mutlugöz, Ömer Faruk Şimşek, Komet, Ahmet Doğu İpek, İlhan Sayın, Kemal Özen, Leyla Gediz, Gökçen Cabadan, Sadık Arı, Emine Bora ve Can Akgümüş.

Özgüven’in kelime kullanımı, cümle kuruluşu ile neredeyse tasarruflu denebilecek hacimdeki öykülerinin derinlik ve çarpıcılıktan yana bir eksiği yok. Küçük şeylere mesafesiz, yakın bakışlar. Sıradana, gündeliğe, bedene ayarlı dikkatler. Bir köpeğin kırılan onurunu da görüyor, bir babanın vasiyetinde saklı kırılgan çocuğu da.

kucukburun

 

 

 

 

 

Küçükburun” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

—————————————————————————————————————

22 Mart 2016

Orhan Pamuk, 2006’da Nobel Edebiyat Ödülü’nü Türkiye’ye getiren ilk yazar oldu. Kitapları elli altı dile çevrilen, yazarlık serüveninin başlangıcından bu yana hem yoğun bir ilginin hem de tartışmaların odağı olan Pamuk hakkında, bu ödülden sonra, eserleriyle ilgili olmayan yorumlar katlanarak arttı. Bu kitap yeniden, yazarı, yarattığı edebi dünya içinde görme ve gösterme çabalarının bir ürünüdür.

Akademisyen, yazar, eleştirmen ve çevirmenlerin yazdığı on sekiz yazıdan oluşan kitap, Pamuk’un eserlerini daha önce pek değinilmemiş yönleriyle ele alıyor. Pamuk’un edebi dünyası bir yandan temsil ve siyaset, hayat ve sanat, roman ve resim, roman ve tarih, yazar ve kahraman, renkler, yolculuk vb. kavramlarla ele alınırken, bir yandan da romanlardaki anlatı teknikleri, metinler-arası göndermeler ve gerçekçi-modernist-postmodernist açılımlar sorgulanıyor. Bunların yanı sıra, Pamuk’un eleştirmenliğine, yazarlığının psikolojik temellerine, hümanizmine, eserlerinin entelektüel/siyasal çağrışımlarına, çeviri sürecinde yaşananlara ve kimi biyografik örtüşmelere de değiniliyor.
Bir bütün olarak düşünüldüğünde, Pamuk’un edebiyatının niteliklerini ortaya koyan ve onu edebiyat ve kültür tarihi içinde konumlandıran bu çalışma, Orhan Pamuk okumalarını zenginleştiren çok değerli bir katkı özelliği taşıyor.

orhan_pamukun_edebi_dunyasi

 

 

 

 

 

Orhan Pamuk’un Edebi Dünyası” adlı kitap, Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

———————————————————————————————————————–

15 Mart 2016

Her gün aynı sorularla yüzleşiyoruz :

Ne istiyorum? Ve onu nasıl elde edebilirim? Nasıl daha mutlu yaşar ve daha verimli çalışırım?

Avrupa’nın en çok satan kitaplarından. Karar Kitabı, en çok bilinenden (zaman yönetimi için Eisenhower Matrisi) en az bilinen ama aynı derecede kullanışlı olana (İsviçre Peyniri Modeli) kadar, İşletme yüksek lisans derslerinde ve başka alanlarda kullanılan ve bu sorunları çözmenizde size yardımcı olacak en iyi elli karar verme modelini tek bir kitapta topluyor. Hatta kitabı bitirdiğiniz zaman öğrenmiş olacağınız her şeyi nasıl hatırlayacağınızı da gösteriyor.

Şık ve düzenli olan bu küçük kara kitap, çok güçlü bir servet. İster bir sunum hazırlamak ya da birinin ticari fikrine değer biçmek için, ister kendinizi daha yakından tanımak için bir plana ihtiyacınız olsun, görsel yardımcı araçlarla dolu bu eşsiz rehber, sorularınızı basitleştirmekte ve doğru karara doğru adım atmanızı sağlamakta size yardımcı olacaktır.

stratejik_karar

 

 

 

 

 

Stratejik Karar Kitabı” adlı kitap, Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

—————————————————————————————————

8 Mart 2016

İş Dünyası İletişim Rehberi’nde, öncelikle iletişimin ne olduğu, niteliği ve kayıpları/sorunları nelerin teşkil ettiği vb. hususların tartışıldığı bir giriş bölümü oluşturulmuş; sonrasında da iletişim, yazılı ve sözlü olmak kaydıyla iki ana başlığa ayrılarak, incelenmiştir. Bu bağlamda yazılı iletişimde meselelerin ekserisini teşkil eden rapor iş mektuplarında ikna ediciliğin nasıl temin edileceği, e-posta vb. sanal iletişim kanallarında hedefe yönelik etkili söyleme nasıl ulaşılacağı, metinler aracılığıyla olan tartışma ve polemiklerden galip ayrılmayı sağlayacak dilsel stratejiler, başarılı bir reklam metni üretiminde kritik noktaların neler olduğu, yazılı iletişimde detaylar: sorunlar ve bunlardan kaçınma kılavuzu, hızlı ve nitelikli okuma teknikleri gibi hususlar üzerinde durulmuş; sözlü iletişimde ise, sunum brifinglerde ikna ediciliğin ne şekilde sağlanacağı, mülakat ve iş görüşmelerinde hedefe yönelik etkili söylemin hangi stratejilere bağlı olarak temin edileceği, toplantılarda görüş ayrılıklarına dayalı tartışma ve polemiklerden galip ayrılma taktikleri, tanıtım ve pazarlama sunularında başarıya götüren kritik noktaların neler olduğu, müzakerelerde daima kazanan olmanın sırları, psikoloji, bilinçdışı ve dil ekseninde yeni bir iletişim modeli olarak NLP ile etkili ve nitelikli dinleme teknikleri gibi konular irdelenmiştir. Söz konusu mevzulara ilişkin kritik noktaları teker teker ele almak ve bu bağlamda çeşitli dilsel strateji ve taktiklerden istifade ile nasıl çok daha verimli bir iletişim zemini kurulabileceğini göstermek, bu çalışmadaki öncelikli hedeflerin başında gelmektedir.

is_dunyasi

 

 

 

 

 

İş Dünyası İletişim Rehberi” adlı kitap, Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————

Yaratıcılık – Kusursuz Suç

“Bu kitabı gizli bir anlaşma olarak düşünün ya da isterseniz bir manifesto. Kendinizi de, sevgili okur, kendi entelektüel veya sanatsal ‘suç’ alanını keşfetmeye davet edilen bir suç ortağı olarak kabuledin.”

Philippe Petit, 1974’te (11 Eylül saldırılarıyla sonradan yıkılacak olan) İkiz Kuleler arasında baş döndürücü bir yükseklikte gerçekleştirdiği epik ve yasadışı ip cambazlığı gösterisinden önce de asıl tutkusu sanatının taleplerine cevap vermek olan bir sanatçıydı. Kendisi sadece ölüme meydan okuduğu bu gösteriyle değil; sihirbaz, sokak jonglörü, tasarımcı ve yazar kimlikleriyle de tanınıyor artık.

Petit, kabul edilene isyan ederek imkânsıza daima meydan okudu ve onu her defasında alt etmeyi başardı. Yaratıcılık sürecinde kullandığı tekniklerle bir suçluya öykünse de o, “bir kanun kaçağından ziyade, entelektüel isyanın tohumlarını eken bir şair”. Stratejileri ve içgörüsü aktörden müzisyene, yazardan ressama sanatın tüm dallarında eser verenler için ilham kaynağı olmaya devam etse de, sözleri yaratıcı bir yaşam sürme sanatıyla meşgul olmak isteyen tüm meraklı ruhlar için bir davet.

Yaratıcılık

 

 

 

 

 

Yaratıcılık Kusursuz Suç” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

—————————————————————————————————

Memleketi Ben Kurtaracağım!

Bu kitapta, hem ülkeyi yönetmeye talip olduğum bazı siyasi yazılar, hem de politikayla hiiiç ilgisi olmayan makaleler bulacaksınız.

Misal ilk bölümde otobiyografimi kaleme aldım. Henüz genç bir kız olduğum için 7 yazıda bitti. Gülecek bir şey yok, daha bir espri yapmadım!

Kitapta ayrıca, diyetten antidepresanlara, astrolojiden sosyal medyayı nasıl kullanmanız gerektiğine, pek çok anekdot ve tavsiyem var. O bölüme bir kişisel gelişim kitabı muamelesi yapabilirsiniz. Yazıları dikkatle okuyup, benim yaptıklarımı asla yapmazsanız, kişisel olarak gelişeceğinize inanıyorum. Ama çok da fazla gelişmeyin. Madonna vücut geliştireyim dedi, kolları ne oldu gördünüz…

Yani ismine aldanıp sadece siyaset okumak için kitabı alan ve şu an iade etmeye karar verenler, paranızı geri vermeyeceğiz! Yedim bile ben o parayı! Simitle üçgen peynir aldım, yedim. Paranızı değil, ama ülkenin hali yüzünden kaybettiğiniz kahkahanızı geri verebilirim belki. Ümidim o.

Milletçe ortak üst kimliğimizin bir huni olabileceği, kafayı sıyırdığımız şu dönemde, bir iddiam var: Kapaktaki cankurtaran üniformalı temsili fotoğrafımın da anlattığı gibi, memleketi ben kurtarabilirim! En azından denerim. Durumumuz daha iyi olur mu, bilmiyorum. Ama daha kötü olamaz diye düşünüyorum! En azından acık güleriz be? Ha?

memleketi_ben_kurtaracagim1

 

 

 

 

 

 

 

Memleketi Ben Kurtaracağım!” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————————————-

21 Aralık 2015

Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü!

Orta Doğu’nun en parlak yıldızı olarak nitelenen Etgar Keret’ten soluk soluğa okunacak bir kara mizah şaheseri: Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü!

Prensip sahibi olduğundan otobüsünü asla bekletmeyen bir şoför, Interpol’ün peşine düştüğü küçük bir kız kılığına girmiş bir cüce, cehennem kapısındaki küçük delikten yakınlardaki bir kasabaya inen insanlar, sadece intihar edenlerin gittiği ve içinde yaşadığımızdan pek farkı olmayan sıkıcı bir öbür dünya, merhamet sahibi bir tetikçi ve merhametsiz bir Tanrı… Keret’in dünyası hareketi, oyunbazlığı ve hayalle gerçeği incelikle kaynaştırmasıyla benzersiz bir okuma tecrübesi sunuyor. Günümüz insanının hayatının sıradan kesitlerini zarif dokunuşlarla bileyerek gerçekliğin sınırlarını yeniden tanımlayan bu ironi ve mizah yüklü, keskin öyküler sayfalara sığmamaya, okuyanların zihinlerine kancalar atmaya fena halde niyetli.

Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü; tuhaf, iddialı ve bangır bangır sesiyle kolay kolay unutulmayacak bir kitap.

tanri_olmak_isteyen

 

 

 

 

 

 

 

Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

—————————————————————————————————————————

8 Aralık 2015

Türkiye Manzaraları

30 Mayıs 1836’da Viyana’da Franz von Werner adı verilen bir çocuk dünyaya geldi. Bu çocuk büyüdü, iyi bir eğitim aldı ve sonra da asker olmaya karar verdi. Kırım Savaşı’na katılmak üzereyken Galiçya’da birliğinden kaçarak Osmanlı Devleti’ne sığındı. Belki de iki erin kurşuna dizilmesine tepki göstermişti. Teğmen rütbesiyle Osmanlı ordusuna alındı, adı Murad Efendi oldu. Çoğunu Polonya milliyetçisi subayların oluşturduğu Gâvur Alayı diye anılan birliğe katıldı. Komutanı Mehmet Sadık Paşa, 1851’de Müslüman olmuş Polonyalı şair Michael Czaikowski’ydi. Ama dinini değiştirmedi. 1858 başlarında ordudan ayrıldı, Osmanlı hariciyesi bünyesinde çalıştı, Berlin Büyük Elçiliği makamına kadar yükseltildi. Edebiyat ve sanat dostu bir çevreye sahip olan Murad Efendi’nin 1869’da bir şiir kitabı, bunun ardından da 1871’de III. Selim adındaki trajedisi yayınlandı. 1877’de bütün Avrupa’nın gözünün Doğu meselesine çevrildiği sırada Türkische Skizzen (Türkiye Manzaraları) yayınlandı. Murad Efendi, 1877 yılının haziran ayında bir daha dönmemek üzere İstanbul’dan ayrıldı. 8 Eylül 1881 sabahı görev yerinin değiştirileceği ve Berlin büyükelçiliğine terfi edeceği haberini aldığında çok sevinmişti, ama 12 Eylül 1881 sabahı hizmetçisi, Murad Efendi’yi masasının üzerine başı düşmüş vaziyette cansız buldu, mumlar tamamen yanıp tükenmişti. Çok yönlü bir yazar olan Murad Efendi, kısa ömrüne rağmen edebiyatın çeşitli türlerinde 18 eser vermişti. Türkçeyi, üstün dil öğrenme yeteneği sayesinde o kadar iyi kavramıştı ki, divan şiirinden Almancaya tercümeler yapıyordu. İki ciltlik bir seyahatname olan Türkiye Manzaraları, gezi notları türünde yazdığı tek eserdir. Yazar, bu eserinde içinde bulunduğu Osmanlı toplumuna ait izlenimlerini olabildiğince yansız, ama muhteşem bir üslupla anlatmakta, Avrupalı okura hemen hemen hiç tanımadığı “Osmanlılığı” tanıtmaya çalışmaktadır. Türkiye Manzaraları yabancı seyyahların kaleme aldığı seyahatnamelerden farklıdır çünkü içeriden bakılarak yazılmıştır ve Osmanlı toplumunu, yaşam felsefesinden, edebiyatına, idari işleyişinden, ordusuna ve siyasal yaşamına kadar ayrıntılarıyla kavramış bir adamın kaleminden çıkmıştır.

turkiye_manzaralari

 

 

 

 

 

 

 

Türkiye Manzaraları” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

—————————————————————————————

17 Kasım 2015

Edebiyat Ne İşe Yarar?

İnsan neden okur? Edebiyat okumanın hoşça vakit geçirmek dışında bir faydası olabilir mi? Üniversitelerde neden edebiyat bölümleri vardır? Edebiyatın iyi ahlak sahibi, entelektüel bakımdan gelişmiş bireyler yetiştirmeye hizmet ettiği söylenebilir mi hâlâ? “Disiplinimizi geliştirmekle yükümlü öğretmen ve araştırmacılar olarak bizler, verdiğimiz uğraşın haklılığını gösterecek daha kuvvetli gerekçelere fena halde muhtacız,” diyor Rita Felski. “Estetik değerin faydadan ayrı tutulamayacağını, bununla birlikte metinlere bağlanma biçimlerimizin sıradışı bir çeşitlilik, karmaşıklık, hatta öngörülemezlik sergilediğini” öne sürüyor. Edebiyatın anlamının sunduğu faydada yattığını öne sürmenin “muazzam bir pratikler, beklentiler, duygular, umutlar, hayaller ve yorumlar alanını”, bir bakıma “akla hayale sığmayacak kadar bereketli, girift, bulanık, sancılı ve çapraşık bir alanı” soruşturmaya açtığını savunuyor.

Felski’ye göre okur ile edebiyat arasındaki etkileşim dört tarzda gerçekleşiyor: Okurun kendini kitapta bulduğu, kendini öteki olarak teşhis ettiği tanıma süreci, yapıtın içine çekildiği ve etkisinden kurtulamadığı büyülenme süreci, geçmişe veya başka yerlere dair bir şeyler öğrendiği bilgi amaçlı okuma tarzı ve okuru şaşırtarak verili olan üstüne düşündürmek isteyen yapıtın başvurduğu şok stratejisi. Bu tarzları ele aldığı dört bölümde yazar edebiyat teorisi ile edebiyata ilişkin yaygın kanılar arasındaki uçurumu kapatmaya çalışıyor.

Okurun kendi okuma uğraşı hakkında, kurumların ise edebiyat eğitiminin gerekçeleri hakkında daha bilinçli olmasına yardımcı olmayı amaçlıyor.

edebiyat-ne-ise-yarar

 

 

 

 

 

 

 

Edebiyat Ne İşe Yarar?” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

——————————————————————————————————————————–

10 Kasım 2015

Yaşamın İçinden Atatürk Anıları

“Kurucu Cumhurbaşkanı trenden indi. Kendisini yürekten karşılayanları vakur bir gülümseyişle selamladı. Tam bu tarihsel anda küçük Hanri babasının elinden kurtulup, Ata’nın eline yapıştı.

Ata bir yandan Hanri’nin kıvırcık saçlarını okşarken, bir yandan da halkına şu altı en az iki kere çizilecek sözleri söyledi:
– Ellerinizi birbirine değil gökyüzüne tutun, başınıza vurun. Çünkü ufukta Cihan savaşı var…

“Büyük Ata, Küçük Hanri’nin elinin bırakmadı. Onu da aldı kompartımanına. Çoğu kez olduğu gibi, rakısını ve leblebisini getirdiler. Hanri, karşısına oturduğu Ata’sını hayran hayran seyredip dinlerken, bir yandan da tabaktaki leblebilerini yiyip bitirdi.”

Yaşamın İçinden Atatürk Anıları” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

——————————————————————————————————

27 Ekim 2015

Mutluluk Paradoksu

Mutluluk bir arayışın sonunda ulaşacağımız bir yer değildir. Hem güvenlikten vazgeçme ve riskli alanlara yönelme, hem de riskten kaçma ve güvenliğe ulaşma durumudur. Mutluluk işte bundan dolayı bir paradoks içerir.

Mutlu bir yaşam rüyası Platon’dan bu yana tüm filozofların ve günümüzde de terapistlerin zihnini hep meşgul etti. New Age kültlerinin ve Prozac kullanımının yükselişi Batı kültüründe mutluluk arayışının nasıl bir saplantı haline geldiğini göstermiyor mu? Mutluluk Paradoksu işte bu çağdaş saplantıyı inceliyor.

Ziyad Marar bize aradığımız mutluluğun ulaşılmaz olduğunu ve onu arama çabalarımızın çoğunun boşa gittiği, hatta bunun benliğimizi tükettiğini anlatıyor. Bir tarafta maceraya atılma veya kendini ifade etme; diğer tarafta başkaları tarafından onaylanma ve benimsenme ihtiyaçları arasında kapana kısıldığımız için sürekli olarak şu veya bu ölçüde acı çekiyoruz. Kendimizi iyi hissetme, ama aynı zamanda iyi bir insan olma arasındaki çelişki benliğimizde bir yarık açıyor. Kendimizi özgür hissetmek için kuralları çiğnemek istiyoruz ama başkalarının bizi onaylaması için kurallara uymamız gerek. Ne onaylanma arzusundan vazgeçebiliyoruz, ne de özgürlük arayışından. Bu gerilimler Freud’un mutlu bir yaşamın iki yüzü olarak tanımladığı iş ve aşk yaşamına da nüfuz ediyor.

Ziyad Marar birçok filozof, sosyolog, psikolog, şair, yazar ve film yönetmeninden, Freud, Tolstoy, Rousseau, Nietzsche, Neruda, Dickens, Adam Smith, Sartre, Marx, Engels, Shakespeare’den alıntılarla seküler bir kültür içinde yaşamına bir anlam kazandırmak isteyenlere yeni ufuklar açıyor ve bize geleneksel yollarla mutluluğu aramak yerine çağımızın temel paradokslarından biriyle yaşama cesaretini öneriyor. Londra’da yaşayan Ziyad Marar Sage Publications’ın baş editörü.

 

“Mutluluk Paradoksu” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

——————————————————————————————————-

20 Ekim 2015

Olmak İstediğiniz İnsanla Tanıştınız mı?

Yaptığım iş benim için anlamlı mı? Kendimi geliştirmem için bana fırsat tanıyacak mı? Yeni şeyler öğrenecek miyim? Şöhret ve başarı ne kadar yakınımda? Bana sorumluluk verilecek mi? Bu sorular beyninizi kemirip dururken hayatı ıskaladığınızı, aslında bambaşka biri olmak istediğinizi hatırladığınız oluyor mu?

Clayton, size şöyle olun, böyle olun demiyor. Belki de en zor şeyi, kim olmak istediğinize karar vermek için neyi, nasıl düşünmeniz gerektiğini anlatıyor.

Dünyaca ünlü bir inovasyon gurusunun kanser hastalığının pençesinde okuma, yazma, hatta konuşma yetilerini kaybettiği bir dönemde hayata nasıl tutunduğunu merak ediyor musunuz?

Bu kitap, karşısına geçtiğiniz bir ayna, güçlü ve gerçekçi. Gözlerinizi açın ve kendinize daha dikkatli bakın!

“Yaşamınızdaki kararları, geçmişte olanlara veya başka insanların başına gelenlere bakarak almayı düşünebilirsiniz. Geçmişten mümkün olduğunca çok şey öğrenmelisiniz; özellikle bu konuları incelemiş bilginlerden ve karşılaşacağınız sorunların benzerlerini yaşamış insanlardan. Ama bu, geleceğe adım atarken hangi enformasyonu ve hangi öneriyi kabul edeceğimiz ve hangisini göz ardı edebileceğimiz sorununu çözmez. Bunun yerine, neler olacağını öngören güçlü bir teoriyi kullanarak başarı şansınızı artırabilirsiniz.”

 

Olmak İstediğim İnsan” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

——————————————————————————————–

6 Ekim 2015

Günümüzde küreselleşme süreci ve yapısal uyum politikaları ile birlikte, tüm dünyada bir taraftan zenginlikler artarken, diğer taraftan eşitsizlik, güvencesizlik, adaletsizlik ve bağımlılık giderek derinleşmektedir. Sosyal politikalara duyulan gereksinimi artıran bu gelişmelere karşılık refah devletinin işlevi giderek zayıflamaktadır.

Sosyal dışlanma ekonomik etkinliklere katılım, sınıflı toplumsal yapının katmanları arasında dağılım ve siyasal yapıda kurumsal işlevsizlik olarak kendini göstermektedir. Mekansal bakımdan bir arada yaşamasına karşın, toplumun kurumlarına erişememek, işleyişini etkileyememek, sonuçlarından yararlanamamak bireyin dışlanması anlamını taşımaktadır.

Sosyal Dışlanma” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————-

29 Eylül 2015

Aşkın bir mucize olduğunu mu düşünüyorsunuz? Romeo ile Juliet’in başına gelenler bir mucizenin sonucu muydu yalnızca?… Peki ya her şey kimyanın bize bir oyunuysa…

Belki de aşkın doğaüstü bir durum olduğu düşünüldüğü için bilim bunca zamandır uzağında tutuldu bu duygunun. Yüzyıllardır kendileri de aşık olan şairler ve yazarlar, edebiyatın büyüsüyle çözmeye çalıştılar aşkı. Şimdiyse bilimin tarafsız eli değiyor bu duygunun ince sırrına…

Aşk Bilimi, işte bu yönde atılmış bir adım. Aşkın doğasına ve kimyasına dair ne kadar sır varsa, yanıtlarını bu kitapta bulacaksınız…

Psikolog Glenn D. Wilson ve gazeteci Chris McLaughlin bu kitapta, aşk, çekicilik ve cinsel davranışlar üzerine yapılan en yeni uluslararası araştırmaları değerlendirmek üzere bir araya geldiler. İnsan duygularının nedenleri, karmaşıklığı ve kadınlarla erkekler arasındaki çiftleşme oyununun farklılıklarını anlamaya ilginç ve tartışmalı bir yaklaşım getiriyorlar.

Aşk Bilimi” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————-

4 Ağustos 2015

Bunca zaman sonra daha eşit, daha güçlü, daha özgür bir konumda olması gerekirken biz kadınlar, şimdi yaşamak, hayatta kalmak için uğraşıyoruz. Sokakta yürüyebilmek, sevebilmek, dayak yememek, tecavüze uğramamak, satılmamak için kan döküyoruz.

Burçe Bahadır, kocasını öldürmekten hüküm giymiş iki kadınla ve karısını öldürmüş üç erkekle hapishanede konuştu. Öldürülmüş bir kadının babasını, bir başkasının ablasını dinledi. Cinayetlerin hikayesini yazdı. Ölü Kadınlar Memleketi, kadın cinayetlerinin neden politik cinayetler olduğunu anlamamızı sağlıyor. Nasıl yakınımızda olduklarını, içinde yaşadığımız atmosferin bu cinayetleri nasıl kolaylaştırdığını görüyoruz.

“Son sözün ne olur?” diyorum. Havva gözlerini gözlerime dikiyor. Ama şimdi ne çenesini kaldırmış öfkeyle, ne de sinirden elleri titriyor; öyle bırakmış kendini, öyle acılı, öyle yalnız ve çaresiz: “Eğer ki bir erkek seni öldürürüm diyorsa, kadın ona inansın” diyor.

Ölü Kadınlar Memleketi” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————————————

20 Temmuz 2015

Fotoğrafın Küçük Tarihi 
Walter Benjamin 

Fotoğraf Görüntüsünün Varlık Bilimi 
Andre Bazin 

Fotoğrafı Yeniden Keşfetmek 
Rosalind E. Krauss 

Çağdaş Sanat Akımları ve Fotoğraf 
Beyhan Özdemir 

Fotoğraf ve Toplumsal Değişme 
Merter Oral 

Yokoluş Sanatı 
Jean Baudrillard 

Baudrillard ve Fotoğraf 
Orhan Alptürk 

Kimliğin Hiper Gerçek Boyutu ve Fotoğraf 
Sadık Tumay 

Çağdaş Sanatta Fotoğraf Kullanımı ve Türkiye’de Fotoğraf Temelli Sanat Üzerine Düşünceler 
Ahu Antmen 

80’den Günümüze Türk Fotoğraf Sanatına Genel Bir Bakış 
Birsel Matara 

Siyasetin İfadesi-Fotoğrafı Düşünmek 
M. W. Marien 

Fotografik Göstergebilimin Kısa Tarihi
Göran Sonesson 

Fotoğraf Neyi Anlatır” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

—————————————————————————————————————————–

 9 Haziran 2015

Sizi siz yapan nedir? Elbette kişiliğiniz.
Cevabın bu kadar kısa olması sizi yanıltmasın çünkü merak konusu olan kişilikle ilgili şimdiye kadar birçok şey yazıldı, söylendi, düşünüldü ve üretildi.
Tüm bu birikimlerden yararlanarak yazılan “A’dan Z’ye Kişiliğiniz” anlaşılır dili, eğlenceli anlatımı ve örneklemeleriyle kişiliğin derin dünyasında bir gezinti niteliğinde.
Amerika’da çok popüler olan “The Complete Idiot’s Guide” serisinin Türkiye’de yayınlanan bu ilk kitabının en büyük özelliği herkese hitap etmesi.
Eğer kişilik konusunda hiçbir fikriniz yoksa doğru bir kaynakla yola çıkıyorsunuz. Unuttuklarınızı hatırlatmak, bildiklerinizi pekiştirmek ve ertelediklerinizi hayata geçirmek için yardımcı olacak bu kitabı mutlaka edinmelisiniz.
Kişilikle ilgili temel gerçekler,
Günümüze kadar üretilen kişilik kuramları ve onların kuramcıları,
Psikolojik testlerin tüm yönleri,
Kalıcı ve geçici kişilik özellikleri,
Tüm kişilik bozuklukları,
Kişiliğinizin aşk, iş hayatınıza ve geleceğinize etkileri,
Davranışlarınızı ve inandıklarını değiştirmek, geliştirmek ve yardım almak üzerine tavsiyeler.

A’dan Z’ye Kişiliğiniz” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

———————————————————————————————————

2 Haziran 2015

Genç bir üniversite öğrencisi için özgürlük ne anlama gelir? Sıcak bir yatak, bir çalışma masası, yiyecek yemek ve kimseye muhtaç olmadan günlük ihtiyaçlarını karşılayacak parası olması yeter mi? Özgürlük bir gencin nelere sahip olduklarıyla mı, yoksa nasıl var olduğuyla mı ilgili? Bu sorular kendini ve yaşamı ciddiye alan bir genç için önemli.

Üniversite öğrencisi Timur ile profesörlükten emekli Yakup Bey tanışırlar. Yakup Bey, Timur’un gözlerinde duygu, düşünce ve davranışlarıyla yaşamı özgürce kucaklayamayan, özüne ulaşamamış bir gencin iç yalnızlığını ve burukluğunu görür. Aylar sürecek bu sohbet Timur için kültür robotluğundan “şahsiyet” olmaya götüren bir özgürlük yolculuğuna dönüşür.

Gerçek Özgürlük” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

——————————————————————————————————————————-

12 Mayıs 2015

Ulusal kültür politikaları her ülkede kendine özgü bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Ama şekli ne olursa olsun, ulusal kültür politikalarının karşısındaki en önemli sorun, küreselleşmeyle kurduğu ilişki biçimidir.

Küreselleşme ile kültür arasındaki ilişki konusunda iki karşıt görüş mevcuttur. Bölgesel kimliğin önemini savunan birinci görüşe göre, küreselleşme bizi kültürlerin pazara tabi olduğu ve hiyerarşik bir çerçeveye yerleştirildiği standartlaşmış bir dünya felaketine götürmektedir.  Kültürün endüstriyelleşmesini destekleyen ikinci görüşe göre ise, küreselleşme özellikle yerel kültürün gelişmesi için yeni bir fırsattır.

Teknolojik küreselleşme alternatif kanalların çoğalmasıdır, ama bu çoğalma zenginleştirici bir etki mi yapar yoksa etkileşimi arttırarak yeni bir tektipliğe doğru mu gider? Teknolojiyi kültürel alışverişin yeni bir dinamiği olarak kullanmak mümkün müdür, yoksa küresel sanatla yerel kültür gittikçe ters uçlara savrulup kültürel kategoriler arasındaki ayrımı daha da mı derinleştirir?

Kültür politikaları kavramı 20. yüzyılın başından beri gittikçe önem kazansa da, tek bir eksen üzerinden tartışılabilecek bir konu değildir ve diğer disiplinlerle de bağlantı kuran etraflı bir değerlendirme gerektirir.

Çeşitli ülkelerdeki farklı yaklaşımlara ve somut bazı olaylara yer veren bu çalışma, kültür politikalarının çağdaş dünyadaki geleceği üzerine bilimsel bazı gözlemleri açıklamayı ve gittikçe daha fazla tartışılan bu konuya yeni yaklaşımlar sunmayı amaçlıyor.

Ulusal Kültürlerin Sonu mu?” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

—————————————————————————————————————

5 Mayıs 2015

“Vicdanımız kuruyor. Babalarını erken kaybetmiş yetim çocukların masum başlarını koyacakları göğüsler çoktan çöktü, farkında mısınız? Göğüs çöktükçe zulüm tepemizde kalıyor. Kavisli ve dolaşık geçmişimizse, bozuk düzenimizin telleri olmuş. Duyduğunuz sesler bu yüzden içli ve bu kadar derinden geliyor.

Şimdi bir türlü sığamayıp, delice bir kavgaya tutuştuğumuz, adına Anadolu denen şu kadim topraklarda, binlerce yıl önce hüküm sürmüş, bir Hitit kralının oğullarına bıraktığı vasiyete bakın isterseniz: ‘Öldüğümde beni, usulünce yıkayın, göğsünüze yaslayın ve toprağa bırakın.’ Bu kadar.” Hayatın en yalın ve en efsunlu meseleleri, ölüm ve yaşam, annebaba-çocuk arasındaki zor muhabbet, büyümek ve yaşlanmak üzerine… Vefalı bir oğulun gözüyle. Bilhassa ölümün, ölümle başetmenin olağanüstülüğü ve olağanlığı üzerine…”Alışmaya” direnen bir hekimin gözüyle.

Taşranın sıcak kucağı ve serin kasveti üzerine… Orayı hem içinden hem dışından bilen bir evladının gözüyle. Türkiye’nin ipin ucundaki yakın tarihinin gölgesi… Kalbi avucunda birinin gözüyle.

Ercan Kesal’dan, aynanın kenarındaki fotoğraflar misali hayat parçaları, sohbet makamında insan hikâyeleri.

Peri Gazozu” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

———————————————————————————————————————

28 Nisan 2015

Maceraperest Jön Türkler mi, sömürgecilik mi? Hangisiydi Osmanlıların Birinci Dünya Savaşı’na girmesine neden olan? 1915 Felaketi’ni yalnızca Osmanlıları yargılayarak anlamak mümkün mü?

Altay Cengizer, mutlak iyilerle kötülerin yer değiştirdiği, kimsenin kerevetine çıkamadığı bir tarih masalını adil hafızanın süzgeçlerinden geçirerek yeniden anlatıyor. Bu masalı okurken bir kez daha hatırlayacaksınız, kimdi Jön Türkler, ne yapmak istiyorlardı? Sömürgecilik ve emperyalizmi unutarak vicdanlı bir masal anlatmak mümkün mü?

Tarihe hafızasını ve tarihselliğini iade eden bu kitapta, Cengizer, tarihi bir hesaplaşma alanı olmaktan çıkarıp Birinci Dünya Savaşı’nın galiplerine ve mağluplarına, yüzyılın güç ilişkilerine, Jön Türkler’e, Ermeni Tehciri’ne yeniden bakıyor.Masalın olmasa da tarihin hafızaya ihtiyacı vardır: “Kimsenin acısını küçümsemeden, acılar arasında bir hiyerarşi yaratmadan kendi acılarımızı hatırlamak mümkün ve gereklidir.”

Adil Hafızanın Işığında” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

——————————————————————————————————

21 Nisan 2015

Kamuoyu araştırmalarına göre, Türklerin en sevdiği milletlerin başında Japonlar geliyor. Platonik bir aşkı andıran bu sevgi, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin artmasıyla, özellikle de nükleer santral inşası alanındaki işbirliğine paralel olarak artık Japonya’da da bir karşılık bulmaya başladı. George Friedman gibi kimi stratejistler, önümüzdeki yüzyıl içinde Türkiye ile Japonya’nın daha da yakınlaşacağını ve hatta askerî güçlerini birleştirerek dünya dengelerini değiştireceklerini öngörseler de iki ülke ilişkilerinin gerçek anlamda stratejik ortaklığa evrilmesi için daha çok zamana ihtiyaç olacak. Gelecekteki yakın işbirliği ve dayanışmanın oluşması için tarafların birbirlerinin tarihini, kültürünü bilmesi ve araştırması gerekir. 

Türkiye’deki Japonya bilgisine baktığımızda, son yıllarda artmaya başlayan kaliteli bilimsel yayınlar hariç tutulursa muhayyel-hayalî bilgilere göre kaleme alınmış bir literatürün varlığı görülebilir. Bunun en büyük sebebi, şimdiye kadar Japonya konusunda çalışma yapanların büyükçe bir kısmının Japonca bilmemeleri, daha doğrusu konu uzmanı olmamalarıdır. Japonya’yı sadece tanıyanların değil anlayanların, Japon karakterinin nasıl olduğu hakkında tahmini olanların değil bilgiye sahip olanların çalışmaları, Türk-Japon İlişkilerini şekillendirenlere kaynaklık edecektir. 

Doç. Dr. Ali Volkan Erdemir’in Japonya’da Türk İmgesinin Oluşumu: 1890-1914 adlı kitap çalışması, özellikle içerdiği Japoncadan yapılmış çeviriler bakımından önemli olup bu yönüyle bir kaynak eser olarak tanımlanabilir. Osmanlı topraklarında Türklerle doğrudan ilişki kurmuş ve onlarla bir arada yaşamış Japonların gözlemlerinin ve görüşlerinin belgeleriyle ortaya konması, çalışmanın değerini artırmaktadır.

Japonya’da Türk İmgesinin Oluşumu” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

———————————————————————————————————————————

14 Nisan 2015

Kişilerin iç dünyalarındaki duygu ve düşüncelerini, kendilerine ait olan yanlarını başkalarıyla paylaşma düzeyleri, onların psikolojik açıdan sağlıklı bir yaşam sürdürmeleriyle de ilgilidir. Bu haliyle bakıldığında gerek kişilerarası ilişkilerde gerekse kişinin kendi iç dünyasında dengeyi yakalayıp huzuru sağlayabilmesinde kendini açma davranışı büyük öneme sahiptir.

Günümüzde bireylerin kendilerine ait duygu, düşünce ve problemlerini hangi şartlarda dile getirebilecekleri, bunları kimlerle, ne kadar ve nasıl paylaşacakları sorularının cevabını burada bulacaksınız. Çünkü kendini açma öylesine ve gelişigüzel bir davranış değildir, olmamalıdır.

Kişi her yer ve zamanda herkese kendini açmamalıdır. Kendini açma, uygun yer ve zamanda uygun kişilere yönelik olmalıdır. Aksi halde kendini açma davranışı başınızı ağrıtabilir, canınızı sıkacak sonuçlar doğurabilir.

Bu kitap, kendini açmanın teorik yapısının yanında konuyu destekleyen çeşitli örneklerin de verildiği, yıllar süren araştırmaların ürünüdür ve bu alanda bir ilk olma özelliğini taşımaktadır. Kitabın bundan sonra bu konuda yapılacak araştırmalara katkıda bulunması amaçlanmıştır.

Kendini Açma” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

———————————————————————————————————————–

7 Nisan 2015

59 Saniye Azıcık Düşünün, Çok Şeyi Değiştirin

Psikoloji profesörü Richard Wiseman kişisel gelişim endüstrisi tarafından dayatılan günümüzün modern mitlerinin kirli çamaşırlarını ortaya seriyor ve insanların aylar değil, dakikalar içinde amaç ve tutkularında başarılı olmalarına yardım edecek yeni bir yaklaşım sunuyor.

Wiseman ruhsal durumdan belleğe, iknadan sürüncemede bırakmaya ve dirençli olmaktan ilişkilere kadar pek çok konuda hızlı değişimin bu yeni bilimini destekleyen araştırmaların ana hatlarını çiziyor ve bu hızlı ve ilginç tekniklerin gündelik hayatla nasıl uyumlu hale getirilebileceğini tanımlıyor. 

Olumlu düşünmek çoğu zaman neden yeterli değildir?

Ödüllendirme sistemi neden işe yaramaz?

Hayallerinizi gözünüzde canlandırmanın karanlık yönü, harika bir plan sayesinde istediğiniz her şeye ulaşmanın, sürüncemede bırakmaların üstesinden gelmenin ve karşıt görüşlerden faydalanmanın yolları ve diğerleri…

:59 Saniye” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

———————————————————————————————————————–

31 Mart 2015

Bu kitap tarihteki felsefe okul ve akımlarını, bunlara bağlı ya da bağımsız filozofları ele alan klasik türde bir felsefe tarihi değildir. Ya da şöyle ifade edelim: Kitap felsefe okullarını da, filozofları da ele alıyor elbette, ama Anadolu ile ilgi ve bağlantıları ölçüsünde. Bir başka deyişle, kitabın yola çıkış noktası doğrudan herhangi bir felsefe okulu ya da filozof değil, Anadolu’dur. 

Kitabın konusunu filozof ve düşünürlerle sınırladığımız için yine Anadolulu bilginlere, ozanlara, yazarlara, sanatçılara yer vermedik. Miletoslu şehir plancısı Hippodamos, Koslu hekim Hippokrates, Bergamalı hekim Galenos, Miletoslu tarih yazarı Hakataios, Samosatalı (Samsat) Lukianos vb. bu nedenle kitapta yer almıyorlar. Buna karşılık mitolojiyi felsefeye taşıyan Anadolulu Homeros ve Anadolu kökenli Hesiodos’tan uzun uzadıya söz ediliyor kitapta. Aynı nedenle Karialı (Karya) Herodotos’tan da. 

Felsefenin Beşiği Anadolu” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

———————————————————————————————————–

24 Mart 2015

Hayatını çocuklarına adamış, yaşamı boyunca elde edemediği emellerini gerçekleştirme çabası ile huzurlu bir yaşam için her şeyi hazırlayan bir adamı tüm geçmişini ve geleceğini alt üst ettiğine inandığı ve düşündüğü bir felaketi başka bir felaketle(!) bertaraf etmeye sevk eden nedir? Kız kardeşini ağır yaralayan gencin karakolda polisin kendisine “Dua et ki ölmemiş olsun!” sözünü duyduğunda kendi kendisinden nefret ettiren, beceriksiz görmesine neden olan duyguyu besleyen nedir?

Eşini neden öldürdüğünü anlatırken, bir yandan namusumu temizlediğini söyleyip, diğer yandan öldürdüğü eşinin fotoğrafını itina ile sakladığı cebinden çıkararak “Rahmetli…” diye ifade etmesini bir kişiye söyleten nedir? Bir insan, eşini, kızını, kardeşini, yengesini ya da başka birisini nasıl bir duygu ile bu kadar ötekileştirip öldürebilir?

Bu olguyu hiçbir toplumsal nedene ya da bireye hitap edemeyen bir gerekçe ile sadece kaba bir “barbarlık” ve “canilik” söylemi ile dile getirmek ne kadar açıklayıcı olacaktır?

Türkiye’de namus adına işlenen cinayetler üzerine sosyolojik bir araştırmanın verileriyle, konu namus cinayeti işleyen kişiler üzerinde gerçekleştirilen bir araştırma ile bugüne kadar ele alınış biçiminden farklı bir şekilde ortaya konulmaya çalışılıyor.

Türkiye’de Töre ve Namus Cinayetleri” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————————————

 17 Mart 2015

“Biz de insanız yavrum ya! (…) 72 buçuk millet varsa şu Türkiye’de, biz hiçbirini ayırmayız daha Türkçesi. (…) Bizde ayrım yoktur çocuğum. Ama onlar ayırdı. (…) Bir Roman nasıl yaşar? Sizin nasıl bir yaşantınız varsa biz de aynısıyız. Sen mesela okula gidiyorsan, biz de aynıyız. Askere gidiyorsan, biz de aynısıyız. Hep biriz yani. (…) Kaç kişiysek burada kanımız bir, canımız bir bizim. İşte bunu bilen yok.” Kimliklerine veya insani bir özelliklerine karşı nefret duyulan, bu nefretle seferber olan grupların ayrımcılığına hatta saldırısına maruz kalan insanların hikâyeleri, azapları, bu nefretle baş etme mücadeleleri… Esra Açıkgöz ve Hakan Alp’in çalışması, bunun tipik ve acı örneklerini anlatıyor.

Askerde öldürülen Ermeni genç Sevag Balıkçı… “Saçı uzun, lens takıyor” diye saldırıya uğrayıp öldürülen Aykut Alıcı… Cezaevlerindeki “teröristlerin” haklarını savunuyor diye linç saldırısına uğrayan avukat Behiç Aşçı… Bir protestoda panzere çıktığı için başbakanın “Kadın mıdır, kız mıdır” sözlü tacizine ve sonrasında polis şiddetine maruz kalan Dilşat Aktaş… Kuzeni askerde öldürüldüğü gün, sırf Kürt olduğu için “terörist” denilerek linç girişimine maruz kalan inşaat işçisi Fevzi Çelik… “Roman” olduğu için linç güruhlarına hedef olan Koca ailesi… Hıristiyanlığı seçtiği için ölüm tehditleri alan İhsan Özbek… Cinsel kimliğinden dolayı ağabeyi tarafından işkenceye uğrayan, öldürülmek istenen Öykü… Maraş katliamını yaşayan Sevim Polat… Bedensel engelinden ötürü ayrımcılığa uğrayan Şafak Pavey… Yasemin İnceoğlu ve Melek Göregenli’nin nefret suçu kavramı üzerine aydınlatıcı makaleleriyle…

Biz de İnsanız Yavrum Ya!” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————————————

10 Mart 2015

Arkeoloji nedir, ne değildir?

Geçmişten günümüze neler kalır?

Arkeoloji nasıl bir bilim alanı haline gelmiştir?

Arkeolojide çığır açan araştırmacılar kimlerdir ve arkeolojiye damgasını vuran önemli araştırmalar nelerdir? Arkeolojinin politik kullanımı ne demektir?

Arkeolojinin temel yöntemleri nelerdir? Zaman laboratuvarı nedir? Arkeometri, jeoarkeoloji ve çevresel arkeoloji nedir? Endüstriyel arkeoloji, kent arkeolojisi, kurtarma kazısı, etnoarkeoloji, deneysel arkeoloji, sualtı ve batık arkeolojisi nedir? Arkeoloji ile antikacılığın farkı nedir? Definecilik nedir? Osmanlı İmparatorluğu’na arkeoloji ne zaman ve nasıl girmiştir? Osman Hamdi Bey’in ve Atatürk’ün Türk arkeolojisinin gelişimindeki yerleri nedir? Dünya arkeolojisi içinde Türk arkeolojisinin yeri nedir?

50 Soruda Arkeoloji” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

—————————————————————————————————————————-

3 Mart 2015

“Ne söylense sanki duyan yok, gören yok” diyen Yaşar Kemal, yeni kitabı Bu Bir Çağrıdır’da 20 yıldır yaptığı barış çağrısını yineliyor.

Yaşar Kemal’in Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Bu Bir Çağrıdır kitabı, büyük yazarın 1992’den bu yana, inatla, kimi zaman özlemle, kimi zaman öfkeyle ve her zaman umutla dile getirdiği demokrasi, insan hakları ve barış çağrılarını, uyarılarını ve söyleşilerini, bu konulara dair yazılarını bir araya getiriyor. 

Yaşar Kemal, 1993 yılında yazdığı, “Demokrasi Yalanı” makalesinde “Gerçek bir demokrasiye ulaşmak kolay olmuyormuş. O da, kan ve gözyaşı istiyormuş. O da, akıl ve düşünce çabaları istiyormuş. Gerçek bir demokrasiye ulaşmak bir topluluğun, birkaç topluluğun iyi niyetli çabasıyla gerçekleştirilemiyor. Dışarıdan demokrasi de bir süs olaraktan, bir yalan olaraktan kalıyor. Demokrasiyi bilinçlenmiş halklar yaratır. Çünkü demokrasiyle yönetilmek en çok onun çıkarınadır” diyordu. 

Yazar, ‘Türkiye Barışını Arıyor’ başlıklı yazısına Gazi Mustafa Kemal’in 1923 yılında İzmit’te yaptığı basın toplantısındaki konuşmasından bir alıntıyla başlıyor ve ekliyor: “Savaşın ne zaman çıkacağını beklemek, ölümü beklemek gibidir. Savaşlar insanların ölüm fermanıdır. Savaşlar, üstünde yaşadığımız toprakların, doğamızın ölüm fermanıdır.”

Bu Bir Çağrıdır” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

—————————————————————————————————————————–

24 Şubat 2015

İletişim biçimleri içinde konuşma çok önemli bir yer tutar.

Konuşma kişilik gelişmesinde ve toplumsallaşmada çok önemli bir rol oynar. Bu nedenle konuşmanın niteliği, zamanlaması, etkinliği, türü kişiliğin gelişmesinde son derece önemlidir. İletişim ve konuşma eğitiminin önemi de buradan kaynaklanmaktadır.

Kuşkusuz güzel ve etkili konuşma bir yetenek işidir; ancak kişi ne kadar yetenekli olursa olsun bilginin, eğitimle kazandırılacak olan gözlem yapma ve dinleme yeteneğinin konuşmayı geliştirme üzerinde çok etkisi vardır. Güzel ve etkili konuşmak her şeyden önce bilgi işidir. Cahil bir insan, sesinin niteliği, gücü, tonu ne kadar uygun, diyaframı ne kadar gelişmiş olursa olsun, karşısındakini eğitimli ve bu alanda eğitim almış biri kadar etkileyemez. Çünkü bilgi birikimimiz ve bu birikimi ortaya koyacak dile hakimiyet, kelimelerin doğru seçimi ve sunumu insanları istenen biçimde etkilemenin birinci koşuludur.

Etkili konuşma, ikinci olarak bir uygulama işidir. Bu konuda becerimizi geliştirecek uygulama ve alıştırmaları kesinlikle yapmamız gerekir. İnsanlar, etkili ve güzel konuşmayı eğitimle öğrenebilir; yetenekleri ölçüsünde iyi, çok iyi ve mükemmel konuşmacılar olabilirler. Bu kitabın temel amacı, etkili iletişim kurabilmek için öncelikle insanın kendinin ve çevresinin farkına varması, kendini yönetmeyi ve geliştirmeyi öğrenmesi, kısaca kendini tanıması, yetiştirmesi ve bu birikim üzerine etkili düşünmesi gerektiğini, ancak böyle bir hazırlıktan sonra etkili iletişim yöntemlerini öğrenmenin faydalı olacağını vurgulamaktadır.

 

Güzel Konuşma Bir Markadır” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

———————————————————————————————————————

17 Şubat 2015

Günümüzde yoğun olmak sıradan bir iş; “hata yapmak” da…
Hayatımız öyle bir akışkanlık içinde ilerliyor ki, bize sunulan fırsatları algılayabilmemiz neredeyse imkânsız. Aynı hatayı, bu kısır döngü içerisinde yüzlerce kere yapıyoruz. Sonra da dönüp grilikten, sıradanlıktan bahsediyoruz.
Halbuki herkesin amacı fark yaratmak. Bu farkı yaratmak için değil mi bunca hız, bunca telaş? Doğrusunu söylemek gerekirse, gerçekten de farklar yaratılıyor, hem de ne farklarla…
Nihat Demirkol, fark yaratmak heyecanı ve koşuşturması içindeki günümüz insanına, bu kitapla “bir dakika dur” diyerek, “hata’nın farkındalığı”nı yaratmanın peşine düşmüş. Ve her gün, parmaklarımızın arasından kayıp giden binlerce “hata”dan bazılarını derleyip, çok keyifli bir sunu haline getirmiş. Bu sayede, her yılbaşı tutmak üzere kendinize verdiğiniz sözlerin, sıradan bir günde bile “basit ama ezbere yapılan hatalarla mahvedîlebîleceğî”ni anlatıyor.

Hata Üzerine Çeşitlemeler” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

———————————————————————————————————————

10 Şubat 2015

Yetmişinci doğum gününde Kemal Sunal’ı bize sevgilisi, eşi,
hayat arkadaşı, çocuklarının annesi Gül Sunal anlatıyor…

Aslında ikimiz de kahve sevmezdik.
Söyleyemediklerimizin yerine geçerdi.
Araya giren duygusal ayrılıkların son
bulması dileğiydi. Vazgeçememek, kıyamamak, pişman olmak,
KAVUŞMAK demekti.
Evimizdeki sıcaklığı korumak demekti…
Sonuçta BİZİ hep korudu bu sihirli cümle…

“Hadi gel, bi kahve içelim…”

O, bizim Kemal!.. Bu topraklarda yaşayan, yediden yetmişe herkesin görür görmez yüzüne bir gülümseme kondurmasına neden olan bir “sima”… Ekrandan, sinema perdesinden bize yansıyan çocuksu gülümsemesiyle saflığın sembolleşmiş hali… Kardeşlik ve paylaşımın…
“İyiler sonunda hep kazanır” sözünün… Bizim Kemal, bizim gülen yüzümüz…
Yetmişinci doğum gününde Kemal Sunal’ı bize sevgilisi, eşi,
hayat arkadaşı, çocuklarının annesi Gül Sunal anlatıyor…
Hem de en sahici, en samimi haliyle… Hiçbir formatın sınırlarına girmeyi kabul etmeden… İçinden geldiği gibi… O’nu sevmenin mutluluğunu, O’nsuz yaşamaya alışmanın hüznünü hâlâ en güçlü şekilde hissederek…

Kemal Hadi Gel, Bi’ Kahve İçelim” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————————–

3 Şubat 2015

Yeni Türkiye”nin eski hikâyesi…

Betonun, makinenin, soğuk teknolojinin kararttığı şehir hayatının gündelik ama sıradan olmayan ayrıntıları… 

Savaşın, diktatörlüklerin gölgesindeki uzak şehirler… Sokaklar, evler, neon ışıklarının renklendiremediği bir örnek hayatlar… 

AVM’ler, ufku kaplayan gökdelenler, artık bizim olmayan parklar, semtler, mahalleler… 

Birbirinin sonunu hızlandırmak için kavgaya tutuşan siyasetçiler, bağırtılar, vasatistler. Partililer, cemaatçiler, operasyonlar, algılar…

Bir ülke hızla yitiriyordu eğlencesini… ve gazeteci yazıyordu bu yitirilmiş eğlenceyi, yeni gelen hüznü, içinde taşıdığı umudu…“Yeni Türkiye”nin eski hikâyesini.

Eğlencesini Yitiren Ülke” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

———————————————————————————————————————–

27 Ocak 2015

Tarihi anekdotlardan gündelik hayatın sıradanlıklarına…

Edebi eserlerin içeriğinden nasıl yazıldıklarına…

Yazarların okullarda öğretilmeyen özelliklerinden çeşitli edebi akımlara…

Aynalardan fotoğraflara, şehirler hakkında yazanlardan edebiyat tarihçilerine, bahçelerden dostluklara, denizlerden yolculuklara uzanan denemeler okurları edebiyatın ve hayatın gizlerini keşfetmeye çağırıyor.

Salâh Birsel; Ziya Osman Saba, Marcel Proust, F. Scott – Zelda Fitzgerald, Ernest Hemingway gibi birçok yazar ve düşün insanının yaşam çizgilerini, pek de ön plana çıkmamış yönlerini ve psikanalitik açıdan sınır durumlarını tekrar yorumlarken, İstanbul başta olmak üzere dünyanın çeşitli coğrafyalarında okurlarını derin bir yolculuğa çıkararak, bütün bu olup biten karşısında herkesi bir kez daha saygı duruşuna davet ediyor.

Kurutulmuş Felsefe Bahçesi’nde Salâh Birsel’in kendine has deneme üslubu her satırda hissediliyor.

Kurutulmuş Felsefe Bahçesi” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————————————-

20 Ocak 2015

Bütün kediler bıyık altından gülecek!

Gündüz Vassaf’tan şiir-romanla kediler…
Dünyamıza kedigözüyle de bakan, ince bir mizahla kaleme alınan bu kitap mitolojilerde, dinlerde kedilerin başından geçenleri aktarırken hem insan türünün değerlerini sorguluyor hem de Türkiye’nin yakın geleceğinin çılgın projelerinde “İstanbul’da Kedi”nin akıl almaz dönüşümünü anlatıyor. İstanbul’da Kedi, metne eşlik eden görsellerle, şaşırtıcı, oyuncu, evcil, kutsal, yaban, tuhaf, tılsımlı kedi türünün şiir-romanı…

Şimdi, bütün kediler bıyık altından gülebilir!
Yeryüzünde 600 milyon kedi
Dilleri belli
Sürtündüğünde
Otomobile, çöp kutusuna, insana
Hepsine egemenlik kurup
“Bunlar benim!” diye bakmakta.
Yeryüzünde yedi milyar insan
Tek anladıkları kendi dilleri
Hayvanları dinlemek yerine 
Onlara Latin alfabesini
Öğretme gayretleri!
“Ben!” “Ben!” “Ben!” 
Aynalarından
Kediler bencil diyen insanlar
Her sürtündüğünde kediler kendilerine
Sevildiklerini sanmaktalar.

İstanbul’da Kedi” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————————————–

13 Ocak 2015

189 Sayfa

Murathan Mungan, ilk kitap 227 Sayfa’da olduğu gibi gözlemler, izlenimler, saptamalar, aforizmalar, denemeler, küçük notlardan, orta boy yazılardan oluşturuyor 189 Sayfa’yı. 

Şöyle diyor: “Buradaki yazıların önemli bir bölümünde görüleceği gibi, yalnızca yazar olmak için değil, okur olmak için de geçilmesi gereken yollara, geliştirilmesi gereken özelliklere dikkat çekmek, işaret düşürmek istedim.

İsterim ki bu kısa yazılar, notlar okurun zihninde çakımlar uyandırsın. Ona yeni düşünceler, duygulanımlar, yaklaşımlar esinlesin. Buluştukları sayfada yazarın ve okurun çakmak taşlarının sürtünmesiyle zihinleri kıvılcımlandırsın; ruhumuzun ve aklımızın göğüne ışık izi bırakan işaret fişekleri gibi parlayıp aksın. Hepsi bir yana çorbaya tuz olsa razıyım.”

189 Sayfa” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

——————————————————————————————————————-

5 Ocak 2015

İnsan hakları üzerine yazılar…

Hukuk devleti kavramının özünü, bireyin devlete karşı sahip olduğu temel hak ve özgürlükler oluşturur. İktidar ya da devlet aygıtı da bu 
temel hak ve özgürlükleri koruma altına almakla yükümlüdür. Yani devlet vatandaşa hizmet için vardır. Ancak iktidarın, koruma altına almakla yükümlü olduğu hakları ihlal ettiği durumlar söz konusudur. Bununla başa çıkmanın yolu da öncelikle sahip olduğumuz hakları bilmekten ve savunmaktan geçiyor.

Hakkınız Var: İnsan Hakları Üzerine Yazılar da temel hak ve özgürlükler konusunda bilinmesi gerekenleri anlatıyor. Kitap, 2011 yılından beri Güncel Hukuk dergisinde yayımlanan insan hakları yazılarından oluşuyor. Hukuk alanında çalışan akademisyen ve avukatların üretimi olan çalışmalar, anadilde eğitim hakkından kürtaj hakkına, Noel Baba’ya tapma hakkından protesto hakkına, anayasal başvuru hakkından kent hakkına, yaşam hakkından ölme hakkına kadar geniş bir yelpazedeki insan haklarını tanıtıyor.

Daha özgür ve adaletli bir yaşam için olmazsa olmaz hakları anlatan kitabı, Zehra Kafkaslı ve Begüm Baki yayına hazırladılar. Kitaba aynı zamanda Güncel Hukuk dergisinin Yayın Yönetmeni olan Prof. Dr. Köksal Bayraktar kaleme aldığı sunuşla; Semih Poroy çizimleriyle; Olgun Akbulut, E. Eylem Aksoy Retornaz, Özge Atalay Çelik, Gökçeçiçek Ayata, Aysun Cele, Demirhan Burak Çelik, Rita Ender, Reyda Ergün, Ozan Erözden, Sevinç Eryılmaz, Ulaş Karan, M. Ali Kartal, Pınar Memiş Kartal ve Tolga Şirin yazılarıyla katkıda bulundular.

Hakların korunmasına dair güncel AHİM kararlarını ve son hukuki düzenlemeleri de ele alan Hakkınız Var: İnsan Hakları Üzerine Yazılar, daha adil bir dünyada yaşamayı isteyen tüm okurlara sesleniyor. Zira haklarınızı bilmeden onlara sahip çıkamazsınız.

Hakkınız Var: İnsan Hakları Üzerine Yazılar” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————————————-

30 Aralık 2014

Adalet Ağaoğlu’nun 1980 öncesi döneme odaklanan bu romanı, geleceğe yönelik çok ilginç ve pek çoğu artık doğrulanmış toplumsal öngörüler de içeriyor.

O bunalımlı günlerde “üç beş kişi” arasında yaşanan ilişkilerin üzerine dönemin ağır ve boğucu etkisi çökerken, roman kahramanları çevrelerini saran karanlıkta el yordamıyla yollarını ve bunaltılarının nedenlerini arıyorlar. Bu arayış kurgusunda sadece kişilerin değil, mekânların, garların, trenlerin de söyleyecek sözleri var… Dinlemesini bilene…

“…yakın geçmiçimizin tarihi, sanırım birkaç kez, belki pek çok kez yazılacak; ama yazın düzeyinde bir tarih ve toplum çözümlemesi olarak Adalet Ağaoğlu’nun Üç Beş Kişi’si özgünlüğünü ve gücünü hiç yitirmeyecek.”
– Ahmet Cemal

Adalet Ağaoğlu, ’50’li yıllarda başlayan oyun yazarlığından ’70 sonrasında hız alan roman, öykü, deneme ve günce yazarlığına, Cumhuriyet yazınımızın en önde gelen modern klasiklerindendir.

Üç Beş Kişi adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

——————————————————————————————————————————-

16 Aralık 2014

Kaybolmuş ve adaletsiz bir dünya…

Mississippi, Jackson; 1962. Siyah kadınlara, beyaz çocukların bakımında güvenilen ancak gümüşleri parlatma konusunda güvenilmeyen bir dönem.

Skeeter, Aibleen ve Minny… Kimse arkadaş olacaklarına inanmazdı. Her biri başka bir gerçeğin peşindeydi. Ve bir araya geldiklerinde anlatılacak sıra dışı bir hikâyeleri oldu.

On yedinci beyaz çocuğunu büyüten ve kendi oğlunun trajik ölümünün neden olduğu yaraları iyileştirmeye çalışan Aibleen, aşçılıktaki başarısı da en az dilinin sivriliği kadar dillerden düşmeyen Minny ve üniversiteden dönüp onu büyüten biricik hizmetçisinin neden evlerinden ayrıldığını anlamaya çalışan Bayan Skeeter.

Duyguların Rengi, acıların, acıları alaya almanın, değişimin ve umudun sonsuz zamanda yankılanacak evrensel hikâyesidir.

“Duyguların Rengi” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

———————————————————————————————————————-

9 Aralık 2014

Zombi Kediler, Görünmez Goriller, Gıdıklama Makinesi, Keçilerle Bakışan Adam, Hamamböceği Stadyumu, Dünyanın Sona Ermediği Gün…

“Kafası Güzel Filler” sizi güldürecek, “insaf artık!” dedirtecek, iğrendirecek, şok edecek, eğlendirecek, sabah akşam konuşturacak; bugüne dek yapılmış en acayip deneylerle dolu. 

Zor kadını oynayan kadınların daha mı çok rağbet göreceğini gösteren deneyden, iyi huylu bir insanın karanlık yönünün nasıl ortaya çıktığını anlatan itaat deneyine; günlük hayatta gördüklerimizin rüyalarımıza etkilerinden, beynin haz tuşuna, insan-maymun melezleme deneylerine, maskeli gıdıklayıcıya, Soğuk Savaş döneminde kafa nakli çalışmalarına kadar neleri bilmediğinizi öğrenince çok şaşıracaksınız. 

* Gözleriniz açık nasıl uyursunuz?”, “Frankenstein’a esin kaynağı olan adam kimdi?
* Yeşil yandığında arkanızdaki araba korna çalmasın diye ne yapılabilir? 
* Tanımadığınız biri sizden istiyor diye masum birine elektrik verir misiniz? 
* Önünüze gelene ‘Benimle yatar mısınız?’ derseniz ne olur? 
* Çocukluk anılarınız sahte olabilir mi?, Kadınlar mı erkekler mi daha çok gaz çıkartır? 
* Nükleer savaştan sonra hangi canlı hayatta kalacak?
* Kadınlar bir arada yaşayınca neden aynı anda âdet görürler? 
* Anneler bebeklerini kaka kokusundan tanıyabilir mi? 
Bu kitapta bunun gibi pek çok sorunun yanıtını keşfedeceksiniz. 

Aralarında “Deney- Das Experiment” filmine konu olan sahte hapishane deneyinin de yer aldığı, sınırları zorlayan ünlü deneyleri yazarın komik üslubuyla bir solukta okuyacaksınız.

“Kafası Güzel Filler ve En Acayip Deneyler” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

———————————————————————————————————————–

2 Aralık 2014

“Türk musikisinin bilhassa 20. yy.’da yaşadığı kırılma ve dönüşümler üzerinde yadsınamaz bir ağırlığı olan, bununla beraber araştırmacıların kimi kısa soluklu incelemeler dışında ilgisini pek de çekmemiş bir merci de, Radyo’dur. Oysa 1927’de yayına başlayan Radyo, çeşitli aşama ve kurumsallaşmalardan geçerek, 1990’larda yayın dünyasına dâhil olan özel teşebbüse dayalı “kardeşlerini” de yayına almak suretiyle bugüne uzanmış; bu süreç içinde de musiki üzerinde sanılandan çok daha kritik bir noktayı işgal etmiştir.

Bu çalışmada, radyoculuk serüvenimiz başlangıcından bugüne bütün kurumlarıyla masaya yatırılmış, musiki üzerinde belli bir tesiri olduğu düşünülen tüm uygulamalar inceleme konusu edilmiştir. Bu yapılırken de musiki üzerinde müspet bir etkisi olduğu görülen uygulamalarla, musikiyi menfi yönde etkilediği düşünülen kimi teşebbüsler ayrı ayrı, analitik ve argümantatif bir yaklaşımla ele alınmıştır. Beş bölümden müteşekkil bu ana katmanın öncesi ve sonrasına ise, “radyoculuğum başlamasından önce musikiye mekân oluşturarak benzeri bir işlevi geçmişte üstlenmiş, dolayısıyla radyoya bir anlamda ‘selef’ teşkil eden kurum ve alanlara ilişkin bir ön değerlendirme” ile “radyoculuk serüvenimizin musiki üzerindeki rolünü panoramik ve eleştirel bir biçimde sunan bir son söz” ilave edilmiştir. Böylelikle, musiki üzerinde yeri ihmal edilmemesi gereken Cumhuriyet öncesi kurumlar ile Cumhuriyet sonrası Radyo’nun işlevleri bir bütün olarak sunulmaya çalışılmıştır.”

“Radyoculuk Geleneğimiz ve Türk Musikisi” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

—————————————————————————————————————————–

25 Kasım 2014

“Farklı alan panoramaları” alt başlığını taşıyan kitapta:

-Kuşak çatışması

-Üniversite gençliği ve çatışma

-Mafya-devlet çatışması

-Hekim-hemşire çatışması

– Türkiye’de işçi-işveren çatışması gibi alanlara dair incelemeler yer almaktadır.

“Belirsizlikler ve karşıt düşünceler nedeniyle sosyoloji disiplini içinde çatışma sosyolojisi ile ilgili ciddi tartışmalar bulunmaktadır. Bu tartışmaların temelinde ‘çatışma kuramı’ ile ‘çatışmacı ideoloji’nin birbirinden ayırabilmesi konusundaki belirsizlikler yaymaktadır. Ayrıca başta sosyolojinin adının taşıdığı bazı taraflı çağrışımlar kadar, çatışma kuramının diğer sosyolojik yaklaşımlar gibi saygın bir ekol olup olmadığı ve son olarak çatışma kuramının hümanistik veya bilimsel olup olmadığı konusunda tartışmalar bulunmaktadır. Ancak hümanist özelliklere sahip, tarafçı ideolojilerden bağımsız bilimsel bir çatışma sosyolojisi vardır.”

“Sosyal Hayat ve Çatışma” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

——————————————————————————————————————-

18 Kasım 2014

“Anılarımın taraftarıyım,” diyor Necdet Özkazancı: “Yalnızca falanca futbol takımının taraftarı değil, anılarımın taraftarıyım diyebilirim. Anılarının taraftarı olan birçok futbolsever gibi…” Taraftarlarının üstten bagajlı, burunlu otobüsler, minibüsler ve traktörlerle maça geldiği köy takımları etrafında dönen hikâyeler var bu kitapta. Angara’nın kenar mahallelerinin ve Polatlı’nın takımlarının sarmaladığı hayatlar var. Polatlıspor, Malıköy, Esentepespor, Gülverenspor, Kayaşspor, Altınokspor, Çalışkanlar Spor Kulübü ve diğerleri, karakter oyuncularından ibaret aslında. Mahalle aralarında kurulan “Ataryemez”-“Yeratamaz” familyasından takımların ruhunu yaşatan karakter oyuncuları… 

Başka karakter oyuncuları da var: Hayalî ve gerçek gol kralları, Gençlerbirliği ile Yaşlılarbirliği arasında tereddütte kalan küçük taraftarlar, ismini ilkokuldayken babasının “Oku, oku, oku!” diye baskı yapmasından alan amigo Ogu…

Hepsi, çamurlu sahaların eziyetli heyecanıyla ve futbol tutkusunun en naif haliyle beraber, Ankara taşrasının günlük hayat folklorunu da hikâye ediyorlar bize.
 
Necdet Özkazancı’nın anı öykülerinde futbol, yazlık sinemaları, eski Türk filmlerini, mahalle hayatını, çocukluk hayallerini kuşatan çok basit ve çok büyük bir oyun…

“Taşradan Futbol Hikâyeleri” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

———————————————————————————————————————————-

11 Kasım 2014

Markalaşma, yalnızca Coca-Cola ya da McDonald’s gibi markaların tekelindeki bir alan değil. Rasyonel stratejiyi belirleyip, doğru süreci işletme gücüne sahip olabilecek her tüzel yöneticinin elde edebileceği bir başarı…

The BrandMindset (Marka Aklı), marka ormanında yolunuzu kaybetmemeniz için hazırlanmış bir yol haritası. Kitap, bu karmaşık yolda size kılavuzluk ederken, nasıl gerçek bir marka yaratıp geliştirebileceğinizi, dahası “marka gibi” düşünmeyi nasıl özümseyebileceğinizi ayrıntılarıyla anlatıyor. 

– Nasıl gerçek bir marka üretebiliriz?
– Bizim durumumuzda, ideal marka stratejisi ne olmalıdır?
– Bu nasıl bir çaba gerektirir ve kazancı, bütün bunlara değer mi?
– Ürün/hizmetimizin ayırt edici özelliği nedir?
– Kimin bakış açısı bizim için önemli; müşterilerimiz kimler?
– Onları nasıl bilgilendirir, ürün/hizmetimize güvenmelerini nasıl sağlarız?..

…sorularına net cevaplar veren kitapta, marka terminolojisi ise kapsamlı bir Brandictionary (Marka Sözlüğü) ile karşılığını buluyor. Hallmark Cards, Hampton Inn, Lexus, Whirlpool, Starbucks, Citibank ve Charter Club gibi başarılı marka profillerini de içeren The BrandMindset (Marka Aklı) her ölçekteki kurum için eğitici, keyifle okunan, pratik bir “Nasıl yapmalı?” kılavuzu…

“Marka Aklı” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

—————————————————————————————————————————-

4 Kasım 2014

“Düşünen Organizasyon” bir şirketin nasıl yönetileceğini, daha doğrusu, şirketin kendi kendisini yönetir duruma nasıl getirileceğini, bir uygulamacı gözüyle anlatıyor. Bu kitap, yazarların hem kişisel görüşlerinin hem de şirket sayısı, endüstriyel pazar ve ürün olarak geniş bir yelpazedeki deneyimlerinin de bir ürünüdür.

Bu kitaptan:
– Daha iyi bir yaşam biçimi isteyenler,
– Seçtikleri mesleklerde daha hızlı yükselmeyi hedefleyenler,
– Çalışanların potansiyellerini ortaya çıkartmayı amaçlayanlar,
– Liderlik ve hiyerarşi içinde yer alma kavramlarını modellerle açıklamaya yönelenler,
– Birbirlerinden farklı insanlardan oluşmuş bir grubu motive etmek isteyen genel müdür ve genel müdür yardımcıları ile yönetim kurulu üyeleri,
– Toplum içinde ya da akademik düzeyde eğitmen konumunda olup (örneğin gençlik kolları başkanları gibi), anlattıklarını vurgulamak için ‘gerçek dünya’dan örneklere gereksinim duyanlar yararlanabilir.

Yaşayan her insan bir liderdir! Çünkü her birimiz, kendimizi yaşayan dünyaya uyarlarız. Elinizdeki kitap, fiilen lider konumuna getirilmiş bir kişi ile gerçekten kazanan bir ‘büyük lider’ arasındaki ayrımı ortaya koyacaktır.

“Düşünen Organizasyon” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

—————————————————————————————————————————-

21 Ekim 2014

Kitabın birinci bölümünde, tükenmişlik, tükenmişlik ile ilişkili kavramlar, tükenmişlik araştırmaları tarihi ve tükenmişliğin belirtileri; ikinci bölümünde, belli başlı tükenmişlik modelleri ve tükenmişliğin gelişim süreci üzerinde durulmaktadır.

Üçüncü bölümde, tükenmişliğe etki eden bireysel ve örgütsel faktörler ile tükenmişliğin birey ve kurumlar üzerindeki sonuçları ele alınmıştır.

Dördüncü ve son bölümde ise, tükenmişlikle mücadele tekniklerine yer verilmiştir.

“Çalışma Hayatında Tükenmişlik Sendromu” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

—————————————————————————————————————————-

30 Eylül 2014

Okuma eylemi ve yazınsal serüven üstüne metinler.

“Pek çok uyarıcının yanı sıra, yeni medya olanakları ve toplumsal sorunlar içinde savrulan günümüz insanı…

Ucuz söylemlerin, sıradan bir ‘dil’in esir aldığı ve neredeyse zekamızla dalga geçen bir edebiyat dünyası…

Yeniden aynaya bakmak için edebiyat ölmelidir” diyor Eren Aysever, son kitabında.

“Edebiyat Ölmelidir” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

——————————————————————————————————————————

23 Eylül 2014

O sabah, Roma yakınlarında Vigna S. Antonio’daki villasından bisiklet gezintisine çıkan Anthony Quinn, yol boyunca iç hesaplaşmalarından kendini kurtaramaz. İlk eşinin; Katherine De Mille’in, Birleşik Amerika’dan postaladığı, içi kişisel eşyalarıyla dolu sandığın içinden neler çıkacağını bilemediği için, kapağını açmayı bile göze alamamıştır çünkü.

O günün akşamına dek sürecek olan elli kilometrelik bu gezinti sırasında, bütün bir çocukluğunu, yenileyebilmek yıllarını, annesini, Meksika Devrimi’nde çatışmalara katılan babasını, babaannesini bir bir belleğinde canlandırır.

Girip çıktığı işler, en başta meyve toplayıcılığı, ileri yaşlarda vaizlik denemesi, mimarlık tutkusu ve sonunda sinema oyunculuğu serüveni…

Aralarında Carole Lombard, Rita Hayworth ve Ingrid Bergman’ın bulunduğu sinemanın ünlü kadın oyuncularıyla yakın arkadaşlığı ve ona Oscar Ödülleri kazandıran Viva Zapata! ile Lust For Life filmleriyle ilgili birbirinden ilginç anıları…

Söz konusu anlatı, ayrıca bir romancı da olan tanınmış biyografi yazarı Daniel Paisner’in katkısıyla gerçekleştirilmiştir.

Tek Kişilik Tango” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

—————————————————————————————————————-

15 Eylül 2014

Doğa fotoğrafları mı çekmek istiyorsunuz?

Yoksa sadece doğa mı ilginizi çekiyor?

Gezerken daha iyi fotoğraflar çekmek istemez misiniz?

Doğa fotoğrafı çekmek için okyanuslar aşıp kıta değiştirmenin bir gereği olmadığını kanıtlayan Tarık Yurtgezer, doğa fotoğrafı çekmek isteyip nereden başlayacağını bilemeyenlere benzersiz bir kaynak kitap sunuyor.

Doğa Fotoğrafçısının Elkitabı, doğa fotoğrafının hangi konuları kapsadığı, çekilen manzara ile görünen manzaranın niçin aynı olmadığı, gün batımı renklerinin neden istenildiği gibi elde edilemediği, kelebek ve yabanıl hayvan çekimlerinin nasıl yapılması gerektiği, çiçekleri yakından çekebilmek için nelerin gerekli olduğu gibi pek çok soruya, açıklayıcı bilgilerle ve Türkiye’nin eşsiz güzellikteki doğasından örnek fotoğraflarıyla ışık tutuyor.

 

Doğa Fotoğrafçısının Elkitabı” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————–

25 Ağustos 2014

O Büyülü İnsanlar, düşleriyle, düşünceleriyle, eylemleriyle ve eserleriyle hayatı daha yaşanır kılan; dünyayı çok renkli, çok sesli, sevinçli ve coşkulu bir serüvene dönüştüren insanların öyküsü…

Zeynep Oral, yaratıcılıklarını daha güzel, daha doğru, daha aydınlık, daha insanca bir dünya yaratmanın hizmetine vermiş olanları anlatırken, insanı “insan” yapan değerleri yüceltiyor.

Zeynep Oral, “Günümüzde her şeyin satılık olduğu, ya da öyle sanıldığı; emeğin, yaratıcılığın değer olmaktan uzaklaştırıldığı; sanatın her geçen gün magazinleştiği; popülerlik adına halk dalkavukluğunun alkışlandığı; şan şöhret uğruna her yolun mubah olduğu; değer ölçülerinin ‘reyting’ ve sansasyonla ölçüldüğü; tüketim arsızlığının revaçta olduğu bir ortamda, bu büyülü insanlara çok şey borçlu olduğumuza inanıyorum,” diyor.

O Büyülü İnsanlar” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————–

18 Ağustos 2014

“Başka” dan sonra Kahraman Tazeoğlu bu kez de “Bambaşka” Kitabıyla Okurlarıyla Buluşuyor…

“Kalır gibi gidişlerini izledim önce, sonra gider gibi kalışlarını…

Ve anladım ki ne sen gidebiliyorsun ne ben kalabiliyorum. Öyle bir hayat yaşıyoruz ki şimdi; ağlamak gülmenin mahkumu, gülmek ağlamanın gardiyanı gibi sanki… 

Ve anladım ki ne seninle ağlayabiliyorum, ne de sensiz gülebiliyorum. 

Belki de sen aşka aşıktın, ben üstüme alındım bilmiyorum. Bir gün gerçekten seni terk edebilecek miyim onu da bilmiyorum. Üzerine sinen benin kokusunu duymadan yaşayabilecek misin?.. Çünkü, senden geriye sadece sen kalana dek terk edilmiş olmuyorsun. 
İnsan yaşadığı anın değerini yaşadıklarından ötürü değil, neler yaşayacağını bilmediğinden ötürü bilmez. Seni çok seviyorum; bir gün seni terk etme gücümü kendimde bulup bulamayacağımı bilmeye bilmeye… Anlıyor musun? 

Gel “biz” olalım demek kolay… Benimle hiç olur musun?”

Bambaşka” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

———————————————————————————————————————————

12 Ağustos 2014

Tamer Kütükçü’nün yeni kitabı. Kadıköy ve semtlerinin eski günlerine dair her şey.

Nüfusu 15 milyona yaklaşmış, bir ucundan diğer ucuna olan mesafe 100 kilometreye ulaşmış İstanbul’un Kadıköy’ü, geçmiş zamanların, mekânların ve hatırlamalarında rafındaki yerini alıyor.

Kütükçü’ye göre Kadıköy’ü İstanbul’un diğer semtlerinden ayıran en belirgin özelliği: “Bir yandan çok kozmopolit bir semt, diğer yandan bu kozmopolit yapı, kendi içinde bir bütünlük oluşturmuş gibi. Yani farklı kültürlerden insanların yaşamasına rağmen çatışmanın pek olmadığı, herkesin kendini ait hissettiği bir yer. Mesela aynı şeyi Beyoğlu için söylemek çok güç. Beyoğlu’nda vakit geçirmekten birçok insan haz alıyor fakat ‘gittiğim vakit kendimi evimde hissediyorum’ diyen çok yok.”

Kadıköy’ün Kitabı” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

——————————————————————————————————————————–

5 Ağustos 2014

Nota okuma yetisini kaybeden bir piyanist, yazdıklarını okuyamayan bir yazar, geçirdiği felç sonucu konuşma yetisini kaybeden bir kadın, çift gözle göremediği için derinlik ve mesafe algısından yoksun bir başkası ve yazarın kendi göz melanomu tedavisi sırasında tuttuğu günlük…

Bu vakaları ilginç kılan, sadece az rastlanır nörolojik bozukluklardan mustarip olmaları değil, “aklın gözü” sayesinde yaratıcı çözümler ve adaptasyon yolları bularak kaybettikleri yetilerini telafiye ve hayatlarını yaşanır kılmaya çalışmaları.

Sacks gelişen görüntüleme yöntemleri sayesinde hakkında gitgide daha çok şey öğrendiğimiz beyinle ilgili vaka öyküleri anlatırken insan olmanın öyküsünü de anlatıyor. Yazdıkları, her zaman canlı ve diri bir bilimsel merakın ürünü ama aynı zamanda böyle bir duyarlılıktan beslendiği için de bunca ilginç ve okunmaya değer.

Aklın Gözü” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

———————————————————————————————————————————-

15 Temmuz 2014

Franz Kafka’nın 1915’te yayımlanan Dönüşüm adlı öyküsü, yazarın, anlatım sanatının doruğuna ulaştığı bir eseridir. Küçük burjuva çevrelerindeki yozlaşmış aile ilişkilerini en ince ayrıntılarına kadar irdeleyen bu uzun öykü, aynı zamanda toplumun dayattığı, işlevini çoktan yitirmiş kalıplara bilinç düzeyinde başkaldıran bireyin tragedyasını çarpıcı bir biçimde dile getirir. 

Kitabın Değişim olarak bilinen adının gerçekte Dönüşüm olduğu, ifadesini Ahmet Cemal’in açıklamasında bulur: “Gregor Samsa’nın bir sabah kendini yatağında bir böcek olarak bulması, salt bir değişim değil fakat ‘başkalaşım’dır. O, insanlığını koruyarak bazı değişiklikler geçirmemiştir; artık farklı bir canlı türü olmuştur.”

Bu açıklama, Kafka’nın eserini tanımlarken kullandığı ifadeyle de örtüşür: “Herkes, beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor. Şimdi hayvanlarla ilgili bunca şey yazılmasının nedeni de bu. Özgür ve doğal bir yaşama duyulan özlemin ifadesi. Oysa insanlar için doğal yaşam, insanca yaşamdır. Ama bunu anlamıyorlar. Anlamak istemiyorlar. İnsan gibi yaşamak çok güç, o nedenle hiç olmazsa kurgusal düzeyde bundan kurtulma isteği var… Hayvana geri dönülüyor. Böylesi, insanca yaşamaktan çok daha kolay.”

Dönüşüm” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

———————————————————————————————————————————-

8 Temmuz 2014

Haruki Murakami’den bir tutku olarak koşmak ve bu tutkuyla terbiye edilen yazma eylemi üzerine eşsiz bir metin…

“Murakami Bey, insan sizin gibi sağlıklı bir yaşam sürünce zamanla roman yazamaz hale gelmez mi?”

Arada sırada insanlar bu soruyu sorar bana. Roman yazmak, sağlıksız bir eylem; yazar olan kişi de sağlıklı olmak dediğimiz çemberden uzak bir yerde, mümkün olduğunca sağlıklı denemeyecek bir yaşam sürmek zorundaymış gibi.

Biz roman yazmaya çalıştığımızda, insanlığın temelinde bulunan zehir gibi bir şeyi istemesek de çekip çıkarır, görünür kılarız. Yazarlar az çok bu zehre maruz kalır. Bu zehir işin içine girmediği sürece, gerçek anlamda yaratıcılık eylemi ortaya konulamaz çünkü (tuhaf bir benzetmeyle söyleyeceğim ama balonbalığının zehirli kısmının aynı zamanda en lezzetli kısmı olmasıyla tıpatıp benzeyen bir durum galiba). Ama gerçekten sağlıksız olan şeylerle uğraşmak için insan mümkün olduğunca sağlıklı olmak zorundadır. Bu, benim tezim. Yani sağlıksız bir ruh bile, yine sağlıklı bir vücuda gereksinim duyar. İşte bu yüzden, böyle biri sanatçı olamaz, dense bile ben koşmaya devam ediyorum.

Haruki Murakami’den bir tutku olarak koşmak ve bu tutkuyla terbiye edilen yazma eylemi üzerine eşsiz bir metin… Koşmasaydım Yazamazdım kendini “utangaç biri” olarak tanımlayan yazarın belki de en kişisel kitabı.

Koşmasaydım Yazamazdım” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

———————————————————————————————————————————-

 1 Temmuz 2014

“Kazanan Yalnızdır”da Paulo Coelho, On Bir Dakika ve Zâhir’de öne çıkan temalara geri dönüyor. İçinde yaşadığımız dünyada, lükse ve ne pahasına olursa olsun başarıya olan bağımlılığımızın, yüreğimizin sesine kulak vermemizi engellediğini anlatıyor bize.

Coelho okuru bu defa, kendi deyimiyle Sü­persınıf’ın -hayallerin gerçeğe dönüştüğü sinema ve moda dünyasına girebilenlerin- toplandığı Cannes Film Festivali’ne götürüyor. Bu ayrıcalıklı sınıfın bazı üyeleri zirveye ulaşmıştır ve konumlarını yitirmekten korkarlar: para, güç ve ün tehlikededir: çoğu insanın, bedeli ne olursa olsun, uğruna her şeyi yapmaya hazır olduğu değerler.

Kitabın kahramanları bu modern gösteriş dünyasında buluşur: Rus milyoner İgor, Ortadoğulu moda devi Hamid, başrol peşinde Amerikalı aktris Gabriela, hayatının vakasını çözmeyi uman dedektif Savoy ve başarılı bir mankenlik kariyerinin eşiğindeki Jasmine. Dayatılan türlü hayalin yarattığı kargaşada, kendi kişisel hayalini belirlemeyi ve gerçeğe dönüştürmeyi kim başaracak?

Kazanan Yalnızdır” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

———————————————————————————————————————————-

23 Haziran 2014

“Fikrimin İnce Gülü”

“Fikrimin İnce Gülü” (1976); Adalet Ağaoğlu’nun hem Almanya ve öteki olmak gerçeğine, hem de sistemin insanı neye çevirebildiği üzerine öncü ve farklı bakışıyla öne çıkan ikinci romanı.

Almanya’da çalışan Bayram’ın sarı Mercedes’iyle Kapıkule’den köyüne giderken yaşadıklarıyla, bellekteki bir yolculuğa da dönüşen roman; pek çok yabancılaşma ve içe “yolculuk” yaratısından önce kaleme alınmış, otuz yıldır tazeliğini yitirmeyen yazınsal bir uyarı…

Adalet Ağaoğlu (1929); ’50’li yıllarda başlayan oyun yazarlığından ’70 sonrasında hız alan roman, öykü, deneme ve günce yazarlığına, Cumhuriyet dönemi edebiyatımızın en önemli ustalarındandır.

Fikrimin İnce Gülü” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

———————————————————————————————————————————–

3 Haziran 2014

“Hasretle”: Nâzım Hikmet Mektupları

Üç ana bölüme ayrılan mektuplarda okura ya da araştırmacılara ilginç gelebileceği düşünülen ve Nâzım Hikmet’in sanatıyla ilintili olabileceklerin seçilmesine özen gösterilmiş.

İlk bölümde Nâzım Hikmet’in gönderdiği mektuplar yer alırken, ikinci bölümde Nâzım ikmet’e gönderilen mektuplar yer almakta.

Son bölümde ise Nâzım Hikmet’le ilgili mektuplara ve ölümü dolayısıyla karısı Vera Tulyakova’ya yazılmış taziye mektuplarına yer verilmiş.

Hasretle: Nâzım Hikmet Mektupları” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

———————————————————————————————————————-

26 Mayıs 2014

“Büyümenin Türkçe Tarihi”

Çocukluğumuzda ya da yeniyetmeliğimizde okuduğumuz bir öykü bazen bizi beş-on yaş birden büyütür.

Kimi zaman edebiyat hayattan önce öğretir. Günümüzün on iki yazarı, Türk edebiyatından kendilerini büyüten on iki öykü seçip bu izleği derinleştiren birer deneme yazdılar. Böylelikle her denemeyi bir öykünün izlediği bu özel kitap oluştu.

Hem bir seçki niteliğinde, hem de bir bağlam çevresinde oluşturulmuş bir tasarım kitabı olarak da görülüp okunabilir.

Refik Halit Karay, Ömer Seyfettin, Sait Faik, Sabahattin Ali, İlhan Tarus, Orhan Kemal, Cihat Burak, Vüs’at O. Bener, Oğuz Atay, Osman Şahin’in öyküleri üzerine Füsun Akatlı, Selim İleri, Fatih Özgüven, Cemil Kavukçu, Ayfer Tunç, Hasan Ali Toptaş, Sırma Köksal, Sema Kaygusuz, Faruk Duman, Necati Güngör, Jaklin Çelik ve Nurdan Gürbilek yazdılar.

Büyümenin Türkçe Tarihi” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

—————————————————————————————————————-

13 Mayıs 2014

Gezi Parkı direnişindeki gençler anlatıyor…

Müge İplikçi 2013 Mayısı’nın son günlerinde Taksim Gezi Parkı’nda başlayan ve ardından Türkiye’nin birçok bölgesine yayılan direniş çerçevesinde, gençlerle yaptığı söyleşileri bir araya getirdi.

“Biz Orada Mutluyduk” direniş potansiyelinin yanı sıra, bu gençlerin nasıl bir dünyayı özleyip, nasıl bir kent ya da yeryüzü hayal ettiklerini de gösteren, Gezi’nin ruhu kadar coşkulu bir çalışma.

Biz Orada Mutluyduk” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

——————————————————————————————————————

6 Mayıs 2014

Kendine her kesimden okur bulmuş bir yazar olan İhsan Oktay Anar’ın son romanı.

“Bütün zamanların kahramanı olan bir insanın hikayesidir bu. O hem herkes hem de hiç kimsedir. Dünyadan alacağını tahsil etmeye gelmiştir. Çünkü, Tanrı dahil herkesin ona borcu vardır. Vebaline girilen tüyü bitmedik yetim işte odur. Kadim zamanlardan beri hakkı yendiğine göre, sonlu ama sınırsız bir evrenin engin ve derin merkezi insan olmanın, “olmasa da olur” halini icrâ etmesinde hiçbir sakınca yoktur.

Romantik bir insafsızlığın bakir tacizcisi olmak sonuna kadar hakkıdır. Sıradanlığın üst insanıdır o. Asilliğiyle asilleşememesi umrunda bile değildir.

Onun umrunda olan tek şey, sadece ve sadece kendini algılamak, kendi küçük âlemine sığan kainatı kabul etmektir. Çünkü bilmektedir ki, gerçek bilgelik de zaten budur.”

Galiz Kahraman” adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

——————————————————————————————————————————-

29 Nisan 2014

Ferzan Özpetek, doğup büyüdüğü şehir olan İstanbul’u yıllardır uzaktan gözlemliyor.

Bu sevginin ve hüznün romanı olan İstanbul Kırmızısı, sanatçının sinema eğitimi için İtalya’ya gidişine kadarki İstanbul yaşantısından izler taşıyor.

Mesafelerle ölçülebilen uzaklığın kişiyi bir şehre ait olmaktan alıkoyamayacağını, önemli olanın şehirde yaşamak değil, şehri yaşatmak olduğunu gösteriyor.

Filmleriyle tüm dünyada adından söz ettiren Ferzan Özpetek, romancılıkta da bir o kadar iddialı.

İstanbul Kırmızısı”  adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

——————————————————————————————————————————–

24 Nisan 2014

Toplum ve Bilim Dergisi 129. Sayısı ile Sizlerle…

– Robert Castel’le sosyali yeniden düşünmek: Devlet, Birey, Mensubiyet

– Psikanalizden neoliberalizme

– Angaje bir sosyolog: Robert Castel

– Kentsel dönüşüm ve trans kadınların mensubiyet yitimi

– Türkiye’de ücretliler toplumunun başkalaşımları

– Enformel Kürt emeğinin İstanbul hikayesi

– Teoloji ve antropoloji arasında Antikapitalist Müslümanlar

– Mütareke yıllarında İstanbul’da Ermenilik ve Müslümanlık

– “Birey asla desteksiz var olamaz”: Robert Castel ile söyleşi

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi’nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler’in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

———————————————————————————————————————————

22 Nisan 2014

Okurlarıyla buluştuğu andan itibaren büyük bir ilgi gören, ilerleyen zaman içinde de klasik seviyesine ulaşan Yüzyıllık Yalnızlık’ın yazarı Gabriel García Márquez, 1982 yılında Nobel Edebiyat Ödülünü aldığında üç ülke onun kendi yazarı olduğunu iddia edecekti: Kolombiya, Meksika ve Küba. Üstelik hepsi de haklıydı. Kolombiya, doğup büyüdüğü, onca yoksunluk ve yoksulluk çekmesine karşın ısrarla yazmak suretiyle üslubunu oturtarak uzun, akıcı ve şaşırtıcı ölçüde heyecanlandırıcı cümlelerini oluşturduğu vatanıydı. Meksika, en uzun yaşadığı ve en rahat çalıştığı yerdi. Küba ise her Latin Amerikalı gibi onun da içinde biraz Fidel’lik bulunduğu için, siyaseten vatandaşı hissettiği ülkeydi.

Memleketinin halk türkülerini söyleyip sokaklarda dans etmekten keyif alan Márquez, siyasi duruşuyla kıtasının iktidar sahibi diktatörlerini maruz bıraktığı soğuk duşlar, yazdıklarıyla okuyucusuna tattırdığı edebi hazlar ve çılgınlıklarıyla çevresine yaşattığı neşeli anlar sayesinde giderek büyüyen bir arkadaş çevresi edinmiştir. Latin Amerika’nın edebiyat patlamasının ve büyük bir isabetle büyülü gerçekçilik olarak adlandırılan akımın en önemli yazarı olarak başta Fidel Castro, François Mitterand, Felipe González, Bill Clinton olmak üzere dünyadaki birçok önemli liderin dostluğunu kazanmıştır.

Ülkesine, kıtasına ve sola katkıda bulunmak için hayli çalıştıktan ve dünyanın en ünlü Nobellisi olduktan sonra, kendine saygı duyan her yazarın İngilizce bir biyografisinin yazılması gerektiğine ikna olmuş ve hayat öyküsünü kağıda dökmek isteyen Latin Amerika edebiyatı uzmanı ABD’li Gerald Martinin önerisini kabul etmiştir. Önceleri sadece “müsamaha gösterdiği” Martin, aralıklı görüşmelerle on yedi yıla uzayan bir süreç içinde, kendisinin “resmi biyografi yazarı” statüsüne kavuşacaktır. Martin’in üç yüzden fazla kişiyle yapılan röportajları da içeren bu uzun ve meşakkatli çalışmasının sonucunda üslubu, içeriği ve dozunda mizahıyla elinizdeki harika biyografi ortaya çıkmıştır.

Gabriel Garcia Marquez: bir ömür”  adlı kitap, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

———————————————————————————————————————————

14Nisan 2014

Aylık Coğrafya ve Keşif Dergisi Atlas Nisan Sayısı ile Sizlerle…

– Cennet Behçesi Hevsel – Diyarbakır

– Çarların Şehri Veliko Tırnovo – Bulgaristan

– 4 Liman 4 Deniz

– Uyuyan Mağaralar – Bartın

– Fukuşima Mağduru Türkiye’de

– Roma Sarnıcının Davetsiz Damlaları

– Karadeniz’de Göktaşı

– Atlas’ın Ülkesi FAS

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi’nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler’in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

—————————————————————————————————————————–

14 Nisan 2014

 

Gönül galerimden…

“Hayat devamlı bir mücadele ister.

Dünya nimetleri kimsenin ayağının dibine kendiliğinden gelip yığılmaz. Onları gidip oldukları yerden toplamak gerekir.

Zengin kişiler, milletler durdukları yerde zengin olmuyor. Birşeyler yapıyor, başkalarından farklı çaba gösteriyorlar ki, onların varlıkları da başkalarından farklı oluyor. Acaba onlar bu imkanlara kavuşmak için neler yapmış? İşte ona bakmak lazım.”

Gönül Galerimden”  kitabı Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

 

————————————————————————————————————————————-

8 Nisan 2014

 

“Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemiz” sözü, genellikle sıkıcı bir ders kitabı nakaratından ibaret kalıyor veya jeopolitik “koz” olarak anılıyor. Bereket versin, o üç denize -aslında bütün denizlere- tutkuyla bakanlar, o denizlerle kucaklaşan gemilere, vapurlara, teknelere vurgun olanlar da var! İskeleye Yanaşan…, onların, denizi ve gemileri bir yurt olarak sevenlerin kitabıdır.

 

Denizcilik tarihinin kimi efsaneleşmiş olayları… Şu meşhur “kabotaj” konusu… Türlü çeşitli kayıklar, gemiler, vapurlar… İstanbul’un, İzmir’in vapurları, balıkları… Posta gemilerinden Bodrum’un Mavi Yolculuğu’na deniz yolculuğu… Maket modellerinden “gerçeklerine”, gemiler yapmak… Süvarilerden fener bekçilerine, denizciler ve denizcilik kültürü… Edebiyat, müzik ve sinemada deniz ve gemiler…

 

Gökhan Akçura, Sezar Atmaca, Orhan Berent, Ömer Bozkurt, Ali Bozoğlu, Ali Can, Kerem Coşkuner, Mahir Ünsal Eriş, Çimen GünayErkol, Süleyman Faruk Göncüoğlu, Ahmet Güleryüz, Avadis Hacınlıyan, Osman Kademoğlu, Fatih Kahya, Kaori Komatsu, Murat Koraltürk, İbrahim Akın Kurtoğlu, Murat Meriç, Mustafa Noyan, Atilla Oral, Osman Öndeş, Mustafa Pultar, Ali Can Sekmeç, Oktay Sönmez, Rüştü Tezcan, Ertan Ünal, Erol Üyepazarcı ve Arzu Varlı’nın katkılarıyla.

İskeleye Yanaşan… Denizler, Gemiler, Denizciler” kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————————————-

1 Nisan 2014

“Siyaset penceresinden Türkiye” nasıl gözükmekte?

Bir parlementerin temel görevi “yaşama çalışmaları” ve “denetim” yapmak mıdır?

Ayrıca parlementer, seçmenlerinin sözcüsü olarak, sıkıntıları, dertleri ortaya koyar, çözüm önerilerini değişik platformlarda savunur ve sözcülük yapar mı?

Bu çalışmada, özellikle 20 ve 21. parlemento döneminde Türkiye’nin yaşadığı sürece bir parlementer gözüyle bakmaya ve bilgiye dayalı siyaset anlayışına katkı sağlamayı amaçlayan yazar, sizi siyaset içinde bir yolculuğa çıkarıyor.

Siyaset penceresinden Türkiye”  kitabı Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

——————————————————————————————————————————

27 Mart 2014

EKOIQ  Mart Sayısı ile Sizlerle…

– Seçimlerimiz & Geleceğimiz

– İklim Değişiyor; Ya Davos’un İklimi?

– Kim Bu Bilinçli Elektrik Tüketicisi?

– Yerel Seçimler için Sürdürülebilir Kentler Şartı

– Yerel Adaylara 32 Soru

– Yaşanabilir Kentleri Nasıl Kuracağız?

– Dünyanın En Büyük Organik Ürünler Fuarı BIOFACH

– Yerel Yönetimler ve İklim Politikası

– Ofis Dışı Yeşil Etkinlikler

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi’nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler’in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

—————————————————————————————————————————–

25 Mart 2014

“Yaşadığımız dünya”dan, popüler kültür ve insanca varolma sorununa…

İnsanın varoluş sorunu ve örgütsel yaşamdan, düşünce tarihi bağlamında insan doğası ve yönetsel yaklaşımlara…

Bu kitap, yaşadığımız dünya üzerinde düşünmek isteyen okuyucular için yazılmıştır. Dikkatli okuyucu satır aralarını da okuyacağı için yaşayamadığımız dünyaların da varlığını hissedecektir. Ve belki de insanlığın içinde bulunduğu yaşam koşullarını sorgulayarak daha insanca bir dünya arayışına katılacaktır.

Bir düşünür, “Önemli olan çözümü değil bilmeceyi kavramaktır,” diyor. Buna göre insan olmak, yanıtsız bile olsa yaşamın anlamı üzerinde düşünmek ve bu konuda cesaretle soru sormak demektir. Üstelik hiçbir bakış açısının ya da ideolojik reçetenin o çok bilinen kurtarıcı çözümlerine sığınmadan.

Bütün bunların oldukça kapsamlı ve iddialı amaçlar olduğu söylenebilir. Ayrıca insanoğlunun çoğunluğun kullandığı ve o hep aynı yöne giden tek doğru yol alışkanlığından vazgeçmeyeceği de söylenebilir. Ama insanlığın önünde her zaman daha güzel bir dünya özleminin bulunduğuna inanmak da gerekli.

Gerçekte insanlığın daha mutlu bir geleceğe ulaşması yönündeki umutlarımızın kaynağı da hepimizin yüreğinde çiçeklenmeye hazır bekleyen bu sevgi tohumlarıdır.

Yaşadığımız Dünya” kitabı Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

——————————————————————————————————————————-

20 Mart 2014

Toplumsal Tarih Dergisi  Mart Sayısı ile Sizlerle…

– Birinci Dünya Savaşı’na Yeni Yaklaşımlar

– “Ayastefanos-İskenderiye Müsabaka-yı Havaiyesi” ve Enver Paşa

– Larcher’nin Kitabının Özel Bir Nüshası

– Fransız ve Türk Müfredatları Arasında Bir Karşılaştırma: Lisede I.Dünya Savaşı

– Aydın, Bilim İnsanı, Eğitmen, Arkeolog:  Halet Çambel

– Armenia Kralı II.Artavazdes’in Sikkesi

– 100. Yılında Cihan Harbi: Osmanlı Cephesinde Yeni Neler Var?

– I.Dünya Savaşından Osmanlı Kadınlarının Gıda ve Erzak Savaşı

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi’nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler’in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

—————————————————————————————————————————–

18 Mart 2014

Siz Hiç Çocuk Oldunuz mu?

Osmanlı toplumunda özellikle “modernleşme süreci” öncesinde çocukların yaşamına ilişkin çağdaş dönemde çok az şey üretilmiştir.

“Osmanlı Toplumunda Çocuk Olmak”, ele aldığı dönem bağlamında Osmanlı toplumunda çocukların yaşamına, içinde büyüdükleri ve şekillendikleri toplumla ilişkilerine değinen ilk kitaptır. Kitap birkaç konuda Osmanlı çocukluk tarihi araştırmalarına katkılar sağladığını, en azından yapılacak yeni araştırmalar için sorular ürettiğini ummaktadır.

Birincisi kitap, çocukların yaşamında ve onlarla ilgili algılarda 19. yüzyılın başlarına ya da “modernleşme süreci”ne kadar bir devamlılığın olduğu hususunda ısrar etmektedir. İkincisi Osmanlıların, 19. yüzyıldan önce de çocuklar üzerine düşündükleri, tartıştıkları ve yaşam döngüsünde çocukluğu yetişkinlikten tamamen ayrı, kendine özgü özellikleri olan bir dönem olarak tanımladıklarına yönelik vurgudur. Osmanlılar, hukuki ve toplumsal olarak çocukluğu ve çocukluktan yetişkinliğe geçişi ayrıntılı bir şekilde ele almışlardır. Üçüncüsü Osmanlı toplumunda çocukların, sahip oldukları sosyal ve ekonomik aidiyetlere bağlı olarak aynı zaman ve mekânda pekâlâ farklı bir çocukluğa sahip olabilecekleri düşüncesidir. Dördüncüsü bu çalışma, Osmanlı “modernleşme süreci”nin çocukların yaşamında yol açtığı dönüşümlerin daha iyi anlaşılabilmesinin önemli oranda bunun öncesiyle ilgilenmekten geçtiğini önermektedir. Bunu yapmak çocukların yaşamında ve onlarla ilgili algılarda değişim ve devamlılığın boyutlarını daha iyi anlamayı sağlayacaktır.

Osmanlılar, 19. yüzyılın ikinci yarısında kaleme aldıkları Mecelle’de, çocukluğun sınırlarını halen İslam hukuku çerçevesinde düşünmeye devam ediyorlardı. 

Osmanlı Toplumunda Çocuk Olmak” kitabı Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

—————————————————————————————————————–

11 Mart 2013

Nasıl “Pop Yazar” Olunur? 

Öyküleri, romanları dil üzerine yazılan ve eleştirileriyle tanınan, sevilen ve çok okunan Feyza Hepçilingirler, bu kez eleştiri oklarını edebiyat ve kitap üzerinden para ve şöhret kazanmaya kalkışanlara yöneltiyor.

Edebiyatın emek gerektiren bir uğraş olduğunu unutup kısa yoldan ünlü olmaya çalışanlar ve bunu başaranlarla ince ince dalga geçiyor.

Mizah amacıyla yazılmış olan bu kitap, buradaki önerileri uygulamaya kalkanları ne yazık ki gerçekten de popüler yapabilir. Kitabın en tehlikeli yanı da işte burası!

“Kimse üstüne alınmasın demeyeceğim. Gerçek edebiyatçılar, gerçek yazarlar eleştiri oklarının hedefi değildir. Onlar zaten alınmazlar; ama onların dışında kalanlardan isteyen herkes üstüne alınabilir.”

“Nasıl ‘Pop-Yazar’ Olunur” kitabı Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

——————————————————————————————————————————–

06 Mart 2014

Bilim ve Teknik Dergisi Mart Sayısı ile Sizlerle…

– Nasıl Bir Dünya’da Yaşamak İstersiniz?

– Hayata Yönelen Tehdit “Kuraklık”

– 2000 Yıllık Bulmaca Neden Çözülemiyor?

– Düşüncenin Şekli Olabilir mi?

– Yıl 2100…Olası Dünya Senaryoları

– İlk Telefon Görüşmesi 10 Mart 1876

– Nükleer Enerjinin Geleceği

– Ötegezegenler

– Embriyonun Genleri

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi’nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler’in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

————————————————————————–

27 Şubat 2014

Harvard Business Review Türkiye Dergisi  Ocak – Şubat Sayısı ile Sizlerle…

– Pazarlamacılar, Online Değerlendirmelerin Nesini Yanlış Anlıyor?

– Tezini Savun: Verimliliği Artırmak İçin Daha Çok Personelinizin Evden Çalışmasına İzin Verin

– İnovasyon Taksonomisi

– Burberry CEO’suyla Yaşlanan İngiliz İkonunu Global Bir Lüks Markasına Dönüştürmek

– Oyun Değiştiren Bir Yetenek Stratejisi Oluşturmak

– Stratejik Planlama Denen Büyük Yalan

– İnovasyonun Yeni Modelleri

– Küreselleşmenin Yeni Kuralları

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi’nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler’in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

————————————————————————–

20 Şubat 2014

Toplumsal Tarih Dergisi  Şubat Sayısı ile Sizlerle…

Bir İstitrad: Resimli Degilerin Resimleri

– Osmanlı’dan Cumhuriyet’e musıki

– Binbaşı Larcher kimdir?

–  Pera’da Polonyalı Çağı

– Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde Antalya’da Çocuk İcarları

– Sivas Kongresi günlerinde kurulan gizli bir cemiyet: Muvahhidin Cemiyeti

– 1. Dünya Savaşı’nda posta yoluyla propaganda

– Sözlü ve yazılı aktarımda Şaragan’lar

 

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi’nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler’in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

—————————————————————————————————————————–

17 Şubat 2014

Dünya edebiyatı dendiğinde, akla Batı başyapıtları gelse de yeni bir küresel anlayışla, bu görüş sorgulanmaya başladı.

“Dünya Edebiyatı Nedir?” yazın kültüründe, dünya edebiyatının ve bu kavramın önemini irdeliyor.

Damrosch’a göre, dünya edebiyatı, Batı’dan dünyaya yayılan başyapıtlardan oluşmuyor. Damrosch bu kitabında, dünya edebiyatını, çeviriyle değer kazanan eserlerin dolaşımı olarak yorumluyor. Bu eserler, doğru sunumla, kaynak ve hedef kültürler arasında, ikisinden de etkilenen bir alana yerleşir. Kabul görmüş klasikler kadar, yeni keşifler de kendilerine yer edinebilirler.

Sümer ve Aztek edebî geleneğinden ve eserlerinden olduğu kadar, yakın tarihte Rigorberta Menchú gibi isimlerle ortaya çıkan tanıklık edebiyatından da örnekler vererek yaptığı incelemelerinde David Damrosch, eserlerin doğdukları topraklardan ayrılıp, çeviri yoluyla dolaşıma girerken hangi yollarla değiştiğini sorguluyor.

Dünya edebiyatı eserlerinin çeviriyle değer kazandığını öne sürerken, çevirinin önemine vurgu yaparak, Gılgamış Destanı ve Rigoberta Menchú örnekleri üzerinden, eserlerin editörler ve çevirmenler tarafından kolaylıkla manipüle edilebileceğini öne sürüyor.

İnce detaylarla yazılmış, tüm tartışmaların örnekler üzerinden yürütüldüğü bu kitap, dünya edebiyatı çalışmalarında bir öncü olma niteliği taşıyor.

 

“Dünya Edebiyatı Nedir?” kitabı Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

—————————————————————————————————————————

11 Şubat 2014

Ahmet Ümit’ten, “Beyoğlu’nun En Güzel Abisi”.

Yılbaşı gecesi işlenen bir cinayet…

Tarlabaşı’nın arka sokaklarında bulunan bir erkek cesedi. Öldürülmüş erkeklerin en yakışıklısı, belki de en kötüsü. Karanlık sırların ortaya çıkardığı utanç verici bir gerçek.

Gururlarının kurbanı olmuş erkekler, onların hayatlarını yaşamak zorunda olan kadınlar. Bu cinayetler yatağında, bu kötülükler bahçesinde, bu insan eti satılan can pazarında masumiyetini korumaya çalışan bir adam.

Bir zamanlar İstanbul’un en gözde yeri olan Beyoğlu’nun hazin hikâyesi. 

“Beyoğlu’nun En Güzel Abisi” kitabı Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

—————————————————————————————————————————–

14 Şubat 2014

Aylık Coğrafya ve Keşif Dergisi Atlas Şubat Sayısı ile Sizlerle…

– Efsunlu Şehir  Şanlıurfa

– Barajlar Alarm veriyor

– Işığın Dansı Kuzey İskandinavya

– İşgal Günlerinde İstanbul

– Nedim Gürsel’den Yeni Roman

– Mercan Gezegeni Endonezya/Sulawesi

– Suyun Kudereti Uşak/Taşyaran Vadisi

– Mut’lu Denizineği

 

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi’nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler’in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

—————————————————————————————————————————–

4 Şubat 2014

Hayat bir piyangodur: Şanslı olan kazanır, şansızlar ise “Tanrı’nın Unutulan Çocukları”dır…

Tanrı’nın Unutulan Çocukları, yetişkinliğe adım atan iki çocuğun bir sırla başlayan muhteşem dostluğu üzerine yazılmış, etkileyici bir roman…

Uzak bir ülkenin yazarı olan Craig Silvey’in çok sayıda ödül alan romanı Türk okuyucularıyla buluşuyor. Yayımlandığında Avustralya’da yoğun bir ilgiyle karşılaşan yazar, başarılı en genç yazarlar listesinde yer almayı başarmış bir isim.

“Tanrı’nın Unutulan Çocukları” hem kurgusu hem de güçlü karakterleriyle okuyucuya bilmedikleri bir coğrafyanın edebi zevkini yaşatırken, dokunaklı bir dille sıradan yüzlerin ardına gizlenmiş birbirinden ilginç sırlar barındırıyor. 

İnsanların kendi kabuklarına çekildikleri bu küçük kasabada hayatın hem solgun hem de canlı anlarına tanıklık eden iki arkadaşın yaşadıklarını okurken, çocukluğunuzun masum yıllarını hatırlayacak, toplum tarafından kabul görülmenin ne anlama geldiğine bir çocuğun gözünden bakacaksınız.

“Tanrı’nın Unutulan Çocukları” kitabı Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

—————————————————————————————————————————–

28 Ocak 2014

Türkçe Günlükleri’nin son kitabı…

Hepçilingirler’in esprili anlatımıyla Türkçe üzerine söyleşip dertleşeceğiniz, tanığı olduğunuz günleri yeniden yaşama fırsatı bulacağınız bir kitap.

Kimi zaman Türkçenin yabancı diller karşısında güçsüz konuma düşürülmesinin üzüntüsünü çekecek, kimi zaman sorularınızın yanıtlarını bulduğunuza sevineceksiniz.

Sizi hem ABD’de yolculuğa çıkaracak, Midilli’de dolaştıracak, Datça’dan Söke’ye edebiyat günlerinde yazarlarla, şairlerle buluşturacak hem de reklamlarla öne çıkarılmadığı için yayımlandığını bile bilmediğiniz şiir, öykü kitaplarıyla, romanlarla tanıştıracak, çocuk kitaplarına ulaştıracak.

“Ekinin Harman Olduğu” kitabı Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

—————————————————————————————————————————-

21 Ocak 2014

Her şey öykü olur mu?

Yazar, tanık olduğu, yaşadığı, işittiği her ilginç olaydan bir öykü çıkarır mı?

Öykü fikri nereden gelir, nasıl gelişir ve okuru büyüleyen bir metne nasıl dönüşür?

Örümcek Kapanı, bu konuların çevresinde dolaşan bir deneme kitabı.
Cemil Kavukçu, uzunca bir süredir yalnızca öykü değil, öykü sanatı üzerine yazılar da yazıyor.

Örümcek Kapanını özel bir kitap yapan, Kavukçunun kendi yazma yöntemlerini, öyküye ilişkin düşüncelerini tüm açıklığı ve yaşamından örneklerle anlatmış olması. Denemeleri okurken, 60larla 70lerin İnegölüne, anısı unutulmayan ilkgençlik yıllarına, sanatla tanışılan ve o zorlu örümcek kapanına girilen asi çağa uzanacak, bir yazarın kendi yaşamının içinden sanatını nasıl bir mücadeleyle söküp çıkardığını göreceksiniz.

Kitapta Cemil Kavukçunun sevdiği öykücülerle ilgili düşünceleri, önemli bulduğu öykülerin çevresinde giriştiği çözümlemeleri de var. Edebiyat okurları için çok değerli bir el kitabı daha…

Örümcek Kapanı” kitabı Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————————————–

14 Ocak 2014

Düşüncelerinizi bir orkestra şefi gibi yönetmek ister misiniz?

Sonu gelmeyen tartışmalar yerine, yaratıcı ve yapıcı sonuçlar mı elde etmek istiyorsunuz?

Çoğu insan, düşünme konusunda başarılı olduğuna o kadar emindir ki, sahip olduğu bu kaynağı zenginleştirmek için hiçbir çaba göstermez.

Fikirleriyle birçok hükümeti ve büyük şirketi yönlendirmiş olan Edward de Bono, bu kitabında her sorunun kolaylıkla üstesinden gelmenizi sağlayacak bir yöntemi ortaya koyuyor: Altı Şapkalı Düşünme Tekniği.

“Altı Şapkalı Düşünme Tekniği” kitabı Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

—————————————————————————————————————————-

7 Ocak 2014

Değişmek mi istiyorsunuz? 

Ya da değişirken gelişmeyi mi arzuluyorsunuz?

“Değişim Kuşağındakiler”, Türkiye’de kitap ve seminer çalışmalarıyla kişisel gelişim alanına katkıları olan; Doğan Cüceloğlu, Cengiz Eren, Oğuz Saygın, Muhammed Bozdağ, Mümin Sekman, Tamer Dövücü ve Turgay Biçer’in değişimi yaşamak ve yaşatmak konusundaki düşüncelerinden kesitler sunmaktadır.

Eser, aynı zamanda kişisel gelişimde değişim konusu üzerine yapılmış ilk çalışma özelliğini taşımaktadır.

Bu çalışmadaki amaç, değişim arayışında olup da ne yapacağını bilemeyenlere yol göstermek, kimlerden yardım alınacağına dair bilgi vermek ve değişimi yaşayanların hayatlarından modeller sunmaktır.

Bu alandaki kişilerin düşünceleri, içinizde potansiyel olarak duran değişim arzusunun ilk kıvılcımı vazifesini görecektir.

Kişisel Gelişimin Öncüleri: Değişim Kuşağındakiler” kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

—————————————————————————————————————————–

31 Aralık 2013

Arif Keskiner’in gözünden Yaşar Kemal’in hayatından kesitler…

Türkiye’nin son 50 yılının panoraması…

Arif Keskiner namı diğer Çiçek Arif bu kez de Yaşar Kemal’li anılarını yazdı. 60 yıla yaklaşan bir dostluğun öyküsünü okurlarıyla paylaştı. 

Ama bu sadece bir anı kitabı değil… Bu kitapta Karacaoğlan, Dadaloğlu sesleniyor Toroslar’dan…

Nâzım Hikmet, Arif, Abidin ve Güzin Dino, Sabahattin Ali, Orhan Kemal, Yılmaz Güney, Ruhi Su, 
Can Yücel, Demirtaş Ceyhun ve daha nice dostlar geçit töreni yapıyor…

Çukurova’nın düzü, İstanbul’un Kulisi, Paris’in sokakları tanıklık ediyor hem tarihe, hem Arif Keskiner-Yaşar Kemal dostluğuna… Çukurova’nın binbir rengi binbir kokusu siniyor üzerinize… 

Arif Keskiner, böyle bir kitaba başladığını söylediğinde usta yazar Yaşar Kemal, “Madem kalem de almış başını gidiyor, dizginlerini çekme, varsın istediği gibi yazsın. Bizler Çukurova’da çok şeyler yaşadık, gördük. Birlikte az şey mi yaşadık be Arif… Anlat gitsin hatırladıklarını” diyor.

Ve kalem alıp başını gidiyor Binbir Renk Binbir Çiçek’te…

“Binbir Renk Binbir Çiçek” kitabı Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

—————————————————————————————————————————–

24 Aralık 2013

Para mutluluk getirir mi?

Para ile ilişkimiz ömür boyu süren bir ilişki, fakat bu konudaki kitaplar genel olarak sadece iki meseleyle sınırlı: 

a) Nasıl daha fazlası kazanılır? 
b) Daha azıyla nasıl idare edilir?

John Armstrong bu yaklaşımları tersine çeviriyor ve paranın kendisine değil, bizim parayla kurduğumuz ilişkiye, ona yüklediğimiz anlama bakıyor.

Para bizi nasıl yönlendiriyor ve korkutuyor?

Dünyayı daha iyi bir yer yapabilir mi?

Gerçekten ne kadarına ihtiyacımız var?

Yeni ve şaşırtıcı bakış açıları sağlayan bu kitap, para ile ilgili hislerinizi yeniden tanımlamanız için sizi cesaretlendirecek ve sizin için hayatta neyin gerçekten önemli olduğunu keşfetmenizi sağlayacak.

Para Hakkındaki Endişelerimizi Nasıl Gideririz?” kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

 

————————————————————————————————————————-

17 Aralık 2013

İstanbul bir aşktır, bir masaldır.

İstanbul’u gören sevdasına tutulduğu aşkını ömrü buyunca unutmaz, arar durur.

Eski bir İstanbul deyimi vardır: “Tophane Çeşmesi’nin suyunu içenin devası yoktur, ömrü boyunca sevda çeker” demektedir.

Bu sevdayı Boğaziçi ve Kayıklar, İçecek Kültürü, Çevre ve Temizlik Kültürü, İstanbul’da Aydınlatma Kültürü gibi konular altında İstanbul’un gündelik hayatından kesitlerle bu eserde okuyabilirsiniz.

“Eski İstanbul” kitabı Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

—————————————————————————————————————————-

9 Aralık 2013

Bazı insanlar nasıl bu kadar yaratıcı olabiliyor?

Neden yaratıcı ve parlak fikirler bizim değil de onların aklına geliyor?

Yaratıcı olmanın bir yolu ya da anahtarı var mı?

Bu sorular zaman zaman hepimizin aklına gelmiştir. Bir yanıt bulmaya çalıştığımızda ise genellikle yaratıcılığın “kişiye özgü”, “Tanrı vergisi” bir şey olduğunu söyleyerek işin içinden çıkmaya çalışırız. Oysa yaratıcılık ve farklı düşünme her insanın sahip olduğu yeteneklerdir.

Yapılması gereken şey, çocukluğumuzda tüm canlılığıyla iş başında olan fakat büyüdükçe öğrenilen sosyal normlara ve kalıplara feda edilen yaratıcılığımızı yeniden harekete geçirmek. Peki bunu nasıl başarabiliriz? Farklı bir düşünce tarzına, parlak fikirlere ve bunları cesurca ifade edebilme yeteneğine nasıl kavuşabiliriz? 

Bu kitap işte bu soruların yanıtını veriyor. İster işi yaratıcılıkla doğrudan bağlantılı bir reklamcı olun, ister patrona çeşitli raporlar hazırlayıp sunan bir yönetici asistanı olun fark etmez. Herkesin yaratıcılığa ihtiyacı var. Konusuna yaraşır şekilde son derece eğlenceli bir dille yazılan bu kitap size yeni, farklı ve yaratıcı fikirlere giden yolda ışık tutacak.

Fikir Nasıl Bulunur” kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————————————–

3 Aralık 2013

13 yaşındayken “dünya öğretmeni” seçilen Krishnamurti, hayatını dünyayı dolaşarak, insanlarla, yaşama ve dünyaya dair konuşarak geçirdi.

Kitapta yer alan metinler Krishnamurti’nin dünyanın çeşitli yerlerinde yaptığı, daha önce yayımlanmamış konuşmalarından oluşmaktadır. 

Ona göre, “Kendinizi gözlemlediğinizde sabahtan akşama kadar nasıl da mücadele ettiğinizi ve bu mücadele içinde enerjinizi nasıl ziyan ettiğinizi görürsünüz. Eğer sadece neden mücadele ettiğinizi açıklamakla yetinirseniz, açıklamaların içinde kaybolursunuz ve mücadele devam eder; öte yandan eğer açıklamada bulunmadan çok sessiz bir halde zihninizi gözlemlerseniz, sadece zihnin kendi mücadelesinin farkına varmasına izin verirseniz, çok geçmeden içinde hiç mücadele barındırmayan, şaşırtıcı ölçüde uyanıklık taşıyan bir hal ortaya çıkar. (…) Tamamen uyanık bir zihin ise neşe doludur.”

Kendimize Dair” kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————————————————-

26 Kasım 2013

Orhan Pamuk’un kırk yıllık yazarlık eserleri arasından kendi eliyle yaptığı seçmeler bir kitapta toplandı: “Ben Bir Ağacım”. Kitapta ayrıca 2014 yılında yayımlanması planlanan “Kafamda Bir Tuhaflık” kitabından bir bölüm bulunuyor.

Orhan Pamuk metinleri seçmekle kalmamış, metinlere dokunmuş, onları değiştirmiş; cümleler, paragraflar ekleyip başlıklar koymuş.

Yazar kitap boyunca, Osmanlı zamanının bir celladını, bir padişahın kıskançlığını anlatıyor, bir ağacı, bir resmi konuşturuyor ve kendi çocukluk, gençlik ve okul hatıralarını hikâye ediyor.

“Bu kitapta, şimdiye kadar yazdığım sayfalardan, en kolay anlaşılabilir ve en güçlü olanları seçmeye çalıştım.” diyen yazarı bilhassa özleyenler için.

Ben Bir Ağacım” kitabı, Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————————————————-

21 Kasım 2013

EKOIQ Kasım sayısı ile sizlerle…

– İnsan Hakları Sürdürülebilirliğin Yumuşak Karnı mı?

– IPCC’nin En Son İklim Raporu: ” En Az %95 ihtimalle Sorumlu Biziz”

– Hem Kuru Hem de Ekolojik Temizlik

– Rio 2016, Sürdürülebilirlik Maratonuna Hazır!

– Yolyola: Bir Arkadaş Sizinle Yolculuk Yapmak İstiyor.

– Anadolu Efes’ten Sürdürülebilir Turizm için Başaralı Modeller

– DOSYA: Sürdürülebilir Finansmanın Zamanı

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi’nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler?in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

————————————————————————————————————————————-

19 Kasım 2013

Maeve Binchy ile dönüş yolculuğuna çıkmaya ne dersiniz?

Dönüş Yolculuğu’nda 20 öykü var. Yazar, her zamanki gibi bazen dokunaklı, bazen ironik üslubuyla bizi hayatın unutulmaz anlarını keşfe çıkarıyor.

Dönüş Yolculuğunda kaçamaklar, gizli sevgililer, her şeyi altüst eden yabancılar, anneler ve kızları, çocuklar, aile bağları, yıkılan hayaller, yeni başlangıçlar var.

Terk etmeler, bırakıp gidememeler, beklenenler, gelmeyenler, dönülemeyen yolculuklar ve her zamanki gibi insanı derinden sarsan öyküler…

Karakterleri hayat dolu bir yazardan, kalbinizin derinliklerine bir yolculuk…

Hayat da bir yolculuk değil mi zaten?

“Dönüş Yolculuğu” kitabı Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————————————————–

14 Kasım 2013

Aylık Coğrafya ve Keşif Dergisi Atlas Kasım Sayısı ile Sizlerle…

– Belgrad Ormanı’na SADAKAT!

– Toygada Kış Masalları DUKHALAR

– Geçmişten Uzanan Yarımada – BİGA

– Çelik ile Çilek – Karadeniz Ereğlisi

– Taksim’in Yeni Yüzü

– Arıların Trafik İşaretleri

– 2013 Doğal Yaşam Fotoğraf Yarışması “Yaban Güzellik”

– Anadolun’nun Bağbozumu – Elazığ

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi’nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler?in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

————————————————————————————————————————————-

12 Kasım 2013

Atatürk’ün liderlik sırları’nı merak ediyor musunuz?

Atatürk’ü bir de liderlik özelikleriyle okuyun. Pek çoğumuzun başucu kitabı olmaya aday bu kitapta Atatürk’ün liderlik özelliklerini bulacaksınız. Bu özellikleri okurken her biri için de tanıkların dilinden örnekler de bulacaksınız.

İşte bunlardan bazıları…

  • Adam yetiştirme
  • Bilgi toplama yeteneği
  • Karşısındakini dinleme alışkanlığı
  • Esnek olabilme
  • Espri sahibi olma
  • Güvenilir olma
  • İnsana değer verme
  • Kamuoyu oluşturma yeteneği
  • Konuşma ve yazma yeteneği
  • Öğrenme azmine sahip olma
  • Prensip sahibi olma
  • Sıradışı olma
  • Vizyon sahibi olma

ve daha pekçok özellik bu kitapta sizleri bekliyor.

“Yöneticiler İçin Yeni Bir Bakış: Mustafa Kemal Atatürk’ün Liderlik Sırları” kitabı BM raflarında sizleri bekliyor…

 

—————————————————————————————————————————————————-

5 Kasım 2013

Müzik dünyamızın önemli sanatçılarından Bülent Ortaçgil’in hayatı…

“Şık Latife”den “Benimle Oynar mısın”a, “Çığlık Çığlığa”dan “Beni Kategerize Etme”ye, “Sensiz Olmaz”dan “Bu İş Çok Zor Yonca”ya açılan ve eskimek bilmeyen parıltılı şarkılarıyla pop müziğimizin en önemli yaratıcılarından biri Bülent Ortaçgil.

Orhan Kahyaoğlu, elinizdeki kitapta, ülkemizin müzik yazarlığı serüveninde örneğine az rastlanan araştırmacı yaklaşımla, Ortaçgil şarkılarının ve Türk Pop Müziği’nin derinliklerine iniyor, bir senteze ulaşıyor.

Sanatçının özel yaşamına dair ilginç notlarla birlikte Türkiye’nin siyasi-kültürel tarihinin Ortaçgil’in çalışmalarına yansımalarını da ele alan Ayrı Düşmüşüz Yan Yana, müzik dünyamızın önemli sanatçılarından birine odaklanan temel bir kitap.

“Ayrı Düşmüşüz Yan Yana” kitabı Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

 

——————————————————————————————————————————————

22 Ekim 2013

Doğada görülen en büyüleyici yeteneğin hikayesi…

Şimdiye kadar yazılmış benzerlerinden çok farklı bir kitap…

Kitapta sırasıyla bütün hayvanların dillerinden primat dillerine,

Genel olarak Homo Sapiens’lerin dilinden insan dillerinin büyük ailelerine,

Özgül dil ailelerinden yeni küresel toplumun dil kullanımına,

İnternetle birlikte değişen iletişim teknolojisinin dil üzerindeki etkisine

ve günümüzde “dünya dili” konumuna giderek yaklaşan İngilizce’nin muhtemel geleceğine kadar geniş bir konu yelpazesi üzerinde duruluyor.

“Dilin Tarihi” kitabı Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

——————————————————————————————————————————————

10 Ekim 2013

Edebiyat ve Kültür Dergisi “Varlık” 

– Neşet Ertaş şiirlerinin yerelliğindeki evrensellik

– Sözcüklerin içini doldurmak: Eğitim-öğretim, talim-terbiye

– Anneler, kızları ve ışıltılı hayatlar üzerine iki roman

– Cürcânî ile Wittgenstein: Yakın mahallelerin insanları

– Türk Edebiyatının kurucu kuşağından Osman Cemal Kaygılı

– Afrika ve Batı Edebiyatlarının etkileşimi

– Şiir günlüğü

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi’nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler?in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

————————————————————————————————————————————-

24 Eylül 2013

Aşk Sürebilir mi?

Okumadan bilemezsin!

Romantik aşk ve aşkın bozulma süreci içiçe mi geçmiştir?

Romantik aşk arayışı, canlılık ve anlam arayışını beraberinde mi getirir?

Yazar bize otuz senelik klinik deneyimine dayanarak çağımızda gitgide daha az rastlanan anlamlı yaşamları yaratmanın aşk anlayışımızla yüzleşmekle mümkün olabileceğini ortaya koyuyor.

Eğer aşkın risklerinden kendimizi korumak için kullandığımız yıkıcı çabalarımızın farkına varabilirsek, aşkın sürebileceğini gösteriyor.

“Aşk Sürebilir mi”, akıcı anlatımı, örnek hikâyeleri ve okuru kendi hayatı üzerine düşünmeye çağıran diliyle geniş bir okur kitlesine hitap ediyor.

 “Aşk sürebilir mi” kitabı Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

—————————————————————————————————————————————–

17 Eylül 2013

“Büyük Besteciler”

– Operanın Öncüsü CLAUDIO MONTEVERDI

– Barokun Tecellisi JOHANN SEBASTIAN BACH

– Salzburg’lu Harika Çocuk WOLFGANG AMADEUS MOZART

– Piyanonun İlahlaşması FREDERIC CHOPIN

– İtalya’nın Devi GUISEPPE VERDI

– Vals, Kankan ve Yergi STRAUSS, OFFENBACH, SULLIVAN

– Ağır Duygusallık PYOTR ILYICH TCHAIKOVSKY

– Romantizmin Uzun Kodası RICHARD STRAUSS

– Ödün Vermeyen Macar BELA BARTOK

Ve daha fazlası…

 “Büyük Besteciler” kitabı Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————————————————-

23Ağustos 2013

Ekonomist dergisi “Melekler Geliyor”

– 600 melek yatırımcı geliyor

– Ümit Boyner’den Ali Sabancı’ya sertifikalı melek yatırımcıların listesi

– Melek yatırımcıların ilgi alanına giren sektörler

– Lisans alanlar, hangi teşviklerden yararlanacak?

– Kaçakçılığın devlete maliyeti ne kadar?

– Tayvan Çin’e rakip olacak

– Düşen borsaya ‘patron’ desteği geldi!

– Borsa koridorlarında son söylentiler

– Özel Bölüm: Yüksek lisansta başvuru zamanı

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi’nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler?in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

————————————————————————————————————————————-

30 Temmuz 2013

İş Yerinde Beden Dili 

Duruşunuz, oturuşunuz, bakışınız sizi ele verir.
Beden dilinin kodlarını çözerek hem diğerlerini anlamanız hem de kendinizi doğru ifade etmeniz mümkün.

Birlikte çalıştığınız insanları doğru anlamak.
Düşünce ve isteklerinizi doğru anlatmak Sizi başarıya götürür.
İnsanlar üzerinde ne tür bir izlenim bırakıyorsunuz?
Patronunuzun size söylediklerine inanmalı mısınız?
Potansiyel bir müşteri ile mi uğraşıyorsunuz yoksa zamanınızı boşa mı harcıyorsunuz?
Birlikte çalıştığınız kişiler ne demek istediğinizi anlayabiliyor mu?

Sözsüz iletişimin sessiz işaretleri, bilinçaltında yatanın korku, dürüstlük, zevk, kararsızlık, hayal kırıklığı, vs. açığa çıkarılmasını sağlar. Duruşunuz, oturuşunuz, bakışınız sizi ele verir.

 “İşyerinde Beden Dili” kitabı Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————————————————-

25 Temmuz 2013

İSTANBUL LIFE dergisi Temmuz sayısı ile sizlerle…

– İstanbul’un yeşil raporu

– Şehirde plaj keyfi “30 öneri”

– Şehrin en güzel 30 camisi

– Neo-Klasik yerel tatlılar

– Gökyüzünden İstanbul

–  Çarşı Pazar İstanbul

– “Y” jenerasyonunun sokak modası

– Temmuzda ne yapılır? “75 öneri”

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi?nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler?in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

————————————————————————————————————————————-

23 Temmuz 2013

Yaşam bilgisi nedir?

Yaşam bilgisiyle,  yaşamımızı bir sanat gibi yaşamak mümkün mü?

Kitaptan:

Kısıtlamaları aşmak

Yaşam stili

Beden hareketleri ve tutumlar

Rüyalar ve yorumları

Çocuk yetiştirme ve sorunlu çocuklar

Sevgi ve evlilik

Cinsellik ve cinsel sorunlar

 Yaşam Bilgisi kitabı Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————————————————-

18 Temmuz 2013

Aktüel dergisi Temmuz sayısı ile sizlerle…

– Zeki Çocukla Baş Etme Rehberi

– Bir Akil Raporu: Batı Çözüm Sürecine Nasıl Bakıyor?

– Tunceli’nin Adı Dersim Mi Olacak?

– ABD’nin 20 Yıllık “Sızıntı” Tarihi

– 100’ü Dervirmek İçin Ne Yapmalı?

– Oscar Pistorius’un En Zor Koşusu

– Altın Nereye Gidiyor?

– Hangi Psikolojik Rahatsızlık İçin Hangi Film? “Sinematerapi”

– Eski Takvimlerden Sayfalar

 

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi?nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler?in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

————————————————————————————————————————————-

16 Temmuz 2013

Sizce uzun yaşamanın sırrı var mı?

Okumadan bilemezsin!

Aydın Boysan yarım yüzyılı aşan mimarlık uğraşı, on yıldan fazla sürdürdüğü gazete yazarlığı, yirmi yılı aşkın bir zamandır kaleme aldığı kitaplarla bir ömre birden fazla yaşam sığdırmış bir kişi. UZUN YAŞAMANIN SIRRI, zekâ, neşe ve mizahı hayatından yazılarına akıtan bu verimli ve usta yazarın 63 yaşından sonra yazdığı 33. kitap.

Deniz sofralarından Selahattin Pınar’a,

Resim sanatından şiire,

Mizah ve demden yaşam sahnelerine,

Tarık Minkari’den Vehbi Koç’lu yıllara,

ve daha birbirinden ilginç bir çok acı-tatlı anıyı, bilgiyi ustalıklı kalemiyle okuruyla paylaşan Aydın Boysan’dan güzel bir kitap.

 

 “Uzun Yaşamanın Sırrı kitabı Yeni Yayınlar raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————————————————-

27 Haziran 2013

Aktüel yeni sayısı ile sizlerle…

– 2013’ün en iyi tatil rotaları

– 60 yıl sonra dünyada kaç ülke olacak?

– 1984 çılgınlığı

– Amerikalı tarikatın Türkiye planı

– Bir seri katilin günlüğü

– Sosyal medyada provakasyona gelmeme rehberi

– 9 soruda yılın en büyük bilgi sızdırma operasyonunun içyüzü

– Bebeğimi nasıl sosyal medya starı yaptım

– Bodrum İstanbul istilasında

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi?nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler?in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

————————————————————————————————————————————-

13 Haziran 2013

Bilim ve Teknik Haziran sayısı ile sizlerle…

– Piri Reis

– Saçlarımıza Neler Oluyor?

– Karanlık Madde

– Az Bilinen Bir Psikiyatrik Sorun: Cilt Yolma

– Anıl Tahıl: Kinoa

– Güneşe En Yakın Üçüncü Yıldız Sistemi Keşfedildi

– Günlük Hayat ve Anılar Alzheimer’e Teslim

– Cep Telefonu 40 Yaşında!

– Doğa Tarihi Müzeleri ve “Berlin” Örneği

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi?nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler?in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

——————————————————————————————————————————————

11 Haziran 2013

Nefes bir mucize!

Doğumdan ölüme kadar, bizi yaşama bağlayan güç.

Peki ama doğru nefes alıyor muyuz?

Kronik hastalıklardan ruhsal rahatsızlıklara sağlıklı bir yaşama giden yolun doğru nefes almaktan geçtiğini biliyor muyuz?

Nevşah Fidan, okurlarına bu kitapla nefes mucizesinin anahtarını veriyor.

Doğal ve bağlantılı nefes almayı öğrenerek hayatlarında mucizeler yaratan öğrencilerinin hikâyelerini anlatıyor.

 “Nefes: Mutluluğa Giden Yol kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

 

————————————————————————————————————————–

30 Mayıs 2013

SİNEMA dergisi sizler için Bilgi Merkezi raflarında…

Dergiden:

-Muhteşem Gatsby

– Ayın Filmleri

– 32. Festivalin Ardından

– Atilla Dorsay “Emek’in Canlandırılması İmkansız Değil”

– Tony Stark’ın Dünyaya Dönüşü

– Caz, Aşk ve Ölüm

– 4 Film 4 Oyuncu

– Ev Sineması

– Eleştiriler

Derginin tamamını ve diğer sayılarını Bilgi Merkezi?nin ikinci katında  yer alan Süreli Yayınlar alanında bulabilirsiniz.

————————————————————————————————————————–

28 Mayıs 2013

Dünya’yı Einstein’ın gözünden görmek ister miydiniz?

20. yüzyılın en önemli fizikçisi Albert Einstein´ın Siyasi ve Felsefi Yazılarının yer aldığı güzel bir kitap daha!

Kitaptan:

Hayatın anlamı

Özgürlük doktrini

Toplum ve kişilik

Zenginlikle ilgili

Bilimin dinselliği

Bernard Shaw’a selam

Sigmund Freud’a

Dünya ekonomik krizi ile ilgili düşünceler

Bir Arap’a mektup

Hristiyanlık ve Yahudilik

ve daha fazlasını bu kitapta bulabilirsiniz.

  “Benim Gözümden Dünya kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————————————–

23 Mayıs 2013

NTV Tarih yeni sayısı ile sizlerle…

– 1453’ün Gerçek Hikayesi

– II. Mehmed’in Genç Bir Fatih Olarak Portresi

– Foto Muhabirleri: Yakın Tarihimize ‘Objektif’ Bakanlar

– Abdülhak Şinasi Hisar: Türk Romanında Muhafazakar Bir Devrimci

– Kanun-ı Cezadan Beri Değişmeyen Kafa: Halk Tahrik Olmasın

– Tek Parti Döneminin Sonu

– Ayın Fotoğrafı: Sanık Nâzım Hikmet’e Soruldu…

– Diplomasi Ayırdı Aşk Buluşturdu

– Masalcı Ezop “Hayvanların Dilinden İnsanları Anlattım”

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi?nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler?in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

————————————————————————————————————————————–

21 Mayıs 2013

Ayrıntılar gerçeği ele verir mi?

Okumadan bilemezsin!

Yakın tarih denildiğinde ilk akla gelen tarihçilerden aynı zamanda Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyemiz Cemil Koçak’ın bizler için gün yüzüne çıkardığı “eskimiş, solmuş, unutulmuş, köşede kalmış, zamanında dahi gözden kaçmış…”  olarak tabir edilen kitaplar, günlükler, gazete aralarında kalan, dergi aralarında saklanan bilgiler…

Kitaptan bazı başlıklar:

İttihatçıların ve itilâfçıların anıları,

Balkan savaşlarını yaşayanların gözünden anlatan hâtıralar,

Türkiye’de her geçen gün efsaneleşen Çanakkale’nin gerçek tarihi üzerine eserler,

Türkiye’de yaşamış asker, diplomat ve bilimadamı Almanlar üzerine ayrıntılı bilgiler,

Milli Şef İsmet İnönü üzerine yazılan, ama yayınlanamayan bir biyografinin ilginç hikâyesi,

Nazi karşıtlarının İstanbul’daki faaliyetleri.

Son pâdişah Vahdettin’in torunu Hümeyrâ Özbaş ile ve Türkiye’de görev yapmış Alman subaylarından Hans Rohde’nin oğlu Dieter Rohde ile Türk-Alman ilişkilerinden Hitler Almanyası’na kadar ayrıntılı bilgilerin bulunduğu çarpıcı röportajlar ve daha fazlasını bu kitapta bulabilirsiniz.

  “Geçmiş Ayrıntıda Saklıdır kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————————————————-

16 Mayıs 2013

Bilim ve Teknik : Sabancı Üniversitesi “Geleceğin Yükselen Teknolojisi” Projelerinde…

– Doğadaki Tasarımdan Teknolojiye

– Sabancı Üniversitesi “Geleceğin Yükselen Teknolojisi” Projelerinde

– Hastanelerdeki Gizli Tehlike

– En Eski Harita Türkiye’de

– Donmayan Yaşamlar

– İnsansız Deniz Araçları

– Gökyüzündeki Ateş: Kutup Işıkları

– Yüzyılın Göktaşı Rusya’ya Düştü

– Süper Besin: Chlorella

– Jeolojik İmzamız: Antroposen

“Başkanlık ve Yarı-Başkanlık Sistemleri: Türkiye için Bir Değerlendirme kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

——————————————————————————————————————————————

9 Mayıs 2013

Başkanlık veya Yarı-Başkanlık sistemleri bize uygun mu?

Okumadan bilemezsin!

 

Kitaptan:

Başkanlık sistemlerinin tanımı ve temel unsurları

Başkanlık sistemlerinin yol açtığı sorun boyutları

Başkanlık sistemlerinin siyasi üslubu

Yarı-başkanlık sistemleri

Avantajları dezavantajları

Başkanlık ve yarı-başkanlık sistemlerinin Türkiye için değerlendirmesi

ve daha fazlasını bu kitapta bulabilirsiniz.

  “Başkanlık ve Yarı-Başkanlık Sistemleri: Türkiye için Bir Değerlendirme kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————————————–

3 Mayıs 2013

Dünyayı Atlas’ın Mayıs sayısı ile keşfedin

– Moğolistan Keşif-40

– Dünyanın Sürüngenleri

– Karasevdadeniz

– Dalyan’ı Anımsamak

– Umberto Eco, 15 yıl ve 20 dakika

– Termit Vahaları

– Bizans Hayvanları Müzede

– Alaçatı’nın 1001 Lezzeti

– Diyarbakır Kutsal Yerler Atlası

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi?nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler?in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

————————————————————————————————————————————–

30 Nisan 2013

Dinden bilime, felsefeden matematiğe, şiirden tiyatroya, mantıktan tarihe, siyasal ideolojiden iktisada, sosyal bilimlerden psikolojiye kadar insanlık tarihinin bütün alanlarında iz bırakmış 100 eser.

Homeros’tan İlyada ve Odysseia,

Dante’den İlahi Komedya

Machiavelli’den Hükümdar

Bacon’dan Yeni Organon

Hobbes’tan Leviathan

Smith’ten Ulusların Zenginliği

Kant’tan Saf Aklın Eleştirisi

Orwell’den 1984

Darwin’den Türlerin Kökeni…

Daha sayalım mı:) Saymayalım, devamı  “Yüzyılların Yüz Kitabı kitabında. Kitap, Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

——————————————————————————————————————————————

25 Nisan 2013

Capital Dergisi Nisan Sayısı

– Yılın İş İnsanları Ödüllerini Aldı

– Mustafa Koç “Riskleri ve Fırsatları Kolluyoruz”

– 9 Şirket Tipine Göre 2013 Büyüme Hesabı

– CEO Club’ta Kadın Farkı

– Tuncay Özilhan “Dünya Devi Yaratacağız”

– Türk Şirketleri Ne Kadar Şeffaf?

– Sınır Ötesi Düş Kırıklığı

– Kazanmak İçin Nasıl Oynamalı?

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi?nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler?in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

————————————————————————————————————————————–

18 Nisan 2013

NTV Tarih Dergisi yeni sayısı ile sizlerle…

– Türk Kimdir?

– İstanbul’un 3 Metre Altında 1500 Yıllık Cadde…

– Evrak-ı Metruke

– Piraye’nin Arşivinden Nâzım Manzaraları

– 10 Bin Yıllık Kozmetik Serüven

– Türbelerin Gizli Hazineleri

– Beyaz Travertenlerin Koruduğu Kutsal Kent

– Sinema Tarihinin İlk Yıldız Yönetmeni: HITCHCOCK

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi?nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler?in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

————————————————————————————————————————————–

16 Nisan 2013

Bir uçağın gökyüzünde uçmasını sağlayan model, sizin de başarma yolunda izleyeceğiniz model olabilir mi?

Bu hantal ve ağır makinelerin gökyüzünde kuş gibi uçması, insana ilham veren bir başarı hikayesidir. Bu kitapta bütün detaylarıyla uçakları havalandıran gücü inceleyeceksiniz.

Uçak kullanmasını bilmeyen birisi için, uçağı havalandırmak imkansızdır; ancak bir pilot için bu imkansız değildir. Çünkü nasıl kullanacağını ve uçağı nasıl yöneteceğini biliyordur. İmkansıza meydan okumak istiyorsanız, kendi uçağınızı kullanmayı bir an önce öğrenmelisiniz.

Bu kitapta insanın sahip olduğu potansiyel, uçağa benzetilerek, ona gereken bakımı yaptıktan sonra nasıl havalandırılacağına dair küçük ama önemli ipuçlarını bulacaksınız.

Kararlı Adımlar, Yeni Ufaklar, Rüzgarla Dans, Tam Gaz İleri gibi başlıkları kulanarak, uçağın kullandığı tekniklerden modelleme yapan yazar, imkansız sözcüğünü lügatınızdan çıkarmanızı isteyecek.

Nefesinizi tutun ve büyük uçuşa hazır olun!..

 “İmkansız Yoktur” kitabı, Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————————————————–

NefesinizisgssS

11 Nisan 2013

Bilim ve Teknik dergisi Nisan sayısı ile sizlerle…

– Hayatta Başarının Sırrı

– Otizm Farkındalığı

– Çanakkale Savaşı’nda Denizaltılar

– Çanakkale Savaşlarında Kullanılan Havacılık Teknolojisi

– Kanserde Doğru Adres: Modern Tıp

– Antbakteriyel Ürünlerin Diğer Yüzü

– Ortaçağ İslam Alimlerine Göre Nevruz

– Tehdit Altındaki Hünkar Beğendi Otları

– Volkanik Tüf Kayalar

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi?nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler?in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

——————————————————————————————————————————————-

9 Nisan 2013

Bir yılın her günü resim sanatının nefes kesici eserlerini özel metinler ile birlikte sunan ve her sayfasıyla size keyif ve belki de ilham verecek özel bir masaüstü takvimi…

Sanata yeni ilgi duyanlardan tutkunlara

“En iyiler” konseptinin özel meraklıları

Özel olarak resim sanatıyla ilgilenenler

Kitabın içinde,   bir yüzünde sanat tarihinde önemli yeri olan bir resim, diğer yüzünde ise bazen resmin sahibinden bazen ise ünlü bir yazardan o resmin konusuna gönderme yapan metinler yer alıyor.

Sanatla bir şekilde içiçe olmak isteyenler, bu kitap tam size göre

 “Sanatla 365 Gün: Hergüne Bir Başyapıt” kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

——————————————————————————————————————————————

4 Nisan 2013

Ekonomist Dergisi yeni sayısı ile sizlerle…

– En İyi 100 Fon

– Osman Kavala, Kürt Sorununda Kalıcı Barış İçin Ne Öneriyor?

– Uludağ Ekonomi Zirvesi

– Torba Yasa İle Odalar Kıskaca Mı Alınıyor?

– Pazarlama İletişimi

– Vergide Gündem

– Yatırımcının Danışmanı

– Şirketlerin Karnesi

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi?nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler?in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

—————————————————————————————————————————————————-

2 Nisan 2013

Yıllardır “panik atak” yaşayan bir işadamı…

Kendini peygamber ilan eden bir doktor…

Kendini bildiği günden beri, babası başta olmak üzere, çevresindeki bütün erkeklerden dayak yiyen genç bir kadın…

Radyo ve televizyonlardaki bütün şarkıların kendisi için çalındığını zanneden genç bir devlet memuresi…

Bu kitapta, Türkiye’ de değişik nedenlerle psikiyatra başvuran her kesimden insanımızın hikayelerini bulacak, başta aşk ve ölüm olmak üzere “insanlık halleri” ile karşılaşacaksınız.

Bu kitabın bir yerlerinde mutlaka kendinizi bulacak, kendinizle yüzleşeceksiniz.

 “Madalyonun İçi: Bir Psikiyatrın Not Defterinden” kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

—————————————————————————————————————————————-

27 Mart 2013

Tahtın Kudretli Misafirleri’ni yakından tanımak ister misiniz?

Kaç Osmanlı Padişahı vardı?

Hangi savaşlara girdiler?

Nereleri fethettiler?

Şahsi zaafları nelerdi?

Siyasi özellikleri nelerdir?

Tüm bu soruların cevabı ve Osmanlı Padişahları’nın bilinmeyen yönleri bu kitapta toplandı.

 “Tahtın kudretli misafirleri: Osmanlı padişahları” kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

——————————————————————————————————————————————-

14 Mart 2013

Teknoloji kültürü derginiz CHIP Mart sayısı ile sizlerle…

– PC’niz artık çökmeyecek!

– Hibrit notebook’lar

– Akıllı telefon mu, tablet mi, yoksa ultrabook mu?

– Google Glass bir devrim mi?

– iPhone’dan sonra iWatch da gelir mi?

– Sosyal medya ne kadar gerçek?

– Dünya’nın IT düşünürleri

– Süper bilgisayarlar

– Biyonik, doğayı örnek alınca

-Pratik ipuçları

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi?nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler?in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

——————————————————————————————————————————————-

12 Mart 2013

Plastik sanatlarıyla aranız nasıl?

Batılı resim anlayışında portresini yaptıran ilk Padişah

Sanat koleksiyonerliğinde ilk adım

Batılı anlamda resim yapan ilk sanatçı

İlk müze

Gerçekleştirilen ilk sergi

Sanat tarihi alanında yazılmış ilk kitap

Yurtdışına çıkan ilk ve tek Padişah

Heykelini yaptıran ilk Padişah

İlk sanat polemiği

İlk sansür

İlk kadın ressam

İlk çıplak denemeleri

Kübist eğilimli ilk resimler

İlk feminist sergi

İlk özel müze

1 milyon doların üzerinde bir rakama satılan ilk modern Türk resmi…

 “Türk Plastik Sanatlarında İlkler kitabı Bilgi Merkezi Yeni Yayınlar rafında sizleri bekliyor…

—————————————————————————————————————————————————-

07 Mart 2013

Bilim ve Teknik dergisi Mart sayısı ile sizlerle…

– İlaç ve Aşı Çiftlikleri

– Gençliğe Giden Yol Ondan Geçiyor: Kolajen

– Üç Boyutlu Tarih

– Gıda Işınlama

– Bir Üniversite Hocasının Otuz Yılın Sonundaki Gözlemleri

– Küf Mantarının Gizli Kalmış “Özel Hayatı”

– Kök Hücreler Ölümden Sonra Bile Hayat Kurtarmaya Devam Ediyor

– Anadolu’yu Doğuran Deniz Tetis’in İzlerini Sürmek

– Çiğdemi Nasıl Bilirsiniz?

 

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi?nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler?in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

——————————————————————————————————————————————-

6 Mart 2013

7 Mart 2013’teki 3. SU Okuma Kulübü Etkinliği’ne de konuşmacı olarak  katılacak olan Nebahat Akkoç OHAL’de Feminizm’i anlatıyor.

Kitaptan:

Kimlik, Şiddet, Kayıp

Kadın Çalışması ve Şiddetsiz Bir Dünya Hayali

Fark Yaraları: Kadın Çalışmasından Yola Çıkınca Her Yere Gidiliyor…

 “OHAL’de Feminizm kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

——————————————————————————————————————————————-

28 Şubat 2013

ATLAS dergisi Şubat sayısı ile sizlerle…

– Aladağlar’da yalnızlık

– Bodrum, Derin Sırlar

– Anadolu Orkideleri; Aşk, Arzu ve İhtiras

– Latin Metropol Sao Paulo

– Kayıp Deniz

– Ultra Maraton; Dört Kıta, Dört Çöl

– Çiftçi Robotlar

– Arının Sırrı

– Dünyayı Masallar Kurtaracak

 

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi?nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler?in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

—————————————————————————————————————————————————-

26 Şubat 2013

İşte size ilginç bir kitap daha!

Kişisel ve toplumsal tarihimiz neden sürekli kendimize ve başkalarına zarar vermek üzerine?

İçimizden geçenle dış dünyaya gösterdiğimiz kimliğimiz neden farklıdır?

Küçük yolsuzlukları yapan da soykırım gibi toplumsal bir katliamın ’emir erleri’ de sıradan insanlardır. Peki sıradan insanı ‘kötü’ yapan nedir?

Yazar James Hollis, bu kitapta kişiliğimizin karanlık yönünü, Jung’un insanın başkalarına göstermediği gizli yanını tanımlamakta kullandığı Gölge kavramını inceliyor.

 “İyi İnsanlar Neden Kötü Şeyler Yaparlar kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

——————————————————————————————————————————————-

21 Şubat 2013

Bilim ve Teknik Dergisi Şubat sayısı ile yine dopdolu.

Dergiden:

– Erkek Beyni Kadın Beyni

– Altay Ana Muharebe Tankı

– Titan dünyanın en hızlı süper bilgisayarı

– Beyindeki Mikro Düzeydeki Yapıların İlk Atlası

– İnsan Genomu Anlamlandırma Projesi

– Burnuma Hastalık Kokusu Geliyor!

– Zekâ ve Mutluluk: Dost mu Düşman mı?

– Akışkan Görüntüleme Yöntemleri

– Robotik Cerrahi ve Üroloji

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi?nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler?in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

————————————————————————————————————————————————

19 Şubat 2013

Her biri 30 saniyede açıklanmış, en çok tartışma yaratan 50 siyaset kuramı

“Bahse gireriz, siyaset, üzerine en çok tartışılan konudur ve büyük çoğunluğumuz bu tartışmaların içerisinde debelenip dururuz. Cumhuriyetçilik ve Demokrasi gibi gündelik hayatın içine girmiş kavramlarla yetiniyor olabilirsiniz, ama ‘yeni muhafazakar’ nedir biliyor musunuz? Ya oligarşi?”

Kitabımız daha birçok konuyu 30 saniye içinde anlatıyor:

Aristokrasi

Temsili Demokrasi

Nispi Temsil

Keynesyenizm

Merkantilizm

Kominizm

Liberalizm

Faşizm

Çevrecilik

Anarşizm

Totalitercilik

Despotizm…

Artık siyaset konusu konuşulduğunda sizin de söyleyeceğiniz çok şey olacak.

 “30 Saniyede Siyaset kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

——————————————————————————————————————————————-

15 Şubat 2013

SİNEMA dergisi sizler için Bilgi Merkezi raflarında…

Dergiden:

– Jennifer Lawrence ve yılın en çok konuşulacak genç yıldızları

– Günümüz klasikleri: Yüzüklerin Efendisi Üçlemesi

– Oscar tahminleri; kimler ödüle daha yakın?

– Söyleşiler: Kudret Sabancı, Şahan Gökbakar, Benh Zeitlin, Gael Garcia Bernal

– Mutlu sonlara inanıyor musunuz?

– Kudret Sabancı: Filme sanat olarak bakmayanlardanım

–  Hobbit: Beklenmedik yolculuk

– Box office ve yıldızlar tablosu

– Eleştiriler

 

Derginin tamamını ve diğer sayılarını Bilgi Merkezi?nin ikinci katında  yer alan Süreli Yayınlar alanında bulabilirsiniz.

————————————————————————————————————————————————

12 Şubat 2013

İşe yarar fikir üretmek zor mudur?

Herkesin gittiği yoldan gitmemek mi gerekir?

İyi fikir kendini sattırır mı?

Tasarım gücüyle öne çıkılır mı?

Fikir nasıl bulunur?

Tüm bu soruların yanıtları ve şu an hayatımızın vazgeçilmezileri olan fikirler bu kitapta

 

 “İyi Fikir Her Zaman Kazandırır kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

—————————————————————————————————————————————————–

08 Şubat 2013

Ekonomist dergisi Şubat sayısı ile Bilgi Merkezi raflarında…

Dergiden:

-Zirveye çıkışın 10 sırrı

-Yılın iş insanları’nı 754 yönetici seçti

-Emlâk oskarları sahiplerini buldu

-Ertelenen oda seçimleri kimin işine yarayacak?

-Yeni internet fenomeni “Paylaşım ekonomisi”

-Tasarruflar altına, altın merkeze gidiyor

-Kâr realizasyonu için önerilen taktikler

-Yeni kuşak ressamlar yurt dışı sınavında

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi?nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler?in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

————————————————————————————————————————————————

28 Ocak 2013

Erkekler kötü mü doğar?

Erkekler neden tecavüz eder?

Çıldırmış bir toplumun kurbanları oldukları için mi cinayet işlerler?

Neden tecavüz bütün kültürlerde bu kadar yaygındır?…

Sağlam temellere dayandırılmış ve tarafsız olan bu önemli kitap, erkek ruhunun en karanlık güdülerini gün ışığına çıkarıyor ve modern toplumun bunu yenebilmesi için çeşitli önerilerde bulunuyor.

 “Erkeğin Karanlık Yüzü kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————————————————————

25 Ocak 2013

İSTANBUL LIFE dergisi 200. Özel Koleksiyon Sayısı ile Bilgi Merkezi raflarında…

Dergiden:

-İstanbul’un 200 lezzeti

-Sömestir için 50 öneri

-Şehrin efsane mekanları

-Semtlerin 7 harikası

-Ünlü karikatüristlerin kaleminden istanbul

-Boğaziçi’nin görkemli Sefarethaneleri

-Cibali’den Fener’e adım adım

-Jürinin özel seçimi “en iyi 10 ocakbaşı”

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi?nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler?in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

 

22 Ocak 2012

Atatürk ile ilgili daha önce duymadığınız çok özel anıları okumak ister miydiniz?

Kitap, Çankaya Köşkü Kütüphanecisi Nuri Ulusu’nun anılarıyla dolu.

Kimdir Nuri Ulusu? Nuri Ulusu, Atatürk’ün Samsun’a çıkarken bindiği Bandırma Vapuru’nda görevli Hacı Tevfik’in oğlu. Kader O’nu Atatürk’e kütüphaneci yapmış.

Kitapta neler yok ki?

Atatürk’ün sofra kültürü, günlük hayatı, ziyaretine gelen kral ve devlet başkanları, zevkleri, giyim kuşamı, kitaplara olan düşkünlüğü, doğa sevgisi,

Sonra Ertuğrul yatıyla azgın sularda kalışı,

Takım tutup tutmadığı…

Neden doğum tarihini nüfus cüzdanına yazdırtmadığı…

Hüzün de var kitapta:

Hiç sevmediği Etnoğrafya Müzesi’nde ölümünden sonra 14 yıl kalışı,

Öldüğünde Dolmabahçe Sarayı’ndaki bayrağın yarıya çekilişi…

Kitapta, bir kapanış konferansımızda da konuşma yapan Talat Halman’ın amiral babası Sait Halman da var.

Kısaca her sayfasında bir anı.

Atatürk’e bir kez daha hayran kalacaksınız.

 “Atatürk’ün yanı başında: Çankaya Köşkü kütüphanecisi Nuri Ulusu’nun hatıraları kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

——————————————————————————————————————-

16 Ocak 2013

  • Türkiyenin ilk ve tek Nobel ödüllü yazarı Orhan Pamuk,
  • “Suç ve Ceza”nın yazarı büyük romancı Dostoyevski,
  • İspanyol Edebiyatının şaheseri “Don Kişot”a hayat veren Cervantes,
  • Zamanının çok sonrasının romanlarını yazmış Ahmet Hamdi Tanpınar,
  • Çağdaş Amerikan Edebiyatının gündemden düşmeyen ismi Paul Auster,
  • Dünya edebiyatına “Beyaz Diş” ve “Demir Ökçe”yi kazandıran Jack London,
  • Eserleri onlarca dile çevrilen Yaşar Kemal,
  • Çağdaş Latin Amerika Edebiyatının en ünlü yazarı G.G. Marquez,
  • “Sefiller” gibi bir başyapıtın yaratıcısı Victor Hugo,
  • Moby Dickin peşindeki Herman Melville,
  • Dünya çapında bir kalem olan İhsan Oktay Anar,
  • Japon Edebiyatının Nobel ödüllü ustası Yasunari Kawabata,
  • Rus klasiklerinin olmazsa olmazı “Savaş ve Barış”ın yazarı Tolstoy,
  • Endüstri devriminin sancılarının usta romancısı Charles Dickens,ve diğerleri…

Kitap, ünlü yazarların hayat hikayelerini, başlarından geçen ilginç ve trajik olayları okuruna sunuyor.

 “Tarihe Adını Yazdıran 100 Büyük Romancı” kitabı Bilgi Merkezi Yeni Yayınlar rafında sizleri bekliyor…

———————————————————————————————————————————-

7 Ocak 2013

Size bilmeniz gereken 50 mimari eser desek hangilerini sayardınız?

Giza Piramitleri

Ayasofya

Brooklyn Köprüsü

Colosseum

Paris Opera Binası

Selimiye Camii ve Külliyesi

St. Basil Katedrali

Stonehenge

Sagrada Familia

Yahudi Müzesi

ve daha pekçoğu bu kitapta…

 “Bilmeniz Gereken 50 Mimari Eser” kitabı Bilgi Merkezi Yeni Yayınlar rafında sizleri bekliyor…

 

————————————————————————————————————————————————

28 Aralık 2012

PCnet dergisi Aralık sayısı ile Bilgi Merkezi raflarında…

Dergiden:

-Herkes bunu konuşuyor. Microsoft cihazlar.

-TEMA ile geleceğe mesaj gönderin.

-Albümü en çok korsan indirilen sanatçı kim?

-Windows 8’de ilk adımlar

-AppStore’daki en iyi 100 uygulama

-Sabit diskiniz hakkında bilmeniz gerekenler

-Parolanızı güvenle saklayın

-Sony’nin süper ince, sürgülü tablet

-En ince, hepsi bir arada dokunmatik PC

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi?nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler?in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

————————————————————————————————————————————-

25 Aralık 2012

“Dünyanın önde gelen liderlerinin kimi zaman ‘adalet’ ve ‘eşitlik’ talep eden, kimi zaman ‘teslimiyet’ ve ‘korkuyu’ itiraf eden, zaman zaman ise ‘tehdit’ içeren konuşmalarından oluşan bu kitabı okuduğunuzda, kelimelerin eylemlere nasıl ilham verdiğine şahit olacak, bundan böyle ‘söylenenlere’ daha iyi kulak kabartacaksınız.

Bu konuşmalara hiçbirimiz tanık olmadık; ama iyi ki kitaplar var. Bu konuşmaları okuyabileceğiz.

Kitapta kimler yok ki!

Sokrates
Büyük İskender
Alparslan
Fatih Sultan Mehmet
Napolean Bonaparte
Lenin
Mustafa Kemal Atatürk
Muhammet İkbal
Adolf Hitler
Franklin Rooselvelt
Winston Churchill
Mohandas Gandhi
Fidel Castro
Martin Luther King
Nelson Mandela

ve daha pekçoğu bu kitapta…

 “Tarihi Değiştiren Konuşmalar” kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

Ali Çimen’in tarihi değiştiren diğer kitaplarını Bilgi Merkezi raflarında bulabilirsiniz.

————————————————————————————————————————————-

17 Aralık 2012

Türkiye’nin 100 Mimari Şaheseriyle tanışmış mıydınız?

Olağanüstü zengin bir kültür mozaiği oluşturan Anadolu’da sayısız uygarlığın benzersiz yapılarıyla beraber yaşıyoruz: mabetler , evler , saraylar , köprüler , kaleler …
Türkiye tarihini oluşturan geleneklerin , inançların , fikirlerin istisnai tanıklığını yapan bu eserler , yüksek estetik değerleriyle Anadolu mozaiğinin zenginliğini sergiliyor.

Türkiye’nin en iyi fotoğrafçılarının imzasını taşıyan fotoğraflarla neolitikten günümüze geniş bir zaman dilimine yayılan Anadolu kültürünü ve tarihini eşsiz güzellikleriyle yansıtıyor…

Kitaptan:

Edirne / Selimiye Camii

Trabzon / Sümele meryemana Manastırı

Nevşehir / Göreme Karanlık Kilise

İstanbul Sultanahmet Camii

İstanbul / Zeyrek Kilise Camii

İstanbul / Cumhurbaşkanlığı tarabya Köşkü

Bursa / Yeşil Türbe

Antalya / Aspendos Tiyatrosu

 

Hepsi ve daha fazlası bu kitapta

 “Türkiye’nin Kültür Mirası: 100 Mimari Şaheser” kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

——————————————————————————————————————————————

14 Aralık 2012

Satranç Life dergisinin Kasım-Aralık sayısına göz attınız mı?

Dergiden:

…Ve kadının eli satranca değdi

“Kasparov emekli olduğuna bin pişman”

Londra GP’nin galibi Topalov

Bir anı, medya, satranç, olimpiyat ve Hatice

Satrancın Felsefesi

Büyük rekabet: Carlsen & Caruna

Gebze’de satranç şöleni

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi?nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler?in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

—————————————————————————————————————————————–

11 Aralık 2012

Sade bir hayatınız olsun ister miydiniz?

 

“Ekonomi, son yüzyılda insanların hayatına bir din olarak girdi ve onlara, tek bir hayat amacı gösterdi:

TÜKETİM!

Ve insanlar tüketmeye başladılar.

Reklamlarıyla kuşattı insanları bu yeni din. Televizyonlarıyla kıskıvrak yakaladı. Bir süre sonra insanlar tüketmekten başka birşey düşünemez hale geldiler.

Ömürler tükendi, değerler tükendi, insanlık tükendi, çevre tükendi.

Tarihin bu en amansız diktatörlüğünden kurtulmanın bir yolu var:

Fazlalıkları atmak. Gürültüden, parazitlerden kurtulmak. Hız düşürmek.

Sonrası, hem dış dünyanın, hem iç dünyamızın güzellikleriyle baş başa, alabildiğine renkli ve zengin bir hayat.”

Hepsi ve daha fazlası bu kitapta

 “Sade Hayat” kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————————————————-

4 Aralık 2012

İpucu içinde ipucu!

Mülakatın tekniğini, özgeçmiş hazırlamayı ve iş görüşmelerindeki beden dili ipuçlarını içeren bu kitap özellikle mezun olacak öğrencilerimize iş hayatına atılmadan önce oldukça yardımcı olacak.

Kitaptan:

Önek Yeni Mezun CV
Örnek Akademik CV
Örnek İngilizce CV
Serbest Mülakat
Stres Mülakatı
Adaylara Beyin Fırtınası Yaptırmak
Kırmızı Koltuk ve Yeşik Koltuk Uygulaması
Mülakat Soru Örnekleri

Hepsi ve daha fazlası bu kitapta

 “Mülakat Teknikleri: Özgeçmiş Hazırlama ve Beden Dili İpuçları” kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

Konuyla ilgili diğer kitaplara HF raflarından ulaşabilirsiniz.

————————————————————————————————————————————————–

27 Kasım 2012

İşte size Fazıl Say’ı yakından tanıma imkanı!

Dünyanın birçok ülkesi, dünyaca ünlü bu piyanisti onurlandırmak üzere birbiriyle yarışıyor.Aldığı otuza yakın uluslararası ödül bunun kanıtı.

Avrupa Birliği onu “Kültür Elçisi” unvanıyla doğu ve batı ülkelerinin kültürleri arasında köprü kurmakla görevlendiriyor. Salzburg Festivali’nin açılış konseri onun dünya prömiyeri ile açılıyor.

Japonya, 2009’da Tokyo’da adına bir festival yapıyor.

Fransa ve Almanya’da ona özel geceler düzenleniyor.

O ise, sanatıyla ve tüm varlığıyla, insanlığın müzikal sesini yükseltme çabasıyla yaşıyor…

 “Fazıl Say: piyanist, besteci, dünya yurttaşı” kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

——————————————————————————————————————————

23 Kasım 2012

Platin dergisinin Kasım sayısına göz attınız mı?

Dergiden:

Enerji piyasalarının kahini: Fatih Birol

Markaya neden para öderiz?

TÜSİAD gençlerin önünü açıyor.

Yeni nesil araştırma yöntemlerini keşfedin

Marka değeriniz en hızlı nasıl artar?

Geçmişe sahip çıkan bir koleksiyoncu: Emre Burçkin

En büyük sermaye olarak İnsan

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi?nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler?in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

—————————————————————————————————————————

20 Kasım 2012

?Filozof, denemeci gibi çalışırsa başarıya ulaşır’ düşüncesiyle edebiyata yönelen Nermi Uygur’un “Yaşama felsefesi” adlı deneme kitabını tanıtmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz.

Galatasaray Lisesi’nin Latince Bölümü’nü bitirdikten sonra, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nin Felsefe Bölümü’nden ve Köln Üniversitesi’nden mezun olan Profesör Nermi Uygur, Türkiye’nin yetiştirdiği önemli felsefecilerden.

Kitaptan:

Dağcı

Herkesin yürüdüğü yollarda yürümeyenlerin evrenidir dağlar.

Kendi yolunu kendi yapan kişidir dağcı.

Yalnızlığı sevmeyen dağa çıkmasın.

Yüce dağlar, dik dağlar, korkunç dağlar, kutsal dağlar, tek dağlar, dizi dağlar, yakın dağlar, uzak dağlar…

Çalım için dağa çıkmak, -çalım için yazıp çizmek. Çıkılmasa da yazılmasa da olur.

İnsan yaşamının boyutlarını zenginleştiren bir serüvendir dağcılık. Bu olanağa sırt çeviren dağcının süsten başka bir şey değildir sırtçantası.


 “Yaşama Felsefesi” kitabı ve Nermi Uygur’un diğer kitapları Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

—————————————————————————————————————————————

15 Kasım 2012

Bilim ve Teknik dergisinin Kasım sayısına göz attınız mı?

Dergiden:

Bilimin karanlık yüzü: Siber savaşlar

Mars’ta kurumuş nehir yatağı

Buz için kaç su molekülü gerekir?

Evren genişliyor mu?

Çocuklarınız bırakın keşfetsinler

Bitkiler de hisseder

Endişeli beyin

Yapay zeka çevre hizmetinde

Sinirlerde gizlenen matematik

Bebeğinizin sağlığı için sakin  olun

İçimizdeki kıllar

Geçmişten günümüze Türkçe’nin sayıları ve sayı sistemi

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi?nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler?in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

—————————————————————————————————————————————-

12 Kasım 2012

Bugün hepimiz Özden Toker’in 10 Kasım ile ilgili konuşmasını büyük bir zevkle dinledik. Peki Ataürk’ü yaşayan diğer kişilerin de anılarını merak ediyor musunuz?

Ülkü Adatepe
Aydın Boysan
Nilüfer Gürsoy
Halil İnalcık
Bir kez daha Özden Toker
Can Kıraç
Hıfzı Topuz
Nermin Abadan Unat
Timsal Karabekir
Meriç Velidedeoğlu

ve daha pekçok canlı tanığın Atatürk ile olan anıları ve birbirinden değerli fotoğrafları ruhunuza hitap ediyor.

 “Atatürk’ü Yaşayanlar” kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————————————————-

06 Kasım 2012

Bu kitapta kimler ve neler yok ki?

Coğrafyanın müzisyeni Barış Manço

Yazarın, Erdal İnönü’yle “İsmet İnönü’nün neden Hasan Ali Yücel’i istifaya teşvik ettiğini” sorduğu konuşması

Fuad Köprülü’nün Atatürk öldükten sonra “11 Kasımcı” ilan edilişi

“Sitasyon” ve Öztürk Serengil’in kesişim noktası

Bilimsel teorilerin gücü

Televizyon ve eğitim

Harf devrimi bizi neden kurtardı?

Bilim adamı sorumluluğu ve demokrasi

ve daha pekçoğu Celal Şengör’ün bilimsel düşünce üzerine yazdığı deneme kitabında.

 “Zümrüt Ayna” kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————————————————

30 Ekim 2012

Siyasetle aranız nasıl?

Felsefeyle ve mizah yoluyla siyasetin yuvarlak dilini anlamak ister miydiniz?

Bu kitap tam da size göre…

Koleksiyonumuzda bulunan “Nietzsche öldü!: bir hipopotam olarak yeniden doğdu” ve “Platon bir gün kolunda bir ornitorenkle bara girer” kitaplarının da yazarları olan Thomas Cathcart ve Daniel Klein’in kaleme aldığı  bu kitabı beğeniyle okuyacağınızdan eminiz.

Kitaptan:

Aldatmacalı konuşma stratejisi

Şık ayak hareketleri stratejisi

Uzay yolu stratejisi

Ekstra kredi

Münazaralar

 “Aristoteles ile Bir Karıncayiyen Washington’a gider…” kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

 

—————————————————————————————————————————————

19 Ekim 2012

Atlas dergisinin Ekim sayısına göz attınız mı? Bu sayıda neler yok ki!

Tohumlara özgürlük

Dünyanın şapkası eriyor.

Vahşi hayvan korkusu

Olympos’tan Phaselis’e antik ikili

Berlin: Yeni Avrupa

Makedonya – Üsküp: İskender’in rüyası

Balkan göçü: 1902-2012… Yüz Yıllık Sürgün

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi?nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler?in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

—————————————————————————————————————————

15 Ekim 2012

Karşınızdakini etkileyemiyor musunuz?

Sunumlarınızı yeterli bulmuyor musunuz?

Akıcı ve etkileyici konuşmak isteyenler bu kitap tam size göre.

Eğitimciler, siyasetçiler ve mikrofonla dost olmak isteyenler, bu kitabı mutlaka okumalısınız!

Sırlarla dolu kitapta ayrıca hitabetin yıldızlarını da bulacaksınız…

Özgür Çoban’ın  “Akıcı ve Etkileyici Konuşmanın Sırları” kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

 

————————————————————————————————————————————–

11 Ekim 2012

NTV Tarih’in Ekim sayısında sizleri bekleyen başlıkların sadece birkaçı:

Büyük mağlubiyetin 100. yılı

Esirciler kethüdası büyük bestekar Itri

Yine Akdeniz yine dev mozaik

Sağcıların da saygı duyduğu solcu

550 senelik Rumeli’nin 1 haftada kaybedilişi

Cihan devletinin 500 yıllık parıltısı

Herşeye muhalif olabilirsiniz… 29 Ekim hariç!

Derginin tamamını ve diğer popüler dergilerin son sayılarını Bilgi Merkezi’nin birinci katında  yer alan Günlük Gazeteler’in olduğu alanda okuyabilirsiniz.

——————————————————————————————————————————

9 Ekim 2012

Günlük hayatta sıkça kullandığımız deyimlerin oluş hikayelerini merak ediyor musunuz?

Afyonu patlamak

Altı kaval üstü şişhane

Çam devirmek

Diş bilemek

Eski çamlar bardak oldu

Goygoyculuk yapmak

Matrak Geçmek

Püf noktası

Vermeyince mabut…

Kitaptan: Yolunacak Kaz

İkinci Mahmut bir yaz gününde yanına iki mabeyincisini alarak yollara dökülür. Sirkeci’ye gelip bir sandala binerek Beylerbeyi’ne geçeceklerdir. Şanslarına, ihtiyar bir kayıkçı düşer. Amma ne kayıkçı! Yılların tecrübesi ile artık neredeyse İstanbul Boğazı’nda görünen yolcuları hallerine, tavırlarına ve kılık kıyafetlerine bakarak köylerini söyleyecek kadar tanımaktadır. Bittabii bu seferki yolcularının da kimliklerini hemen anlar. Ancak asla ses çıkarmaz ve işini yapar.

Beşiktaş önlerine gelindiğinde padişah kayıkçıya,

-Baba, der. 32 ile nasılsın?

İhtiyar hiç tereddüt etmeden cevaplar:

-32’yi 30’a vuruyorum, 15 çıkıyor.

Biraz sükuttan sonra padişah, yeniden kayıkçıya laf atar:

-İşitiliyor ki son zamanlarda şehirde hırsızlar ziyadeleşmiş; senin evine de giren oldu mu?

-Bundan iki ay evvel biri girdi. Son günlerde birisi daha dadandı ya! Bakalım ne olacak?!

Padişah sükut eder. Kayıkçı da işine devamdadır. Ancak mabeyinciler konuşulanlardan bir mana çıkarmak için kıvranıp durmaktadırlar. Bu durum, Padişahın gözünden kaçmaz ve kayık, Beylerbeyi İskelesine yanaşmak üzereyken kayıkçıya sorar:

-Babalık, sana iki besili kaz göndersem, yolabilir misin?

-Hay hay efendi, ruhları duymaz, cascavlak ederim…

Hikayenin devamını ve diğer deyimlerimizin anlamlarının nereden geldiğini merak ediyorsanız  “İki Dirhem Bir Çekirdek” adlı kitabı mutlaka okuyun.

İskender Pala’nın “İki Dirhem Bir Çrkirdek” kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

————————————————————————————————————————

4 Ekim 2012

Cumhuriyetin Yılmaz savunucusu,

Araştırmacı,

Söz üstadı,

Çoğu insanın güne onunla başladığı usta gazeteci,

Yazdıklarıyla günlerdir konuşulan,

Yazıları hayranları tarafından arşivlenen,

Memleket aşığı,

Dünyada ilk kez günlük köşe yazılarının kabare haline getirildiği gazeteci

Başka söze gerek var mı?

Yılmaz Özdil’in “İsim Şehir Hayvan” kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

———————————————————————————————————————————-

1 Ekim 2012

Siz de hayatınızda birşeylerin eksik olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Aşk, cinsellik ve hayat hakkında bilmek istemediğimiz şeyler bu kitabın sayfaları arasında…

Okuyun, okutun!

 

Bülent Somay’ın “Bir Şeyler Eksik” kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

 

———————————————————————————————————————————

28 Eylül 2012

Uzun zamandır deneme türünde bir kitapla karşılaşmayanlar!

Bu kitap sizin için.

Melih Cevdet Anday’ın içini döktüğü,  samimi bir üslupla ve o güzelim Türkçe’siyle kaleme aldığı denemeleri içinizi ısıtacak…

Kitaptan:

Ozan ve Aydın

Felsefecilerimiz

Nasıl Bir İnsan

Ölmezlik Üstüne

Osmanlı’nın ve Türk’ün Kimliği

Türkçe’de Düzyazının Gelişimi

Soytarı ve Dalkavuk

Uygarlığa Alışma Korkusu

Müşfik Kenter

Cinsellik – Nüfus Patlaması ve Örtünme

ve daha buraya sığdıramadıklarımız…

“İmge Ormanları” kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

 

 Melih Cevdet Anday’ın diğer kitaplarını kitap koleksiyonumuzun PL raflarında bulabilirsiniz.

———————————————————————————————————————————–

24 Eylül 2012

Zaman Makinası’na atlayın ve İstanbul’a ama ortaçağın İstanbul’una gidin.

Merakınızı uyandıracak zengin içeriğiyle kitap sizi içine hapsedecek.

Kitaptan:

Hristiyan binaları

Hayır kurumları

Halk hamamları

Orta eğitim

Akropol

Haliç ve İtalyan Semtleri

ve daha bir sürü ayrıntı sizleri bekliyor…

“Ortaçağda İstanbul” kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

———————————————————————————————————————————

21 Eylül 2012

Birçok kişiye Uğur’suz gelen

Okuduğu liseden midir bilinmez ülkesine Vefalı

Yaptığı işlerden dolayı ödüle doymayan

Bekir Coşkun’un, “Robin Hood’un elinde kamera olanı” diye bahsettiği usta gazeteci Uğur Dündar’ın büyük yankı uyandıran son kitabı da aramızda.

Kitaptan:

? Kemal Sunal?ın Cenazesinde Öldürülecektim!
? Aziz Yıldırım?ı Ağlatan Teklifim
? ?Uğur Mumcu?yu Öldürdüm!?
? ?Uğur Sana Açıktan Bir Milyon Dolar!?
? Makineli Tüfekle Taranıyoruz!
? ?Bin Kişiyi Öldürmüş Olabilirim?
? Sarı Zarfın İçinden Milyonlarca Dolar Çıktı
? Mafyadan Kaçarken Evine Girdim

“İyi Uykular Sayın Seyirciler” kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

 

———————————————————————————————————————-

18 Eylül 2012

 

İşte size ilginç bir kitap daha…

Kızları olan anneler,

Sevimli yumurcaklarla başedemiyor musunuz?

Nasıl bir eğitim vereceğinize hala karar veremediniz mi?

Disiplinli bir eğitim vermenin çocuğunuzu sizden uzaklaştırabileceğini mi düşünüyorsunuz?

Çin asıllı ABD’li hukuk profesörü Amy Chua’nın, kendi otoriter annelik hikayesini kaleme aldığı “Kaplan Anne’nin Zafer Marşı” adlı kitabı, yayımlandığı her ülkede büyük tartışma yarattı. Kitap Çinli annelerin katı kurallarıyla Batılı ebeveynlerin rahatlığını karşılaştırıyor. Hangisi daha iyi, siz karar verin.

 

“Kaplan Anne’nin Zafer Marşı” kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

——————————————————————————————————————————–

10 Eylül 2012

Osmanlı Padişahlarının neden yurt dışına çıkmadığının öyküsü

Nazım Hikmet’in çocukluk ayakkabısı

Charlie Chaplin’in değişen kaderi

Kız Kulesinin ayakkabıları

Ve geçtiğimiz günlerde aramızdan ayrılan Neil Armstrong’a ait bir hikaye.  Kitaptan bir alıntı: “…Ay’a ilk ayak basan Armstrong, ayrılırken, araştırma yapılması için Ay taşları toplar. Ne var ki, bu taş örneklerinin ağırlığı Dünya’ya dönüş yolunda büyük bir engeldir. Armstrong, yanına aldığı taşlara karşılık uzay aracının ağırlığını dengelemek için ayakkabılarını çıkarır ve Ay’da bırakır!

Ay’da sadece Armstrong’un ayak izi değil, o izi bırakan 43,5 numara ayakkabıları da durmaktadır. Bu bilginin ışığı altında şunu söyleyebiliriz: Neil Armstrong bir Amerikalı olabilir ama evine, yani Dünya’ya dönerken bir Türk gibi davranmış ve ayakkabılarını kapıda çıkarmıştır. Armstrong’un açtığı yoldan giden dokuz astronot da, yanlarına aldıkları taşların ağırlığını dengelemek için aynı hareketi yapmış ve botlarını çıkararak Ay’da bırakmışlardır.

Onca sanat eserindeki romantizmi bozmak istemem ama, Dünya’nın giriş kapısındaki Ay, aslında tıpkı bir ayakkabı dolabı gibidir!

Bir çift ayakkabının içine dünyayı sığdıran Sunay Akın’ın bu kitabını soluksuz okuyacaksınız.

Bir Çift Ayakkabı” kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

 

——————————————————————————————————————————————

4 Eylül 2012

Bir romanın birden fazla yazarı olur mu, demeyin.

Beş yazarın kendi sıraları geldiğinde, daha önce yazılmış olanları okuyarak devamını getirmek suretiyle oluşturdukları bu ilginç eser adıyla da ilgi çekiyor: Beşpeşe

Romanın yazarlarını merak ediyor musunuz?

Murathan Mungan

Faruk Ulay

Elif Şafak

Celil Oker

Pınar Kür

Beşpeşe” kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri bekliyor…

———————————————————————————————————————————–

29 Ağustos 2012

 

İlber Ortaylı’nın vakti zamanında defterine not düştüğü ünlü kişileri merak ediyor musunuz?

 

Osmanlı’yı yenen tek Avusturyalı / Prens Eugen

Türklüğü seçen Nermin Hoca / Nermin Abadan Unat

Çalışkan bir vali / Recep Yazıcıoğlu

Türkiye’nin özlediği politikacı / Bülent Ecevit

Sarayın “Kethüda Hanımı” / Nazan Ölçer

Renkli bir kişilik / Hüseyin Hatemi

Tarihi kitlelere sevdiren adam  / Yılmaz Öztuna

Hariciyenin sessiz centilmeni / Gazne Soysal

Seyyah-ı Alem / Evliya Çelebi

 

ve daha fazlası bu kitapta gizli…



Defterimden Portreler” kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri beklemektedir.

—————————————————————————————————————————————-

22 Ağustos 2012

Evrenin oluşumu ve yapısı  nasıldır?

İnsana “has” olan nedir?

Dil hangi işlevleri görüyor?

Algı derken neyi anlamalı?

Bilincin nitelikleri nelerdir?

Bilim neyi anlatıyor?

Sanatın verdiği nedir?

Niçin Ütopya?

Kimlik sorunu nereden geliyor?

Kadınlar niçin eziliyor?


Server Tanilli, tüm bu soruların yanıtlarını ve daha fazlasını sizlerle paylaşıyor.

Yaratıcı Aklın Sentezi” kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri beklemektedir.

———————————————————————————————————————————–

7 Ağustos 2012
Kadınlarımızın başarı öykülerini merak ediyor musunuz?

Cumhuriyet tarihinin ilk kadın valisi: Lale Aytaman
Sıradışı bir yetenek, olağanüstü bir özdisiplin: İdil Biret
İlk Türk kadın büyükelçi: Filiz Dinçmen
Yetenekle yaptığı işe saygının buluştuğu zirve: Yıldız Kenter
Türkiye’de halkla ilişkilerin efsane ismi: Betül Mardin
Çağdaş Türk kadınlarının eğitimine adanmış destansı bir yaşam: Türkan Saylan
Tiyatroya adanmış bir ömür: Gencay Görün
Dünya çapında bir uzman ve kadın müzeci: Filiz Çağman
Sanayiciliğe tutkun bir ailenin temsilcisi: Güler Sabancı

ve daha pekçoğu Gönül Bakay’ın kaleminden sizlerle buluşuyor.

?Günümüz Türk Kadınlarının Başarı Öyküleri? kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri beklemektedir.

————————————————————————————————————————————-

30 Temmuz 2012

Ünlü tarihçimiz İlber Ortaylı’nın soluksuz okuyacağınız yaşam öyküsü

Nerede doğmuştur?
“Ortaylı” soyadı nereden geliyor?
Dil öğrenmek için neler yaptı?
Osmanlı Hanedanı ile dostluğu,
Akademik hayatı

ve birbirinden keyifli anılar yelpazesiyle İlber Ortaylı sizlerle…

?Zaman Kaybolmaz? kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri beklemektedir.

——————————————————————————————————————————

23 Temmuz 2012, Pazartesi

Anneler babalar, bu sorulara hazırlıklı olun…

Bilim adamları ne işe yarar?
Gökyüzü neden mavi?
Bir kızılderilinin canı neden yanmaz?
Annem ve babam neden işe gitmek zorunda?
Savaşlar neden var?
Neden bazı şeyleri unutuyorum da bazılarını unutmuyorum?
Dünya daha ne kadar dönecek?…

Bu soruların cevaplarını, Nobel’liler cevaplıyor.


Çocuklar Soruyor, Nobel’liler Cevaplıyor” kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri beklemektedir.

—————————————————————————————————————————-

20 Temmuz 2012, Cuma

Osmanlı İmparatorluğu Bizans’ın desteğiyle mi kuruldu?
Osmanlı’yı çökerten dış borç süreci ne zaman başlar?
Abdülhamit Ulu Hakan mıydı Kızıl Sultan mı?
Osmanlı borçlarını Türkiye Cumhuriyeti’nden başka hangi devletler ödedi?
Vahdettin hain miydi?
Demokrat Parti niçin demokrat değildi?

Emre Kongar tüm bu soruların yanıtlarını ve daha fazlasını  “Tarihimizle Yüzleşmek” adlı kitabında veriyor?

Tarihimizle Yüzleşmek? kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri beklemektedir.

———————————————————————————————————————————-

19 Temmuz 2012, Perşembe

Topkapı Sarayı, Aya Sofya Müzesi, Kariye Müzesi, Yerebatan Sarayı, Süleymaniye Camii, Sultan Ahmet Camii…

“Bir gün nasıl olsa giderim” deyip de ertelediğiniz yerler mi?

Boğaziçi, Beyoğlu, Beyazıt Meydanı, Sahaflar Çarşısı, Kapalıçarşı …

İstanbul’un Deniz Fenerleri, Kız Kulesi

Eski İstanbul’dan fotoğraflar ve daha fazlası…

Jak Deleon, “Bir Tutam İstanbul” kitabıyla İstanbul’u elinizin altına getiriyor.

?Bir Tutam İstanbul? kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri beklemektedir.

————————————————————————————————————————————

18 Temmuz 2012, Çarşamba

Atatürk neden hiç uçağa binmedi?

Enver Paşa uçakla kaç kez düştü?

Düşünen ilk robot bir Türk müydü?

Eski ramazan gecelerinin mahyaları,

Aşiyan mezarlığına çakılan uçağın hazin öyküsü

ve daha pek çoğunu bir de Sunay Akın’ın eşsiz anlatımından dinleyin.

?Ay Hırsızı? kitabi Bilgi Merkezi raflarinda sizleri beklemektedir.

——————————————————————————————————————-

17 Temmuz 2012, Salı

Seçimlerimiz ne kadar önemli?
Kendinizi daha iyi tanımak mı istiyorsunuz?
Başarı için iyi stratejilere mi ihtiyacınız var?
Etkili insan olmanın inceliklerini mi merak ediyorsunuz?
Müzakerenin gücünden haberdar mısınız?
İçinizdeki lideri uyandırmak mı istiyorsunuz?

Tüm bu soruların yanıtlarını Bilgi Merkezi’nde bulabilirsiniz.

Kitap koleksiyonumuzun BF rafları sizlere ışık tutacak.

——————————————————————————————————————————————

16 Temmuz 2012, Pazartesi

Sizler için koleksiyonumuzdaki kitapların gizemli dünyasında turlamaya devam ediyoruz…

Pablo Neruda, İlhan Koman, Salvador Dali, Ara Güler…

Fotoğraf sanatının “Guru”su Romeo Martinez
Sokak ortasında öldürülen meşhur İsveçli Başbakan Olof Palme
Yürekli bir diplomat Harald Edelstam
Şili’nin efsane lideri Allende
New York’un paşası Ahmet Ertegün

…ve onlarcası Güneş Karabuda’nın “Zaman Bahçesinden Portreler” adlı eşsiz kitabında sizlerle tanışmak istiyor…

Zaman Bahçesinden Portreler? kitabı Bilgi Merkezi raflarında sizleri beklemektedir.

——————————————————————————————————————————————

13 Temmuz 2012, Cuma

Çocuğunuzun/kendinizin internet bağımlısı olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Çocuğunuzun/kendinizin ne kadar süre bilgisayarda olduğunu mu merak ediyorsunuz?

İnternet bağımlılığından kurtulmak mı istiyorsunuz?

Yoksa çocuğunuzla güvenli internet kullanım sözleşmesi mi imzalamalısınız?…

 Ebeveynler için bir yol haritası olan aşağıdaki kitabı mutlaka okumalısınız!…

 

“İnternet Bağımlılığı” kitabı Bilgi Merkezi Yeni Yayınlar rafında sizleri beklemektedir.