Books

Posted by hakansezgin on Nov 11, 2015 in Academic Publishings |

Kitap Kapak Azerbaycan

Hakan Sezgin ERKAN & Sina KISACIK & Damla SEVİMLİ: “Türkiye’nin Komşuları Cilt 1: XV. Yüzyıldan XXI. Yüzyıla Türkiye-Azerbaycan İlişkileri ve Azerbaycan’ın Sosyal-Ekonomik-Kültürel Değişimi”, Kanes Yayıncılık,  İstanbul, 2015.

Azerbaycan coğrafyası ilk çağlardan beri Doğu’nun Batı’ya açılan kapısı konumunda olmuştur. Bu özelliği dolayısıyla her dönem bölgede oluşan güçlerin nüfuz alanlarını kurmak istediği coğrafya olma özelliğine de sahip olmuştur. Bölgesel ve küresel aktörlerin nüfuz alanı oluşturmak için yaşadığı rekabet dolayısıyla Azerbaycan’ın sosyal, ekonomik ve kültürel değişimi bölgenin yaşadığı siyasal gelişmelerin bir sonucu olarak değişime uğramıştır. Özellikle 15. yüzyıl ile birlikte Doğu ile Batı arasındaki ticaretin Batı ayağının başlangıç noktası olan Azerbaycan bu vakitten sonra önemini daimi olarak arttırmıştır. İlerleyen asırlarda “Doğu’nun Batı’ya açılan kapısı” olarak da nitelendirilen Azerbaycan, tarihi boyunca birçok çatışmaya ve rekabete tanık olmuştur.

Osmanlı İmparatorluğu’nun bölgeye önem vermeye başlaması ve Çarlık Rusya’sının da Azerbaycan bölgesinde nüfuz kurma çabalarının aynı döneme denk gelmesi sonucundan Azerbaycan toprakları üzerinde Osmanlı İmparatorluğu, Çarlık Rusya’sı ve Safevi Devleti rekabeti baş göstermiştir. Gülistan ve Türkmençay Antlaşmaları sonrasında İran’ın ve I. Dünya Savaşı sonrasında Osmanlı İmparatorluğu’nun bölgedeki rekabette devre dışı kalması sonucunda Rusya, Azerbaycan bölgesi üzerinde nüfuz kurma şansına erişmiştir.

1918 yılında Azerbaycan bölgesinin küçük bir bölümünde Osmanlı yardımıyla devlet kuran Azerbaycan Türkleri, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin Azerbaycan’ı birliğe katılmak zorunda bırakmasıyla birlikte bağımsızlıklarını kaybetmişlerdir. 1990 yılına kadar Sovyet yönetimi altında olmalarına rağmen millî bilinçlerini kaybetmeyen Azerbaycan Türkleri, Sovyetlerin dağılmasıyla birlikte Türkiye’nin de yardımıyla ikinci defa devlet kurmuş ve bağımsızlıklarını kazanmışlardır.

Haydar Aliyev’in iktidara gelmesiyle birlikte çıkarılmaya ve işlenmeye başlanan yer altı kaynakları ile birlikte hem Azerbaycan’ın sosyal, kültürel ve ekonomik yapısında büyük değişiklikler olmuş hem de Azerbaycan – Türkiye ilişkileri de yeni bir boyuta geçmiştir. 2000’li yıllarla birlikte Türkiye-Azerbaycan ilişkileri yalnızca karşılıklı kardeşlik bağı temelinde olan ilişkilerini stratejik ortaklık düzeyine taşımışlar ve bölgede de ortak politikaları dâhilinde hareket etmeye başlamışlardır.

Türkiye-Azerbaycan İlişkileri, Hazar’ın Hukuki Statüsü, Dağlık-Karabağ Sorunu, Güney Gaz Koridoru ve tüm bu siyasi olaylara paralel olarak Azerbaycan’ın sosyal, ekonomik, kültürel değişimini de içeren bu çalışma Türkiye’nin Komşuları serisinin ilk cildini oluşturmaktadır.

Serinin bu ilk kitabının siz okurlarımıza faydalı olması dileğiyle, iyi okumalar dileriz.

 

Kitap Hakkında Görüşler

Usandırıcı kaosları ve çatışmalarıyla Ortadoğu’nun gölgesinde kalan Kafkasya, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuzeydoğu sınırında önemli bir kültürel-diplomatik ilgi havzamızdır. Özellikle Azerbaycan, Türk dünyasına açılma kapımız da olması itibariyle Ankara için vazgeçilmez bir müttefik, dost ve kardeş ülkedir.Bütün bu verilere rağmen ne Kafkasya’yı, ne de özellikle Azerbaycan’ı yeteri derecede tanıdığımızı, hatta anladığımızı söyleyemeyiz. İşte, elinizdeki bu kitap bu ciddi eksikliğimizi dolduruyor. Hem de bunu doyurucu bir şekilde yapıyor. Eserde, gerek ansiklopedik bilgiler, gerekse çağdaş veriler ve yerinde yorumlar birlikte, birbirini takviye edercesine yer almış. Yazarları kutluyor ve her kesimden okuyucuya bir “referans  kaynağı” olarak tavsiye ediyorum.

Prof. Dr. Mim Kemal ÖKE

Kafkaslar karlı yüksek dağları, derin ve mücadele dolu tarihi, farklı kültürel, dinî etnik yapısı, halklarının renkli müziği ve savaşçı kimliği ile Avrupa ve Asya kıtalarını Hazar,  Karadeniz,  Akdeniz ile bağlayan altın bir kapıdır. XX. yüzyılın ilk çeyreğinde, Osmanlı-Rus-İran İmparatorlukları arasındaki rekabet, I. Dünya Savaşı sonrasında Kafkasya’nın sınırlarını ve siyasal sistemlerini yeniden şekillendirmiştir. Bununla birlikte 1991’de Sovyetler Birliğinin dağılması ile ortaya çıkan çatışmalar, bölgedeki sorunları tırmandırmıştır. Ancak en önemlisi bölgedeki petrol ve gaz rezervlerinin Batı pazarlarına açılma noktası olan Kafkasya’daki ekonomik ve siyasi gelişmeler yeni bir rekabet sürecini tetiklemiştir. Genç meslektaşlarım tarafından hazırlanan bu akademik çalışma Kafkaslarda ortaya çıkan kırılmaları, istikrarsızlıkları, ekonomik ve siyasal sorunları, tarafların barış arayışlarını analiz etmiştir. Ancak bu bilimsel çalışmanın; aynı zamanda bölgede ortaya çıkan enerji sorunları, petrol boru hatları ve terörle mücadele gibi farklı konuları uluslararası ilişkiler mantığı içerisinde teorik ve pratik anlamda analiz eden bir akademik araştırma olduğu değerlendirilmektedir.

Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın

Türkiye-Azerbaycan ilişkileri, Soğuk Savaş sonrasında, ayrı bir önem ve stratejik değer kazanmıştır. İkili ilişkiler, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel döneminde, “iki devlet-tek millet” başlığı altında değerlendirilmiştir. Bu çerçevede Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı başta olmak üzere, enerji nakil hatları, Hazar petrolünü Akdeniz’e ulaştırma yüzeyinde pek çok işbirliği verili zeminde gelişerek sürmektedir. Öte yandan Azerbaycan, Türkiye’nin “Türk dünyası”na ve Orta Asya’ya açılan kapısıdır. Ermenistan’ın, Dağlık Karabağ işgaliyle Güney Kafkasya’daki dengeler, 1990’lardaki bağımsızlık süreçlerinin filizlendiği başlangıç aşamasında, istikrarsızlığa kavuşmuştur. Genç meslektaşlarımın bu konudaki titiz çalışmaları, tarihsel zeminden, güncel gelişmelere kadar olan zaman aralığında akademik anlamda önemli bir işlev görecektir. Kendilerini içtenlikle kutlarım…

Yrd. Doç. Dr. Deniz Tansi

Azerbaycan; enerji kaynakları, dinamik toplumu ve istikrarlı siyasi yapısıyla 21. yüzyılda adından en çok söz ettirecek ve yükselişi devam edecek önemli bir bölgesel güçtür. Türkiye ve Türk dünyası ile yakın ilişkileri de düşünüldüğünde, Azerbaycan’ın Türkiye kamuoyunda daha iyi bilinmesi ve tanınması adına yapılan bu çalışmanın kıymeti daha iyi anlaşılacaktır.

Yrd. Doç. Dr. Ozan Örmeci

 

Kitap Kapak

 

Yrd. Doç. Dr. Deniz Tansi & Hakan Sezgin Erkan: “Türk Dış Politikası’nda Güncel Eğilimler 2000-2014”, Kanes Yayınları, İstanbul, 2015.

Amacımız; Türk Dış Politikası’ndaki güncel eğilimleri, yapısal dönüşümleri, küresel gelişmeleri de dikkatle izleyerek, farklı coğrafi alanlara yoğunlaşan ve çok yönlü duruma gelen konumunu çözümlemektir. Söz konusu analizleri, genç akademisyen ya da akademisyen adaylarının yapması, yeni bakış açıları, farklı yaklaşımları ele almak, yapılan tartışmalara naçizane bir katkıda bulunmayı kolaylaştırmaktır. Öğrencilerimin, meslektaşlarımın böyle bir çalışmada benimle birlikte yol almak istemeleri, eğitimciliğin verdiği en önemli manevi hazzı ortaya koymaktadır.

Her ne kadar Orta Doğu odaklı bir Türk Dış Politikası 2002 sonrası göze çarpıyorsa da; AB, ABD, Afrika, Balkanlar, Kafkasya’ya uzanan geniş bir alanda Türk Dış Politikası’ndaki konuları ele almayı tercih ettik. Bu zeminde Türk Dış Politikası’nın Atatürk’ten gelen modernleşmeci, laik, rasyonel altyapısı ile günümüzdeki bölgesel ve muhafazakâr yaklaşımların siyasaları, farklı görüşler yüzeyinde işlenerek okurun dikkatine sunulmaktadır. Elbette son değerlendirme kitabı okuyanların ve  yorumlayanlarındır.

 

Comments are closed.

Copyright © 2019 Hakan Sezgin Erkan All rights reserved.
Sabanci University.